Tem
04
2008
“Gönül” öyle efsunlu bir mefhumdur ki, telaffuz edildiği an muhatabındaki bütün kaleleri yıkacak güce ulaşır. O, açılmayan kapıları açan bir anahtardır ve onun yarattığı depremlerin şiddetini hiçbir alet ölçemez. Bazen kendimizle baş başa kalmak isteriz, kaçarız bir şeylerden. Dertleşiriz kendimizle, ağlarız, hayatı düşünür ve iç dünyamızda pişmanlıklar yaşarız ya, işte o zaman Yunus’un
Tem
03
2008
YÖNETİMDE PROTOKOL KURALLARI Yönetimde protokol, bir anlamda “Resmi Görgü Kuralları” demektir. • Ast ile üst özel hayatlarında ne kadar samimi bir arkadaş olsa da, yönetimdeki resmi ilişkilerinde daima protokol kurallarına uymak zorundadırlar. • Örneğin, özel ilişkilerinde üstüne “Ağabey “ diyen bir ast, makamında veya bir toplantıda ona “ Sayın Müdürüm, sayın Başkanım” demek durumundadır • [...]
Tem
03
2008
Genelde evrenin özelde dünyanın yaradılışından bu yana gözle görülemeyen “şey”lere “gaib” denmiştir. Bu bahisle her şey ya astrolojiyle, ya mucize veya kerametle izah edilmiştir. Oysa ki bu gün “metafizik” kelimesi anlamını yitirmiştir. Önceleri fizikle metafiziğin bileşimi olan quantum fiziği nanometrik hacimler içinde işlenmeye başlanmasıyla birlikte, daha önceleri büyüyle, sihirle, kerametle yapılan ne varsa yarın pozitif [...]
Tem
02
2008
Genç nerelerdesin, kaleminin mürekkebi kuruyacak! Beyim, yayaş yavaş köşeye çekilmeye karar verdim, Sizde fark etmiş olmalısınız artık yazıp çizmekten uzaklaştırıyorum kendimi. Daha hayata atılmadan ne köşesi genç! Sokratın çok güzel bir sözü var. ” gördümki köşedekiler bilgide üstünmüş ” der yine gazali ve nietzcze büyük adam olmak
Tem
01
2008
Ön Not: Konunun önemi nedeniyle bu yazımı Yazarport ile paylaşıyorum. TÜRKİYE’DE ve DÜNYADA TÜRBANLI SAYISI ve BAŞÖRTÜLÜ SAYISININ GELİŞİMİ ÜZERİNE YAPILAN ARAŞTIRMALAR ÜZERİNE TOPLUMBİLİMSEL BİR İNCELEME Gazete veya medya diliyle ifade etmek gerekirse, “türbanlı ve başörtülü sayısı” olarak koyduğum yazımın asıl akademik dil ile ifadesi alt başlığımdır. Yani bu yazının başlığı asıl olarak, “Türkiye’de ve [...]