Şub 08 2010

Milletin Meclisi Olsun !…

Published by at 00:04 under Yakup HALICI

yazdır / print
Vatandaş olarak sistemden şikayet eder dururuz,
Devletin despotluğundan, ayırımcılığından, siyasete müdahalesinden dem vurup yana yakıla ah ederiz. Ama ülkenin bir ayağı devlet ise bir diğer ayağı da biz vatandaşlarız.


Hal böyle olunca ülkede yaşanan birçok olumsuzların, çapraşıkların yarı sorumluluğu ve kabahati biz vatandaşlarda demektir.

Çoğunlukla işimize geldiği için devletin daha doğrusu sistemin birçok “gaydırı-gubbak” işlerine çanak tutmuşuzdur.

Günlük yaşantımızın hemen-hemen her alanında gördüğümüz bu çarpıklıklar bize son derece doğal gelsede yıllar geçtikten sonra geçmişi irdelediğimizde yaşadığımız komiklikleri ve cehaleti gördüğümüz zaman, bugünde hala o trajik komik alışkanlıklarımızın devam ettiğini sezinleriz.

Kenarından köşesinden bulaştığım için siyasetteki trajik komik yapılanmayı ve alışkanlıklarından bahsedeceğim.

Bildiğimiz gibi siyasi partiler genel merkez, il başkanlıkları, ilce başkanlıkları ve belde başkanlıkları olarak yapılanırlar.

Görünürde seçilmiş delegeler vasıtası ile parti yönetimlerinin seçimle iş başına geldikleri görülse bile aslında bu aldatmacadır. Çünkü parti üyeleri ve delegelerini iş başındaki yönetim tespit etmektedir.

Yani yönetim kendi yandaşlarına kendilerini seçtirmektedirler. Silsile devam ettiği içinde genel merkez de kendi delegesine kendini seçtirmiş olmaktadır.

Buraya kadarını aşağı yukarı hepimiz biliyoruz, bildiğinizi tahmin ettiğim ama üzerinde durulmadığını zannettiğim bir şey var ki evlere şenlik.

Parti yönetimi oluştuğunda (il veya ilçe fark etmez) başkan mutlak karar vericidir. Her ne kadar kararlar yönetim kurulunda alınıyormuş görünse de aslında pişirilip onay için yönetime getirilmiştir, yani bir bakıma yönetim üyelerinin güya onayı alınmış olur.

Yönetim üyeleri neden müdahale etmez, bunun iki nedeni vardır. Birincisi başkan adayı yönetimi oluştururken sözünü dinleyecek kişileri dikkate alır.İkincisi ise masrafların büyük bir kısmını mutlak söz sahibi olmak için başkan kendisi karşılar.

Her şey karşılıklıdır, burada zaten vatandaş şu mantığı güder,”mademki başkan oldu, elbette ki bütün masrafları o karşılayacak” ama ister ki yönetimde sözü de dinlensin, bu istek içinde hep ukde olarak kalır. İşte komik olan burası, hem taşın altına elini koymayacak hem de yetkisini tam kullanacak.

Partiye üye olanlara gelince;
Partiye üye olur aidat ödemez, çünkü mantık şudur,” üye olmakla sizi ihya ediyorum, çünkü yönetim oluşturabilmeniz için size üye lazım, veya bazı mevkilere gelebilmeniz için oyuma ihtiyacınız var.

Öyleyse beni taşıyacaksınız”.Yani kullandığı oyun bedelini bir şekilde tahsil edecek.

Yerelde durumlar bu merkezde olunca merkez haliyle bundan farklı olmuyor. Milletvekili bölgesine “ağa” gibi geliyor, çünkü o genel başkanın emir kulu, onunda birilerini emir eri olarak kullanması gerekiyor, silsile yukarıdan aşağıya böylece devam ediyor.

Aslında durumun en komik yanı vatandaş olarak bütün bunların farkında olup eziklik çektiğimiz halde düzeltmek için kılımızı kıpırdatmamamız.

Ne yazık ki milletçe örgütlenme huyumuzun zayıf olmasından dolayı ve her şeyi liderden beklemek gibi kötü bir alışkanlığımız olduğu için bütün bu çarpıklıkların düzeltilmesini liderden bekliyoruz. Yine komik olan şu ki kabahatliden kabahatini düzeltmesini umuyoruz.

Ama onlar bunu kabahat olarak görmüyorlar ki, emeni ellerine geçirmişler bir kere, aptallar mı ki mevkiden, makamdan vazgeçsinler.

Bundan dolayı değimlidir ki nice parti başkanları 20-30 yıl başımızda kaldılar ve kalıyorlar.

Burada bir komplo teorisi üreteceğim;
Bu sistemde birilerinin öyle işine geliyor ki halkın baş edemediği, başından def edemeyip lanet olsun dediği lideri ve kadrolarını bir gecede al aşağı edip vatandaşa “Allah razı olsun” dedirtiyorlar.

Acaba, yukarıda anlatmaya çalıştığım ”dalavere” işlerin sistemin bazı uyanıklarının tezgahı olmasın?
Peki bu yazı ile başlığın ne alakası var diyeceksiniz,
Eh o da benim hinliğim” hem yazıma ilgi artar hem de sizi düşünmeye sevk ederim” dedim, fena mı?

One response so far

One Response to “Milletin Meclisi Olsun !…”

  1. Şenayon 10 Şub 2010 at 14:42

    YENİ ÇIKACAK KANUN,MAHALLE MUHTARLARINI TATMİN ETMEMİŞTİR;

    Yeni çıkacak muhtarlarla ilgi kanun taslağı,yine biz mahalle muhtarlarının sorunlarını çözmemiştirBurda mahalle muhtarları üçüncü sınıf katagoride değerlendirmeye alınmıştır.Mahalle muhtarlarının yetkileri elinden alınmış,ve ekonomik durumunda iyileştirme yapılmamıştır.Yine büronun tüm mesraflarını mahalle muhtarı kendi cebinden harcamaya devam edecek,büroda P.T.T’enin muhtarlığa bırakacağı tebligatları bekliyecek,eski ikiyüze yakın sorumluluğumuzla birlikte güç şartlar altında görev yapacaktır.
    Biz muhtarlarla ilgili bu kanun taslağını yapan,büyüklerime sesleniyorum.Bu zatlar,bizlerin bu görevi yürütmemizde bizleri,kendi kaderimizle başbaşa bırakmaktadırlar.Buda bizlerin görevimizde nekadar aktif olmıyacağımızın sinyanlerinin işaretidir.Bu kurumu yeni çıkacak bu kanun düzenlemesiyle yürütemiyeceksiniz.Lütfen siz büyüklerimden istirhamım,bu taslak kanunlaşmadan,mahalle muhtarlarının şu andaki konumunu değerlendirmenizi istiyorum.Hiç olmazsa ankarada herhangi bir mahalle muhtarını ziyaretinde,o mahallenin muhtarının sorunlarını birde sıcak sıcağına o muhtarımın ağzından dinleyerek ,muhtarın sorununa eğilseydiniz,belki bu yeni yapacağınız muhtallarla ilgi taslaktaki, yanlışlıkları göreceksiniz.Sizler tabi,hastayı ziyaret etmeden,oturduğunuz yerden hastaya reçete yazıyorsunuz.Tabi bu yazdığınız reçetenin o hastaya, fayda verecek yerine zarar verir .Lütfen önemli olan bu kurumları basite almayın. Çünkü bu kurumlar devletimizin temel taşlarıdır.Bir hükümet yıkılır yerine bir hümet kurabilirsiz.Ama bu kurumları yıkarsanız,elini kolunu bağlarsanız,ekonomik durumlarını iyileştirmezseniz.Hiç bir hususta bu kurumlardan sağlıklı bir hizmet alamazsınız.Bu durumda halkımıza ve ülkemize yeterince hizmet edemezler.Bari bu işleri yürütece bir büro ve bu büronun giderlerini karşılayın.Bu ağır ekonomik şartlarda nasıl bu kurumu çalıştıracaksınız.Bunları hiçmi düşünmediniz.Komik bir ücretle ve yetkisi elinden alınmış bir kurumu nasıl yürüteceksiniz.Bari mahallemde oturanının kaydını yapayım,bunu bile nüfüs müdürlüklerine verdiniz.Şimdi birsürü hayali adreslerle uğraşmaktayız.Sayım yapıldı,mahallemdeki çoğu hanenin adresini yanlış kaydedilmiş.Bulunduğum mahallenin müsade ediniz sayımını ve kaydını,ordaki bulunan muhtar yapsın.Bir yanlış durum olduğunda ordaki muhtarı sorgularsınız.Şimdi bu yanlışlıkları yapanlara ne gibi sorgulamada bulundunuz.Bu yeni çıkacak muhtarlarla ilgi kanun taslağı biz mahalle muhtarlarını tatmin etmemiştir.Ülke ve ülke insanlarımızı seviyoruz,Sonsuz saygılarımı sunuyorum.

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.