Oca 24 2010

Balyoz Granite Çarptı Galiba

Published by at 00:03 under Mehmet ALPEREN

yazdır / print
Geçen günde  dedim. Ordunun baş  düşmanları, milletin baş düşmanları silahlı kuvvetlerinini içine  yerleşmişler.

Hayata ve  hadiselere  farklı bakmak gerektiği düşündüm hep.  Medyanı dayattığı  kendine  devlet süsü vermeye  çalışan  vatan haini generallerin  direttiği  gibi değil.  Herkesin  tıkış tıkış olarak baktıkları pencereyi bırakıp kendimize   has özel bir pencereden bakmak gerek diye düşünüyorum. Hem bu vesile ile kendimizin de ne olduğunu  veya ne olmadığını anlama fırsatı  doğar.  Herkes aynı yerden bakıyor veya bakmaya zorlanıyor ise burada laf kargaşası  kavram  kargaşası kaçınılmaz olur.

Zaten eşyanın tabiatı gereği herkes bulunduğu yerden bakar ve  farklı görür. Olması gereken de budur.  Ama biz yıllarca koyun  gibi önümüzde  gösterilen yeşil alanlara başımızı kaldırmadan  yürüdük durduk.

Eğitimde temel amaç bazı değerlerin milli kıstas olmasıdır. Yani bir milletin bireyleri ahlak dendiği zaman bireysel ahlak anlayışı değil, milli ahlak anlayışı esas olmadır. O zaman önce bulunduğumuz yeri inceleyelim  ne dersiniz? Yani bir adam bu milletin ordusu içerisinde general rütbesine gelir ama camii bombalayacak kadar bu milletin değerlerine düşman olur mu? Bu millete irticacı diyerek birinci derecede tehdit olarak görür mü? BU millet irticacı ise kime karşı tehdit oluşturuyor. YA da siz bu milletin içinden çıkmadınız mı? Bu şerefli Türk milleti bin küsur seneden beri çağlar atlayan, dünya ya medeniyeti tanıtan ve  adalet tevzi eden bir millet değil mi?

Ne yani siz benim evladımı askere alacaksınız, sonra onun  eline verdiğiniz silahlı bana mı kullandıracaksınız?

Bu sorunu cevabını verin geri zekalılar. Evet  siz her türlü hakareti hak ediyorsunuz.   Siz vatan hainisiniz.  Ama artık bitti o  günler. Eğer bu  ordu  parlamentoya  müdahale etsin veya sokaklara  insin  siz o zaman görün bakalım neler olacağını.  “ Şu kadar adamı toplayacaklar ve acımayacaklarmış”   Size kim acıyacak? Siz nereye kaçacaksınız.

Evet  araya girmem gereken bir konu  daha var;

Bu ihtilalcı  düşünce taşıyanların polisin elindeki ağır silahlardan  neden rahatsız olduklarını  sanıyorsunuz? Gerekçeleri ilginç.  “ Yetki tek  elde olmalıymış  ağır silahları kontrol altından tutmaları gerekiyormuş. “  Siz mi ağır silahları kontrol altında tutacaksınız? Polise neden güvenmiyorsunuz* Korkuyor musunuz polisten. Öyle ya suçlu adam korkar.  Ben şahsen güveniyorum polise.  Polisin güçlü olması hem iç asayiş için gerekli hem de böyle vatan hainlerinin yakalanması  için gerekli.   Ama bu ordunun kurmay heyetine  ne canımı ne malımı ne   namusumu ne  de vatanımı  güvenmiyorum  artık.

Bunlar Türk ordusunun mensubu olamaz. .  

Şu halde bakın.  Milletin kahır ekseriyetinin karşısında ona düşmanlık eden ve düşmanca komplolar hazırlayan küçük bir azınlık. Adamın sırtında general rütbesi var. Hasbelkader general olmuş bunlar. 

Belki de normal hayatta önüne  on  eşek katsanız  dokuzunu kaybeder sadece bindiği eşek getiri bunarlı eve. Ama adam general. Uzaktan bakarsanız gururla  duruyor. Ama niyetleri nedir ne  değildir belirsiz. Nasıl güveneceğim ben evladımı bunlara?  O noktaya gelinceye kadar yemedikleri halt kalmamış. Kaldı ki gerçek bir dış tahdit olsa bu hainler herkesten evvel kaçarlar. BU adamların saygıya değecek en küçük bir  işe yarar tarafları  yok. Bu memlekete değil kendi ideolojilerine hizmet etmişler. Kendi inançlarının ise bu milletin ruh kökü ile  alakası  yok.

Bunlar Müslüman değil, bu kesin. Ancak bunlar Türk’te değil.

Bu ülkede; Laiklik ve cumhuriyet tehlikede diyerek Hukuk adına hukukun ırzına geçenler Siyaset adına siyasetin içine edenler var değil mi? Diğer taraftan herkes vatansever.  Ancak vatan sevgisi diyerek memleketi iç savaşa çekenler yok mu?

Laik Cumhuriyet diyerek, sanki bu ikili ayılmaz parçaymış gibi Laik despotluk kurmaya çalışanlar yok mu? Laik devlet yapısında olabilir. Ancak laik devlet bireyler in inanç özgürlüğüne müdahale etmez. Tam tersi bireylerin diğer kişinin inancına müdahale edeni engeller ve kişi hak ve özgürlüklerini korur. Ama Laiklik bu ülkede bir din gibi algılanmış ve Müslüman’ın inancına saldırmaya başlamıştır.

Bunu inkar etmek mümkün mü? Dedim ya, herkes kendi zaviyesinden bakar olaylara. Böyle olması da tabiidir. Ben bu ülkede Müslüman Türk kimliği adı altında Yahudilerin ve azınlıkların hâkimiyet sağladıklarını düşüyorum. Bu kişilerin iş dünyasında siyaset dünyasında ordu içinde dış işlerinde ve ciddi bürokraside yıllardan beri ülke insanına kan kusturmak için ellerinden geleni yaptıklarına inanıyorum. Ülkenin hem ekonomisini batırmışlar hem kaos üreterek kardeş kardeşe kırdırmışlardır.

Bu silahlı kuvvetler en kısa zamanda hizaya getirilmeli.  Yeni çeri ocağından da beter hale gelmişler.  İdam cezası tekrar uygulamaya alınmalı ve Talat aydemir gibi bu milletin ordusu  içinde bu millete komplo  düzenleyenler idam suçu  ile  yargılanmalı.

Rus ordusunda modernleşmeye karşı çıkan muhalefet yok.  Generaller ile itirazlarını sessizce dile getiriyorlar. Ama bu işi Türkiye de yapın görelim. Ne elde laiklik kalır ne de Cumhuriyet.Hepsi tehlikeye  girer.  CHP lideri  koltuğunun altına  aldığı  gibi dosyalarlarla  anayasa mahkemesinin kapısını çalar. Öyle  ya tel tutacakları  dal kaldı  o da ihtilalcıların  çıkarttığı  anayasaya sarılmak. Anayasa mahkemesi ise ayrı  bir ihanet yuvası. Ülkenin kaderi sanki 11 kişinin elinde. Milelt  adına karar veriyormuş.Sevsinler. O zaman  gelin millete bakalım bu millet baş örtüsü konusunda  birkaç sapığın verdiği  karara mı uyacak.

Demokrasi diyerek insan haklarını çiğneyenler.  Şu hale bakın. Camiiler bombalanacak, kendi uçaklarımız  düşürülecek. Öfkelenen halk kurşunlanacak. Kim veriyor nu yetkiyi size hainler.  Alkış tutacak medya hazır. Ama  unutulan isimlerde var. Veya gizli tutulan diyelim.  Ancak en fazla dikkatimi çeken isimler  Yaşar Nuri Öztürk, ve, Zekeriya Beyaz oldu. 

Ne güzel bu ikilinin olduğu yerden hayır  gelmez.  Sanırım Balyoz bu sebeple taşa çarptı. .

2 responses so far

2 Responses to “Balyoz Granite Çarptı Galiba”

  1. Uğur ÖZALTINon 24 Oca 2010 at 15:15

    Ülkemizdeki kronikleşmiş sorunlar tek refarandumla çözülebilir bence.
    Sorun halka
    1- Adam öldüren, ırza geçip öldüren, eroin satarak öldürenler idam edilsin mi ?
    2- İnsanlar inançları doğrultusunda özgürce giyinebilsinler mi ?
    3- Ülkemizde üretilen ürün ve hizmetlerin ithlatı yasaklansın mı ?
    4- AB ye girmek istiyor musun ?
    5- Seçim barajı % 1 olsun mu .?

    KOY MİLLETİN ÖNÜNE 5 SANDIK HALK KENDİSİ KABUL ETSİN VEYA REDDETSİN

    Artık ondan sonrada herkes çenesini tıkasın

  2. Uğur ÖZALTINon 24 Oca 2010 at 15:17

    çenesini tıkasın yazcaktım pardon

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.