Günlük arşivler: 26 Eylül 2008

İnsan Hayatında Zehiri Bal Edebilmek…

Televizyonu açmış, kanal kanal geziyorum. Belki seyredilebilecek bir şey vardır diye…
Zamanımı onu seyrederek harcamama değecek bir şey…

Neyse, bir çöl sahnesi gözüme takılıyor. Eski yerli filmleri anımsatan üslupta bir genç, “Leyla, Leyla!” diyerek kumlara bata çıka ilerliyor.

Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı ve benzeri aşk hikayelerinde mutlak surette bulunan o İlahi sevdayı daima hayranlıkla takdir etmişimdir.
Kendi kendime “tamam” diyorum. Çekim kalitesi ve senaryosu, eserin kalitesinden fersah fersah uzakta,

Okumaya devam et

Plastik Duygular, Naylon Güller ve Kanserojen Hayatlar-

Bize, lutfedilen hayatta her türlü seçenekler önümüze sunulmuş, tercih yapalım diye ve biz tercihlerimizle kısa dönemin cazibesiyle plastik duyguların ve kanserojen hayatların esiri olmuşuz. Hayat bize, biriktirdiğimiz anıların ne kadarının Okumaya devam et

İttihatçı Geçmiş ve Babı Ali Baskını -II

Mustafa KÖSE

TARİH BİLİNCİ

EDİRNE’NİN KURTARILIŞI:

Balkan Savaşı’nın ikinci kısmı, Bulgarlarla oluyordu. Osmanlı Ordusunda savaşa girmiş her Subay önlenemez bir heyecanla, gönüllü olarak bu savaşa girmişti. Edirne’ye kadar Bulgarlar’la her yerde savaşıldı. Nihayet Ordu Edirne’ye yaklaşmıştı. “- …Erkanıharp Kaymakamı Enver Bey’le bir gece konuştum. Bana:”- Bak Hüsamettin Bey, gökyüzüne bak!…” dedi.

Başımı kaldırıp gökyüzüne baktığım zaman AY ile YILDIZ birbirine çok yakın, tıpkı TÜRK BAYRAĞI’nda olduğu gibi Okumaya devam et