Oca 12 2010

Örtülü Savaşın Tarafları

Published by at 00:04 under Bülent ESİNOĞLU

yazdır / print
Ünlü stratejist K.V.Clausewitz, savaşı siyasetin sıcak devamı diye tanımlar. Bu husus bir teori olmaktan çıkmış, bilim insanlarının üzerinde hemfikir olduğu bir bilimsel değere ulaşmıştır.Süleymaniye’de askerimizin başına çuval geçirme saldırısı ile başlayan,  Devletimiz ve onun ordusu ile Amerika arasında sürdürülen, örtülü bir savaşın varlığından haberdarız.

Bu savaşın neresinin örtülü bir savaş ve neresinin sıcak çarpışma(mutlak savaş) olduğunu anlamak, sade bir göz için oldukça zordur.

Çünkü Amerika ile birleşip, Türkiye ile savaşan unsurlar, bu durumu bir savaş değil de, demokrasi mücadelesiymiş gibi takdim ediyorlar.

Savaşın taraflarını açıkça beyan etmiyorlar. Demokrasi içeriği belli olmayan, oynak bir dil ile ifade edilince, her iki taraf birden sanallaşıyor.

Savaşın şimdilik, örtülü bir şekilde sürmesi, işlerine gelen taktik bir durumdur. Örtülü savaşın örtüsü açılırsa, demokrasi kandırmacası da ortadan kalkacağı için bunu yapmıyorlar.

Kozmik Odadaki isimlerin ele geçirilmesi hususu, Kurtuluş Savaşında Mangal Tepenin ya da Dua Tepenin kimin eline geçeceği durumuna benzemektedir.

PKK sözcüsü Karayılan, Kozmik Odanın Siyasal İslamcıların eline geçeceğini söylüyor.

Türköne, demokrasi güçlerinin eline geçeceğini söylüyor.

Şımarık Mehmet Altan Türk Ordusunu mağlup etmiş olmanın zafer naralarını atıyor.

Türkiye’deki Amerikan militanı Cengiz Çandar ise “devletin içindeki Sovyetler Birliği çöküyor diyerek, o da erken zafer çığlıkları atıyor.

Karayılan’dan başlayalım. İslam’ı işaret ederek, hatta ne olur sanki İslam’ın eline geçse diyerek, Türk halkının gerçek düşmanının Amerika olduğunu gizliyor. Stratejik bir saptırma yapıyor. Kaldı ki, Siyasal İslam da Amerika’nın kullandığı bir araçtır.

Henüz Çandar’ın Amerikan görevlisi olarak ulaştığı statüye ulaşmamış olsa da, Türköne de, savaşın daha da sertleşeceğini ima ediyor. Kozmik Odada isimleri yazılı 150 bin kişiyi terörist tanımlamasına sokarak, yani Türk Ordusunu terörist yuvası ilan ederek Amerika’nın yanındaki konumunu belirliyor.

Bu 100-150 bin kişinin provokasyonlar yapacağını belirterek, önümüzdeki günlerde yürütecekleri yeni saldırıların işaretini veriyor. Amerika’nın Türkiye’de sürdürdüğü örtülü savaşın örtüsünü aralıyor.

Cengiz Çandar ise Sovyet işgali olmuşta, onların kalıntıları temizleniyormuş gibi, oraya yerleşmek isteyen Amerika imgesini yumuşatıyor.

Yurdumuz için savaşacak gizli savaşçıların isimlerinin Amerika’nın eline geçmesinden bu kadar sevinç duyanlar, erken sevinmesinler.

Ne diyor Fethullah? Aslında, siz onu CIA ne diyor diye okuyunuz. Örgütlenme tamamlanmadan yapılacak her eylem erken eylemdir. Tüm örgütü riske eder.

Şimdi Genelkurmay’a düşen bir görev var. Türk Ordusuna karşı Asimetrik savaşı verenlerin kim veya hangi devlet olduğunu söylemesidir.

Daha fazla mevzi kaybetmeden bunu açıklamak, Türk Milletine yapılacak en önemli hizmettir. Halkın düşmanını bilmek gibi bir hakkı vardır.

No responses yet

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.