Oca 23 2010

Yurdumun Güdülmüş İnsanı

Published by at 00:02 under Zehra ULUCAK

yazdır / print
Olmayan aklın dünyanın var malına değer der babam hep… Hakikaten ne büyük erdemdir cahillik… Ayrıntılara takılmayan, telaşları, stresleri olmayan, hayattan beklentilerini en aza indirgemiş gününü kurtaran insanlar ne mutlu insanlardır aslında.

Bu tür insanların çoğunluk oluşturduğu yurdumun insanını vatan millet Sakarya, hamaset edebiyatıyla kandırmak, onları yumuşak karınlarından yakalayarak bir takım gerçekleri perdelemek ne de kolay bu ülkede… Bizim insanımız merhametlidir çünkü… Haftalık izledikleri dizide ölen bir adamın ardından gıyabi cenaze namazı kılacak kadar duygusaldır mesela… Gözyaşına asla dayanamaz bizim yurdumuzun insanı. Kanlısı olsa çıkarır verir mendilini gözyaşını silmek için. Eh hal böyleyken başımızdaki devlet büyüklerinin bu insanlara etki etmesi zor olmaz elbette. Organize edilmeden hiçbir işi başaramayan, banka kuyruğunda sıraya geçmeyi bile başlarında bir çoban olmadan beceremeyip birbirini vuran bizim yurdum insanı kendisini ve yaşadığı ortamı kontrol altında tutabileceğine inandığı herkese kanabilir dolayısıyla. Çünkü üşenir kendi kendine çeki düzen vermeye.

Güdülenmiş halk dediğimiz, demagojiye yenik düşen bizim insanımız bu zihniyetle adamın birini bir gün vezir eder, diğer gün rezil…  Asla yargılamaz, ona ne söyleniyorsa ona inanır.

İslamiyetten sonra ataerkil aile yapısına dönen milletimiz için devlet babadır. Yeri gelir döver, yeri gelir sever. Bunu sorgulamak kimsenin haddi değildir. Kimileri için sosyalizmin temelidir DEVLET BABA, kimileri için özelleştirmeci sermayeci liberallerin özel sektör propagandasıdır. Asgari ücreti beğenmeyen delikanlı kapkaççılığı kendisi için daha fazla getirisi olan bir meslek olarak seçer yakalandığında, “açız abi” der ve yine meseleyi devlete bağlar. Bu devlet bize ne veriyor ki…?

Daha kendi ne istediğini bilmeyen birinin, devletten sürekli bir şeyler beklemesi ne kadar doğru bilememekle birlikte bilinçsiz toplum olma yolunda hızla ilerleyen insanımız kredi kartlarına, cep telefonlarına dadanıp, oturduğu yerden sürekli şikayet edebilme lüksüne nasıl sahip oluyor ben bir mana veremiyorum.

Sinan Çetin’in 1930lardaki Türk müziğinin radyolarda çalınmasını yasaklayan zihniyeti eleştirmek için yaptığı ‘mutlu ol bu bir emirdir’ adlı kısa filmi bu konuya verilebilecek en güzel örneklerden biridir. Zira bizim insanımın kayıtsız şartsız itaate alışkındır. Çoğunun aklına niye diye sormak bile gelmez. Devlete karşı gelinmez çünkü…

Her şey bir tarafa… Emin olduğum tek şey;

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi

Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi

3 responses so far

3 Responses to “Yurdumun Güdülmüş İnsanı”

  1. azraon 23 Oca 2010 at 13:22

    Bu tespitiniz fotoğrafı iyi çektiğinizi gösterir. Ama insanlarımızın neden böyle oldğuna dair ne söylersiniz. Ya da bu durumdan kurtulması için ne önerirsiniz. merak ediyorum.

  2. Uğur ÖZALTINon 23 Oca 2010 at 14:54

    TV cep telefonu ve apartman daireleri hayatımıza girdi ve hr şey bozuldu

    Ama bunlardan kurtulmak da o kadar kolay değil

    Birgün ben başaracağım inş

  3. zehra ulucakon 23 Oca 2010 at 15:24

    Sevgili Azra…
    Bu işin temeli eğitimdir.Bazen eğitimin de cehalet alıp,insanın aslının baki kaldığı durumlarda olur elbette ama kendini yetiştiren,en azından yaşama dair asgari kararlarını kendi alabilecek kadar üretken olan insanlar zaten bu tür durumların üstesinden gelebiliyorlar.Eğitim şart diyorum:)
    Silkinip kendimize gelerek,beynimizi maksimum seviyede kullanıp yapabileceklerimiz konusunda biraz daha üretici olursak millet olarak hem devlete örden çöpten konularda külfet olmayız(devlet de böylelikle halka,marjinal getirisi daha yüksek konularda daha verimli olur),hem de kendi isteğimiz doğrultusunca mevcut standartlarımızı geliştirmiş oluruz…

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.