Şub 10 2010

Katsayı Ödül Olmalı, Ceza Değil!

Published by at 00:05 under Ahmet FİDAN (Yrd.Doç.Dr.)

yazdır / print
Eğitim sisteminin, sınav sisteminin, ölçme ve değerlendirme sisteminin, yerleştirme sisteminin zırp pırt değiştirilmesi bu sistemlerin kurbanı olan gençler üzerinde ne büyük etki ortaya çıkardığını bu gün için görebilmemiz mümkün değildir. Zira takdir edersiniz ki, kaza veya yaralanma anında acının veya tahribatın kazanın sıcaklığı ile çok az hissedildiği bir gerçektir. Sınav sistemindeki bu tür değişiklikler gençlerin eğitime olan angajmanlarını bozmakta, devlet otoritesine olan güven ve bağlılığı zedelemektedir.

Hukukun genel ilkeleri olduğu gibi devlet yönetiminin de genel ilkeleri vardır. Bu ilkelerin en önemlisi de, devletin yönetim ve yürütüm kademelerinde yer alan kişilerin (idarenin) takdir yetkilerini toplum menfaatlerine göre kullanmaları gereğidir. Sadece devlet yönetiminde değil çağdaş yönetim sisteminde cezadan çok, ödül sisteminin daha etkili sonuç verdiği bir gerçektir. Bu gerçeğe göre, üniversiteye giriş sistemindeki katsayı uygulaması (her ne kadar ortaya konulmasıda iyi niyet olmadığı bütün ülke genelince bilinse de) idarenin işlem veya eyleminin makul esaslara oturtulması evrensel bir gerekliliktir.

Üniversiteye giriş sınav sisteminde amacın, yatay ve dikey adaleti birlikte uygulayarak çok daha başarılı olmak isteyenlerin önünü açma, destek olma gerekliliğini taşımasıdır. Oysa ki, Danıştay’ın, YÖK’ün şu ya da bu şekilde çözüme kavuşturduğu katsayı sistemini toplumda kaos ortaya çıkarmayacak şekilde sonuçlandırması devlet geleneği ve sağduyu açısından gereklilikti. Danıştay’ın verdiği karar, kötü niyetli ve devlet geleneği ve teamüller açısından sakat bir karardır. İdarenin işlem ve eylemleri hangi hususlarda sakat sayılır ve iptali gerekir bu mevzu bahis konusu değil. Zira yetki yönünden, şekil yönünden, sebep yönünden, konu yönünden ve maksat yönünden bir idari karar iptal edilebilir. Danıştay da kararını bu ilkelerden birine veya birkaçına oturtmuştur. Ne var ki, Danıştayın kararı, idarenin işleminin maksat yönünden iptalini iyi okuyamadığı ortadadır. Zira maksat çok daha fazla çalışıp daha fazla başarılı olmak isteyenlerin önünü açmaktı. 

Şu da var ki, Danıştay bu kararını on gün sonra açıklasaydı, yani tercihler doldurulduktan sora bu karar açıklansaydı, en azından gelişen son durum tercih yapan gençlerin kaderiyle oynamayacaktı. Bu durumda da yargı gerek YÖK e gerekse Türk Parlamentosuna durumun hukuksal açıdan nasıl çözülebileceğini gösterebilecekti. Ama belli ki, gaye, üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğundan tercihlerin bitmesine 2-3 gün kala böyle bir karar açıklanıyor ve gençlik kaosa sürükleniyor, çalışanların sınav angajmanları bozuluyor. Durumun bu hale gelmesinde iyi niyet yoktur ifadesi çok çok masum kalmakta, bir iki adım ileri giderek, bu kararın böylesi bir zamanlama ile açıklanması tam tersine ülkenin dirlik ve düzenliği aleyhine bir durum ve bu duruma neden olanlar da (en masum ifadem ile) kötü niyetli kişilerdir.

Durum ve Yapılması Gereken:

Danıştayın kararı ortadadır. Bu kararın geri alınması mümkün değildir. Karara itiraz kısa süre içinde çözüm değildir. YÖK, sınav maratonunun içinde olan gençlerin konsantrasyonlarını bozmadan ivedilikle kararlarını hukuksal zemine oturmak için B, C, gerekirse yumuşak g planlarını ortaya koymalıdır.

Siyasi iktidara gelince, bir an önce parlamentodaki ezici çoğunlunu da kullanarak, (köprüleri atmış olduğu MHP ile de yeniden temas kurarak) en hızlı şekilde parlamentodan 2547 sayılı YÖK kanununda gerekli değişikliği geçirmelidirler. YÖK kısa dönem içinde tercih süresinin uzatılması vb. taktikleri devreye koyacaktır. En kötü ihtimalle iktidarın parlamentodan Danşıtay’ın kararına temel aldığı bu maddeleri güncelleyerek açıklanmış kararı hükümsüz veya sonuçsuz hale getirmesi yani metrukiyete uğratması gerekmektedir.

Aydınlık yarınlar temennisiyle esen kalınız.

Not:
Bu yazı, http://www.bilgiagi.net, http://www.bilgievreni.com, http://www.gazetecanik.com, http://www.balikesirbirlik.com http://www.kamudanhaber.com, http://www.haberanaliz.net, http://www.siyasalforum.net, http://www.gunesgazetesi.net, http://www.gercekgazete.web.tr, http://www.ahmetfidan.com ile, Gerçek Gazete, Balıkesir Demokrat, Halkın Sesi, Güney Marmara Yaşam ve Fatsa Güneş gazetelerinde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.

7 responses so far

7 Responses to “Katsayı Ödül Olmalı, Ceza Değil!”

  1. Halil DAĞon 10 Şub 2010 at 00:28

    Teferruata inmekle iyi etmişsiniz ama fikrinize katılamıyorum maalesef.
    Çünkü YÖK ün yaptığı hukuku dolanma idi, Danıştay da elindeki kanunların gereğini yaptı.

    Danıştaya kötü niyetli demekle haksızlık etmşsiniz fikrindeyim. Bunun iptal edileceğini orta mektep çocukları bile biliyorsu hocam. Sonuçta YÖKün yaptığı aleni ve vakayi adiden bir hülle idi. Bile bile lades yaparak sadece Danıştay’ın itibarını zedelemek istedi. Böylesi kararlar da maalesef ki bu kurumların itibarını aşındırıyor. Acaba gaye meseleyi çözmek mi yoksa bizden olmayan kurumların itibarını zedelemek mi?

    Oysa meseleyi çözecek olan hükümetin yönlendirmesiyle meclisdir.
    Öteki çabaların hepsi seçim-geçim telaşında yolunu şaşıran Türkiye’nin ayağına yeni meseleleri dolamaktan başka bir şey değildir. Bir de işin ucunda Türban var ki değmeyin Şabanıma…

  2. dr. ahmet fidanon 10 Şub 2010 at 01:02

    Danıştay kötü niyetlidir. Buna bütün vicdan sahibi insanlar hak verir. Hukuku dolansın dolanmasın. Ne olursa olsun. Birilerinin hükümeti hizaya sokmak istemesi sınav sürecindeki gençlerin kaderiyle oynamayı gerektirmez.
    Tercihler yapıldıktan sonra bu karar açıklansaydı, o zaman ne yaparlarsa yaparlardı.

    Ayrıca, el insaf, bu ülkede ne hülleler kuruldu. Her iktidar dönemide hem de çirkin hatta iğrenç amaçlar için hülleler oluşturuldu.

    Hırsızın hiç mi günahı yok el insaf Halil Bey.
    Her şeyin yolu var yordamı var. Yargı böyle siyasallaştıkça hükümet yargıya nüfuz etmekte haklı duruma düşüyor. Her kurum birbirini tetikleye tetikleye domino taşı gibi devrilmelerinden endişe eder oldum.

  3. Halil DAĞon 10 Şub 2010 at 01:25

    Hocam sizinki vicdan da bizim ki kazan dibi mi?
    Bence de YÖK kötü niyetlidir…

    Ayrıca, ne hülleler kuruldu…. demek de insaf gerektirir. Çünkü iyi bilirsiniz ki “kötüden örnek olmaz”.

    Hırsızın elbette günahı var. Önce yakalamak lazım. Onun için de önce iyi bir kanun lazım.
    Meclis adam gibi bir kanun yapsın, hırsız başına geleceği görsün bakın o zaman bir daha kümese girebiliyor mu?

    Ayrıca siyasallaştıran hükümet.
    Burada sizinle 180 derece farklı düşündüğümüzü düşünüyorum.
    Hükümet kendini herşeyin yeniden yapıcısı gördükçe birileri de kendini birşeylerin yapıcısı ya da koruyucusu görecektir.

    Hükümetin amacı üzüm yemekse adam gibi kanun taslağı hazırlayıp meclise gelsin, işi bağcı dövüp seçim malzemesi yaratmaksa devam etsin ne de olsa bu şekilde inananı çok maalesef ki.
    Ki hükümet bu yolu tutacaktır. Çünkü öbür türlüsü bindiği dalı kesmektir. Böylesi daha çok ekmek getiriyor hükümete.

    Ayrıcana, ben bizzat kendim, Türkiye’deki katsayı sisteminden en fazla zarar görmüş bir dönemin öğrencisiyim.
    Bu meretin ne olduğunu gelin bana sorun.
    Siz hiç sizden 30 net az yapan bir adamla aynı puanı aldınız mı?

  4. Aslı BABADAĞLIon 10 Şub 2010 at 09:25

    Sayın Hocam;

    Katsayı konusu yılan hikayesine döndü. Ha geldi ha gitti derken arada öğrenciler tosta döndü. Test çözüp tost yiyen üniversite hazırlık öğrencileri feleklerini şaşırdı. Türkiye’de sınav sistemleri yıllardır tartışılıyor. Bir türlü rayına oturtamadılar. İdeali yakalamak imkansız ama bu kadar değişim de bana biraz fazla gibi geliyor. Ölçme değerlendirme konusu ise ayrı bir sorun gözüküyor. Sınav sorularının iptali, kitapçıkların güvenliği vb. konular ölçme değerlendirme aşamasının zayıflığına yol açarken testin güvenilirliğini zedeliyor. Nihayetinde ne oluyorsa geleceğimize oluyor.

    Saygılar.

  5. adminon 11 Şub 2010 at 10:48

    Sevgli Aslı, güzel temennilerin için teşekkür ederim.
    Sevgili Halil Bey dostum,
    Hükümet katsayı konusundan tekrardan siyasal rant bekleyemez.

    EĞER BU SEFER DE KATSAYI MAĞDURLARI GOL YERSE, ÖNÜMÜZDEKİ SEÇİMDE O ÇOK GÜVENDİKLERİ TABANLARI ONLARI ÇOK RAHATLIKLA SİLECEĞİNDEN EMİN OLSUNLAR.
    AK PARTİ DE BU GERÇEĞİ ÇOK İYİ BİLMEKTEDİR. vesselam.

  6. ballıon 11 Şub 2010 at 16:29

    Ahmet Hocamın yazdıklarına katılıyorum.
    Eline sağlık..

    birde
    hani vardıya
    TÜSİAT ın
    Meslek lisesi meselsi,
    Türkiye meselesi,..
    Şimdi soruyoaruz,
    Katsayı meseleside meslek lisesi meselesi
    Neredesiniz?..

  7. mesuton 18 Şub 2010 at 01:06

    KESİNLİKLE KATILIYORUM HOCAM SİZE AZINIZA KALBİNİZE SAĞLIK NE BU YAA PEMBE DİZİ GİBİ OLDU HERSENE DEĞİŞİKLİK YAPIN, ORTA NOKTASINI BULUNDA ÖGRENCİDE MEĞDUR OLMASIN PİSİKOLOJİSİDE BOZULMASIN NEYSE SEYGILAR HOCAM MUHABBETLE…

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.