Şub
29
2008
Editörden Merhaba Kent Akademisi Okurları! Söz uçar yazı kalır diye başladık dokumaya ilmik ilmik hayat kiliminin nakışlarını. Hizmet için acelemiz var, neden mi, çünkü hayat çok kısa ve yapılacak çok şey var! Kent Akademisi dergimiz Test Yayınının Şubat sayısında sizlerle. * * * * * Adeta ekonomik çıkar olmaksızın hiç bir şey olmaz diyenlere inat, Türk [...]
Şub
29
2008
Askeri müdahale kavramı askeri darbe ve ihtilal kavramlarının yanında en makul ve masum kavramdır. Çünkü askeri darbeleri de, ihtilalleri de askeri müdahale bağlamında ele alabiliriz. Önceki yazılarımdan birinde bu konuda birkaç tanımlama yapmış olsak ta
Şub
28
2008
Hükümetin şu an gündeminde öncelikli konuların başında birinci olarak “sosyal güvenlik reformu” ikinci olarak ta yeni belediye yasası kapsamında 900 beldeyi kapatmayı ve 43 yeni ilçe kurmayı öngören tasarı bulunmakta. Sosyal güvenlik reformu konusunda görüşlerimizi sonraki günlerde ele alalım. Çünkü belediye konusu sosyal güvenliğe göre daha az öneme sahiptir. Bu nedenle daha az önemsizi önceye [...]
Şub
27
2008
Dünyanın en uzun ömürlü insanı, Japon Shigechiyo Izumi’ye aittir. Bu kişi 120 yıl 237 gün yaşamıştır. Buna karşılık, Nuh A.S. ın 950 sene yaşadığı söylenmekte. Yalnız bu senenin hangi ölçüye göre veya zaman birimiyle belirlendiği konusunda bilgim yok. Ancak her halükarda bu günkü insanlardan çok çok daha uzun süre yaşadığı kesin. O zamanın insanlarının metabolizmaları [...]
Şub
26
2008
Dünkü yazımızda soyut anayasa kavramını dile getirmiştik. Anayasaların bireysel hak ve hürriyetlerin belirlenmesinde mümkün olduğunca genel kapsamlı kalmasının ideal olduğunu vurgulamıştık. Aksi takdirde böylesi hukuksal metinlerin her zaman her durumda değiştirilemeyeceği, zırt pırt değiştirilmesinin makul olmayacağını belirtmiştik.Ülkelerde genellikle
Şub
25
2008
1970 li yıllardan bu yana Türkiye’de var olan tartışmanın fay hattı toplumsal bazlı olarak bu gün en üst hukuksal düzenleme olan anayasa ile hüküm altına alınmıştır. Bu durumun temelde bir olumlu bir olumsuz etkisi olacaktır. Birincisi, bahsini ettiğimiz gibi, yarım yüzyıla yakındır tartışılagelen ve yasaklayıcı ve engelleyice olarak uygulanan başörtüsü ve/veya türban kullanımı, anayasal olarak [...]
Şub
24
2008
Geçen yazımızda, kaderin alın yazısı olup olmadığını din biliminde kelam ve akaid literatürü kapsamında birkaç noktadan ele almıştık. İnsan fiilinin (işlem ve eyleminin) bizzat insan iradesi (istenci) ile olup olmadığının dinsel boyutu olduğu gibi, bunun fiziksel veya daha özelde tıbbi boyutu da bulunmaktadır. Yalnız insan iradesinin fiziksel kaynaklı olması bahsiyle
Şub
23
2008
Şunu asla anlayamamaktayım. Bilgi toplumunda sınırların önemi kalmayacak, siyasal sınırların sadece pasaportlar ve bayrakların dışında bir anlamı kalmayacağı gerçeği ile küresel emperyalist güçlerin Ortadoğu’daki ısrarında devam etmesini anlayamamaktayım. Madem siyasal sınırlar bu kadar önemsizleşecekse, neden dünyanın
Şub
22
2008
“Kader alın yazısı mıdır” diye bir soru geldi bana. Ben de gülümsedim. Gülümsememin nedeni, sorunun son derece basit hatta banal olduğu kadar, bu sorunun cevabının ise, en az banalliğinin tam zıddı kadar zor olmasıdır aslında. Kaderin alın yazısı olması alışıla gelen toplumsal basmakalıp düşünce düzleminde bir gerçek olsa da
Şub
21
2008
Cybersapience insan topluluğunun bir çok farklı alanlarda incelemesini sırası geldikçe yapmaktayız. Bir toplum olur da bu toplumda din öğesinin pas geçilmesi mümkün olabilir mi? Elbette ki hayır. Cybersapience insan topluluğunda en belirgin özellik,