Oca
31
2008
Editörden Merhaba Kent Akademisi Okurları! Söz uçar yazı kalır diye başladık dokumaya ilmik ilmik hayat kiliminin nakışlarını ilk sayımızla. Hizmet için acelemiz var, neden mi, çünkü hayat çok kısa ve yapılacak çok şey var! Kent Akademisi dergimiz Test Yayınına Başladı. * * * * * Adeta ekonomik çıkar olmaksızın hiç bir şey olmaz diyenlere inat, [...]
Oca
31
2008
Bu dünyada yöneticilerin hepsi bayan olsaydı dünya fesat olurdu. Bir hafta içinde yerküre patlardı. *** Yüce yaratıcı, bayanlardan peygamber bile göndermemiştir. Neden, çünkü bayanlar yöneticiliğe göre yaratılmamıştır. Bayanların yönetimde orta ve üst düzeyde temsil edilmesi demokratik bir olgunluktur. Ancak tepe yöneticisinin tek başına bayan olması halinde bu kurumun veya ülkenin iflah olması mümkün
Oca
30
2008
Yaşım otuzsekiz. Yirmisekiz yıldan beri, devletin bürokrasiyle işim olmuştur. 1981 yılında ilk kez ortaokul kaydı ve banka işlemleri için bürokrasiyle ilk defa muhatap olmuştum. Bu tür işleri babazadem küçük yaşlardan itibaren bana yaptırırdı. Bu nedenle bu AZMAN BÜROKRASİNİN RACONUNU ÇOK İYİ BİLİRİM DİYEBİLİRİM RAHATLIKLA. Bu paragrafın buraya kadarki cümleleri teşrifat mahiyetindeydi. Şimdi konuya girecek olursak:
Oca
28
2008
İletişim bilimi kapsamında ve etkili iletişim teknikleri konferanslarımda genelde ön planda tuttuğum konulardan birisi de isimlerin dile getirilmesidir. İnsanoğlunu en çok mutlu eden melodidir aslında kendi isminin söylenmesi. Kendi ismini duymanın verdiği hedonik dürtü, insanı sorumluluğa iten en başat psikolojidir. Sınırsız sorumsuz bir yaratık olmaktansa, isminin herkes tarafından bilindiği, her yerde görüldüğü
Oca
26
2008
Dile kolay “empati” den bahsetmek. Latinler buna empati demişler, bizim dilimizde veya kültürümüzde bu kavramın tek bir kelimeyle ifadesi yoktur. Bu kelimenin en kısa ifadesi “diğerkamlık” dır. Yani kendini karşındakinin yerine koyarak karar verme davranışı. Elbette ki her şeyin bir orta yolu vardır. Empatinin de bir orta yolu vardır. Her şeyi karşınızdakine göre değerlendirir veya [...]
Oca
26
2008
“Her kişi kendince bana yâr olur Sohbetimden talib-i esrâr olur” Mevlânâ Aşk, yüce bir duygu. Tasavvufa göre, yaratılıştaki esrarın membaı. Gönül ise, aşkın yaşadığı yer; cismen küçük ama derinliği ve mücerret alanıyla havsalamızın alamayacağı kadar büyük bir mefhum. Peki nedir aşk? Herkesin tarif etmeye çalıştığı ama üzerinde yazılanların ve yorumların
Oca
25
2008
Nanorobotlar Yapay DNA’yı Kopyalayınca Ne Olacak? Nanoteknolojiyle ilgili gelişmeleri üç aşamada tefrika etmiştik. Üçüncü aşamada, Nanorobotlardan bahsetmiş ve bu robotların İntell’in Moore yasası kapsamında işlemcilerin kendi kendini kopyalayarak bir organizma gibi gelişeceğinden bahsetmiştik. Bu özelliklerle donanmış mikrorobotlar, yapay olarak üretilen DNA yı da kopyalayıp yine sentetik
Oca
24
2008
YÖK’ün Hükümetin ve Milli Eğitim’in meslek liseleri ve meslek yüksekokullarının içinde bulundukları haksızlığın ve terkedilmişliğin farkına varıp el birliğiyle çareler aramaya başlamaları prensip olarak son derece mutlu olunacak bir durumdur. Buna öncelikli olarak askerlik süresinden başlamaları ise oldukça manidardır. Sanırım Milli Savunma
Oca
23
2008
Böyle bir başlığı yazdık yazmasına da, bu başlık altında işlemek istediğim konuların multidisipliner (birçok bilim alanına giren) konular olması, vurgulamak istediğim konuya neresinden başlayacağım konusunda beni tereddüde düşürdü. Ulus devlet ve federal devlet kavramları, hem siyaset biliminin hem kamu yönetiminin
Oca
22
2008
Şimdiye kadar, birçok açıdan teknolojinin gündelik hayatımıza girmesinden ve öneminden bahsetmiş ve hayatımızda bütün gönümüzün artık parmakucumuzla düğmelere dokunarak geçtiğinden bahsetmiştik. Bu kaçınılmaz yaşam kalıbı şu an için oldukça masum bir durumdur. Şöyle ki, çin işkencesini bilirsiniz. Kazınmış bir kafaya sabit olarak yarım