Ara 24 2011

Sivil Toplum Kuruluşlarının Yasama Sürecine Katılımı ve Etkisi

Published by at 01:21 under Bilal UÇAR (Prof.Dr.)

yazdır / print

Doç.Dr. Bilal UÇAR

ÖZET:

Çağdaş demokrasilerde artık STK’ların yasama sürecine etkisi zorunlu bir ölçüt olarak değerlendirilmektedir. Yasama sürecine stk katılımı anayasal temel bir hak ve görevdir. Örgütlü toplumlarda halk, STK’ı ile daha tez, etkin ve verimli olarak her aşamasında yasama sürecine katılabilmektedir. Yasama sürecinde Halk iradesi ve kamuoyunun belirlenmesi ve aydınlatılmasında en etkili ve hızlı yöntemlerden biri de STK’ların araya ve devreye sokulması ve işlevlerinden yararlanılmasıdır. STK’lar, yasama sürecinde esas unsur olmayıp, destekleyici ve tamamlayıcı bir unsurdur. Kanunlaşacak taslak tasarı veya teklifler­ ile kanunların iptali ve değiştirilmesinde temsil ettikleri grup veya halk açısından daha iyi, ve uygulanabilir kanunlar çıkmasına olumlu katkı yapmaktadır. Bununla birlikte STK’ların yasama sürecine etkisinde aksayan ve eleştirel konular da bulunmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Yasama süreci, demokrasi, milli egemenlik,  halkın iradesi, kamuoyu, baskı unsuru, sivil toplum, STK; sivil toplum kuruluşları, dernek, vakıf.

GİRİŞ:

Temsili demokrasilerde vatandaşlar seçimler aracılığıyla kendile­rini temsil edecek ve kendi adlarına yasamada yer alacak vekillerini belirlerler. Hür seçimler halk iradesinin yasama sürecine doğrudan etkisidir. İki seçim arasındaki dönem­de etkin olabilmek için vatandaşların doğrudan veya STK vb aracılığıyla sürece katılım yollarının işletilmesi doğrudan demokrasiye  yaklaştırır. Bu yönetimlerde STK’lar; yasama organı ile halk iradesi arasında çok önemli temsilci, baskı grubu, emniyet süpabı, tampon ve aracı olarak yasama sürecine etkili olabilmektedir.
Yasama sürecine STK’ların etkin katılımı AB müktesebatı, BM, Dünya Bankası vb uluslararası kuruluş ve kamuoyunun zorunlu gördüğü ve teşvik ettiği bir erdemdir. AB katılım sürecinin en önemli katkılarından bir tanesi; sivil toplumun gelişmesi, yasama ve ülke politikalarının ve uygulamalarının oluşturulma sürecine olan etkisinin artmasıdır. STK’ların yasama sürecine etkin katılımı AB’nin önemli ölçütü ve göstergesidir. Yasama sürecinde STK’lar ile diya­logunun güçlendirilmesi ve hukuki çerçevesinin düzenlenmesi AB müktesebatına uyumda önemli ölçüt sayılmaktadır.[1]
Türkiye’de  geçmiş ve geleneğine uyumlu ve yaraşır bir düzeyde STK’ların doğrudan veya dolaylı olarak yasama sürecine gerçek manada daha etkin ve verimli katılımı onurumuz olacaktır. En önemli örneği; TBMM ve hükümetin yeni anayasa sürecine kendiliğinden STK’ları etkin olarak dahil etmeye çalışmasıdır. Günümüzde vatandaşların seçim ve siyasi partilerden sonra yasama sürecine etkin katılımı STK’lar aracılığıyla olmaktadır. Rejimlerin meşruiyetin­de STK’ların yasama sürecine katılımı en önemli gösterge olmuştur. Beetham ve Böyle, demokrasiyi bir derece olayı olarak tanımlar ve “Ortak karar verme sürecine halkın katılımı ve denetimi ile siyasi eşitlik ilkesinin hayata geçirilmesine bağlı olarak, rejimler demokrasiye yaklaşır veya demokrasiden uzaklaşır”[2] der.
Bilindiği gibi, dünyada çağdaş sosyal devlet anlayışının olmadığı dönemler de bile, kültür ve medeniyet tarihimizde atalarımızın cemiyet ve vakıflar vb STK’lar aracılığı ile toplumlara yaptığı tüm hizmetler, sosyal devletin yokluğunu o dönemde bile aratmamıştır. Günümüzde sosyal devletin görevi olarak kabul edilmekte olan hizmetleri; (eski batı toplumlarında bu konudaki açığı), STK’lar ile baştan beri kapatmış, bir bakıma sosyal adalet ve barışı sağlamıştır. Aynen Türk-İslam medeniyetindeki o hizmetler gibi, günümüzde bazı STK’ların amacı ile çalışma ve faaliyet konulan ve biçimi itibariyle topluma yaptıkları hizmetin sonucu, sanki sosyal nitelikteki bir kamu kuruluşu ve devlet dairesi hizmeti kadar topluma yararlı olmaktadır.[3] Bu yararlardan birisi olarak STK’ların yasama sürecine etkisi konusu aşağıda incelenip değerlendirilmektedir.

KONU VE AÇIKLAMALAR:

Hem AB üyelik süreci, hem de demokrasinin güçlendi­rilmesi bakımından yasama sürecine STK katılımının teamül ve kurum­sallaştırılması bir zorunluluktur. Çünkü STK’lar üstlendikleri olumlu işlevler sayesinde; İletişime açık bir alan oluşturmakta, Bireyleri örgütleyerek onların güçlerini çarpan etkisi ile artırmakta, Geleneği koruma duygumuz kadar, geleneksel bakış açılarına ters olan duygu ve düşünceleri de hoşgörü ile karşılama becerisi vermekte, çatışarak değil konuşarak ve ikna ederek sonuç alınabileceğini göstermekte, birlikte ama sabır gösterilerek çalışıldığında ve uygun yöntemler kullanıldığında sonuca çabuk ulaştırmaktadır. Daha hızlı ve verimli kalkınmaya özelleştirme ve KOBİ’ler gibi STK’lar da önemli katkı sağlamaktadır.[4]

STK ve Yasama Süreci etkileşim-Dönüşüm Şeması

Şemadan görüleceği üzere; STK’ın yasama sürecine katılımı ve etkisi sadece taslak tasarı ve teklifler için değil, Meclis kararları, par­lamenter denetim mekanizmalarının aktif olarak işletilmesi ve kanun­ların uygulanmasında ortaya çıkan sorunların tespiti için de yapılabi­lir. STK katılımı sadece yasama faaliyeti aşamasında değil, onaylanması iptali uygulanması ve uygulama sonuçlarının değerlendirilmesi aşama­larında da olmalıdır. Bundan da önemlisi yasaların ruhuna aykırı uygulanması ve yorumlanması sorunlarını STK istişaresi ve diyaloğu ile çözmek mümkündür.

STK’ın süreci etkilemesi ile daha net, objektif yasama yapılabilecektir. Görüşme tutanaklarına yansıyan diyaloglarından yasaların lafzen ve ruhen daha net ve objektif anlaşılması ve uygulanmasına katkısı olacaktır. Kurumsal olarak da parlamentonun vatandaşlar nezdindeki itibarı, güvenilirliği ve en önemlisi meşrulu­ğu artacaktır. STKların sürece katılmasıyla kanunlarda sık sık değişiklik yapma ihtiyacı da azalacaktır. Demokrasiye müdahale hevesindekilere hiçbir gerekçe bulunmayacaktır. Türkiye’ye çok şey kaybettiren 367 krizi ve cumhurbaşkanını yargılama örneklerinde olduğu gibi aynı konu ve davada mahkeme ve hakimlerin farklı karar vermelerinde bir çok hak sahipleri mağdur olmaktadır.

Yasama sürecinde STK görüşlerinin mutlaka dikkate alınması gerektiği ne kadar sağlıksız bir beklenti ise hiçbir şekilde dikkate alınmaması da o derece zarar vericidir. Mevzuattan ziyade teamül ve uy­gulamanın güçlendirilmesi için TBMM’nde STK’nın yasama sürecine en etkin katılımları komisyonlarda gerçekleştiğinden yönergesi de hazırlanmalı ve katılıma ilişkin ayrın­tılar belirlenmelidir. Kanun tasarılarının hazırlanması aşamasında STK katılımı tasarının içeriğine ve hazırlayan bakanlığa göre değişmektedir. Tasarılar ilk olarak ilgili bakanlık bürokratları tarafından hazırlanmakta, sonra ilgili bakanlık ve kurumlardan görüş alındıktan sonra revize edilmekte ve nihai olarak Başbakanlık tarafından TBMM’ne sunulmaktadır. Gerek ilgili bakanlık ve başbakanlık, gerekse TBMM aşamasında sağlıklı bir STK katılımının en önemli ayağı ön­ceden ve düzenli bilgi akışının sağlanmasıdır. Çünkü STK’lar sü­recin bir parçası olduklarını, görüşlerinin en azından dinlendiğini ve zaman zaman dikkate alındığını görecektir. Vatandaşların sürece katıldıklarını ve dikkate alındıklarını hissetmesi çıkan kanunların uy­gulanmasında daha duyarlı olmalarına neden olacaktır. Etkin katılım vatandaşların sisteme yabancılaşmasının önüne geçecektir. Milletve­killeri ise farklı bilgi kaynaklarına ulaşarak belki de tasarı veya tekli­fin hazırlık aşamasında gündeme gelmeyen birçok husus hakkında doğrudan bilgi sahibi olacaktır.

Yasama sürecinin aşamaları STK’lar tarafından yeterince detaylı bir şekilde bilinmediğinden katı­lım eksik kalmaktadır. Sınırlı sayıda STK sürece sınırlı bir şekilde katılmaktadır. Yasama sürecinin her aşamasında STKların ve örgütsüz sivil çoğunluğun etkisi ve kat­kısı mümkündür.Yasama sürecine STK’ların katılımı Parlamentoların içtüzüklerinde düzenlenmektedir. Anayasa ve kanunlarda da konuya ilişkin istisnai hükümler bulunmaktadır. STK’ların ya­sama ve yürütme organlarıyla ilişkilerini düzenlemeye yönelik çalış­malar yapılmıştır.[5]

Türkiye geleneği, AB müktesebatı ve uluslar arası hükümlerin öngördüğü çağdaş yönetişimde en önemli ayak, derneklerin ön sırada olduğu STK’lardır. İletişim kurarak yönetmek isteyen kamu yönetimi, toplumun duyarlılıklarını ve her türden talebini artık doğrudan veya dernek vb STK temsilcilerinden dinlemek durumundadır. Sisteme ve yasama sürecine siyasi partiler aracılığıyla katılım zorlaştık­ça, STKların rolü ve önemi artmaktadır. Milletvekilleri halkın seçilmiş meşru temsilcileri olmakla birlikte STK gibi başka temsilcilerle diyalogla daha verimli olabilir. Demokrasi açığını STK katılımı ile kapatmaktan başka yol kalmamaktadır.[6]

Anayasa Md. 80 gereği milletvekili “seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler.” Herkesi tatmin için STK’ların ve vatandaşların yasama sürecine katılımı SP’ler, STK’lar, milletvekilleri, parlamento ve demokrasi açısından gereklidir. TBMM İçtüzüğün 30. maddesindeki “Komisyonlar fikirle­rini almak üzere uzman çağırma yetkisine sahiptirler” hükmüne istinaden Komisyonlar, STK’ndan temsilci çağırıp dinleyebilir veya yazılı görüş isteyebilirler. Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 6 ve 7. maddelerinde sürece katılım düzenlenmiştir. 6. maddeye göre; “Taslaklar hakkında konuyla ilgili mahallî idareler, üniversiteler, sendika­lar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile STK’nın görüşlerinden de faydalanılır.” 7. maddesine göre ise; “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile STK’ı da taslaklara ilişkin görüşünü otuz gün içinde bildirir. Süresinde görüş verilmezse olumlu görüş verilmiş sayılır.

Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile STK’ı taslakları öncelikle kendi görevleri açısından inceler ve düzenleyici etki analizinde belirtilen hususların yerinde olup olmadığını değerlendirir.”

Kanun tasarı ve tekliflerinin TBMM’deki kanunlaşma süreci özetle: tasarı ve teklifler Meclise sunul­duktan sonra Meclis başkanı tarafından komisyonlara havale edilir. Her iş için bir esas komisyon belirlenir. İşin içeriğine göre bir veya birden fazla tali komisyon belirlenebilir. TBMM İçtüzüğünün 23. maddesi gereği tali komisyonlar havale edilen işin kendilerini ilgi­lendiren yönü veya maddeleri üzerinde esas komisyona görüş bildi­rirler. Genel Kurul görüşmelerinde esas alınacak metin esas komis­yon tarafından hazırlanır. Esas komisyon tali komisyonun görüşlerini dikkate alıp almamakta serbesttir. O nedenle STK temsilcile­rinin esas komisyon üzerinde odaklaşmaları daha yerinde olur.

Komisyon gündemleri komisyon başkanları tarafından belirlenir. İçtüzük gereği üyelerinin üçte biri tarafından Komisyona teklif edile­cek gündem üzerine komisyonlar, Başkanlarınca toplantıya çağrılır. Ancak pratikte toplantı çağrılarının neredeyse tamamı komisyon baş­kanları tarafından yapılmakta ve gündem de iktidar partisi veya partilerinin Meclis gruplarının önceliklerine göre belirlenmektedir. Bazı kanun tasarıları için oluşturulan komisyonların çalışma süre­leri uzun sürmekte ve STK’ların katkı yapmak için yeterli zamanı olmaktadır.

STKun yasama sürecine etkin katılımı için en uygun zemin komisyon aşamasıdır. Özellikle alt komisyon oluştu­rulması STK katılımım kolaylaştıran bir faktördür. Genel Ku­rul görüşmeleri sırasında katılım komisyona nazaran daha zordur. STK katılımı komisyona, komisyon baş­kanına, görüşülen işin niteliğine ve aciliyetine göre değişmektedir. Komisyon başkanları da genellikle kamuoyu tarafından bilinen STK’ı temsilcilerini toplantılara davet etmektedir. Tasarı ve tekliflerin komisyonlarda görüşülmesinde STK temsilcileri tarafından yapılacak sunumlara ilişkin kurallar genellikle komisyon tarafından belirlenmektedir. Sunumların ardından milletvekille­ri STK temsilcilerine sorularını sorar.[7]

Kanun teklifi için sadece bir milletvekilinm imzasının yeterli olması önemli bir kolaylıktır. STK’lar milletvekille­rinden belli bir konuda kanun teklifi hazırlamalarını isteyebilecekleri gibi milletvekilinden kendi hazırladıkları teklifi imzalayıp Meclis Başkanlığına sunmalarını da isteyebilirler. Komisyona havale edilen bir işin bütün yasama dönemi boyunca gündeme alınmaması muhtemeldir. Bunun tek yaptırımı İçtüzüğün 37. maddesinde düzenlenen doğrudan Genel Kurul gündemine alın­ma mekanizmasıdır. İçtüzüğün 37. maddesine göre tasarı veya tekliflerle kanun hük­münde kararnamelerin havale tarihinden itibaren en geç 45 gün içinde esas komisyonda görüşülmesi  yani o işi görüşüp raporunu vermesi gerekir.

Aksi hal­ de hükümet veya teklif sahipleri bu sürenin bitiminde tasarı, teklif veya kanun hükmünde kararnamenin doğrudan Genel Kurul günde­mine alınmasını isteyebilir. Doğrudan gündeme alınma reddedilirse teklif tekrar ilgili komisyon­ da beklemeye devam eder ve 45 gün sonra yine bir önerge ile doğru­dan Genel Kurul gündemine alınması istenebilir. Doğrundan Genel Kurul gündemine alınma istemleri bir iki istisna hariç iktidar partisi veya partilerinin oyları ile reddedilmektedir. Ancak kısa da olsa ilgili teklif hakkında Genel Kurulun dikkati çekilmektedir. Dolayısıyla ka­nunlaşma ihtimali düşük de olsa belli konular kanun tekliflerine ko­nu edilip STK’lar tarafından takip edilerek bu yolla Meclis gündemi­ne taşınabilir.  STK özellikle muhalefet partilerine mensup milletvekillerine ulaşmak suretiyle itirazlarının muhalefet şerhi olarak komisyon rapo­runda yer almasını sağlayabilirler.[8]

Tasarı veya tekliflerin komisyonlarda görüşülmesi sürecinde STK temsilcilerinin özellikle esas komisyon üyelerini etkilemeye yönelik çalışma yapma­ları gerekir. Ancak bu aşama öncesinde genel olarak komisyon üyesi olsun olmasın milletvekilleri ziyaret edilip görüşler aktarılabilir. Çün­kü İçtüzüğün 31. maddesi gereği her milletvekilinin komisyon top­lantılarına katılma ve konuşma yapma hakkı vardır.

Her türlü yasama süreci grup başkanvekillerinin gözetiminden geçtiğinden STK’ların grup başkanvekillerini ikna etmeleri tesirli ve önemlidir. Yüz yüze görüşmenin etkili olabilmesi için STK temsilcile­ri son derece hazırlıklı olmalıdır. Kısa süre içerisinde özet bir sunum­la sorunu tanımladıktan sonra detaylara ilişkin rapor sunulabilir. STKları için komisyon aşaması­na nazaran daha zor olmakla birlikte Genel Kurul aşamasında da sü­rece katılma ve katkı yapma imkanları vardır.[9]

Genel Kurul aşamasında katılım milletvekilleri tarafından yapıla­cak konuşmalara katkı sağlamak, soru-cevap işlemi sırasında millet­vekillerine sorabilecekleri sorular iletmek ve değişiklik önergelerine katkı yapmak şeklinde olabilir. Genel Kurul aşamasında tasarı veya teklifin tümünün oylamasın­dan önce taslak ve madde metnine müdahale etmek ve değiştirmek mümkün­dür. İçtüzüğün 89. maddesine göre esas komisyon veya Hükümet, Anayasa değişiklikleri dışındaki tasarı veya tekliflerin tümünün oy­lanmasından önce, belli bir maddesinin yeniden görüşülmesini gerekçeli bir önerge ile bir defaya mahsus olmak üzere isteyebilir. Bu istem Danışma Kurulunun görüşü alındıktan sonra Genel Kurulca, görüşmesiz ve işaret oyuyla karara bağlanır.

TBMM’den sonra kanunun iptali ve değiştirilebilmesi için STK, Cumhurbaşkanının ilgili kanunu vetosuna, bir daha görüşülmek üzere TBMM’ye geri göndermesine, referanduma ve Anayasa Mahkemesine başvurabilir.

STK’ları ortak platformlar oluşturmaları halinde yasama sürecinde daha etkin olabilirler. Ortak platformlar aynı alan­da çalışan STK’larm görüşlerini olgunlaştırıp hükümete veya Meclise sunmaları için iyi bir yöntemdir. Platformların göz ardı edilme ihti­mali bireysel STK,na göre daha zordur. İleri sürü­len görüşlerin arkasında birçok STK örgütünün olduğunun bilinmesi etkinliği arttıran bir faktördür. Ortak platformların TBMM’deki daimi komisyonlar açısından pratikteki en büyük faydası özellikle üzerinde uzlaşılan görüşlerin hazır olarak sunulmasıdır.

STK temsilcileri kendilerini kanun yapıcı konumunda görmemelidir. STK temsilcilerinin en önemli görevi ha­zırlanan taslak tasarı veya teklifin temsil ettikleri kitle veya kamu yararı açısından özellikle sakıncalarını ortaya koymaktır. Sonuçta kabul edilecek kanun herkes için bağlayıcı olacağından hükümet veya Meclis aşama­sında toplumun tüm kesimlerini memnun edecek bir formül arayışı ağır basmaktadır. Sonuç olarak sürece katılım ve etki sadece taslak tasarı ve teklifler için değil, Meclis kararları, par­lamenter denetim mekanizmalarının aktif olarak işletilmesi ve kanun­ların uygulanmasında ortaya çıkan sorunların tespiti için de yapılabi­lir. yasama sürecinde STK görüşlerinin mutlaka dikkate alınması gerektiği ne kadar sağlıksız bir beklenti ise hiçbir şekilde dikkate alınmaması da o derece zarar vericidir.[10]

SONUÇ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ:

Dernekler ve vakıflar başta olmak üzere STK’lar, bazen birçok nedenle devletin resmi olarak bürokratik devletçilik anlayışı ile yapamadığı veya baş edemediği başarısız görev ve hizmetleri bile gönüllü olarak mükemmel şekilde yasama sürecine ve topluma arz edebilmektedir. Ayrıca kamu kurumu tarafından yasama sürecinde çözülmesi mümkün olamayan bir takım sorun ve eksiklerin giderilmesinde aracılık ta eden kuruluşlar olarak görülmektedir. Siyasi iradenin kararlı ve istekli olması STK’ların sürece  katılımını ko­laylaştıracak en önemli unsurdur. Böyle bir iradenin varlığı geri kalan süreci çok kolaylaştıracaktır. Aksi halde STK’lar ne kadar istekli ve gayretli olursa olsunlar sürece müdahil olmakta ve sonuç almakta zorlanacaktırlar. Genel olarak yasama sürecine STK katılımının hem STK’lardan, hem de yasa hazırlayan kamu kurumlarından kaynaklanan sorunlar nedeniyle istenilen sevi­yede olmadığı görülmektedir. Bakanlıklar, hü­kümet ve Meclis STK’ların da sürece etkin katılımını sağlamalıdır.

İçtüzük ile Yönetmelikteki hükümlerin bağlayıcı olmamakla birlikte önemli bir teamül ve disiplin olduğu söylenebilir. TBMM İçtüzüğünde değişiklik yapılarak benzer hükümlere yer verilebilir. Yeni Anayasa’da yer verilebilir ve gerekli diğer düzenlemeler de yapılabilir. Ancak STK katılımı, teamülün geliştirilmesi ve uygula­manın güçlendirilmesi ile de iyileştirilebilir. Bakanlıklar, Başbakanlık ve TBMM’de STK iletişim birimlerinin kurulması, STK’na bilgi sağlanması ve sürecin detayları hakkında STK mensuplarının eğitilerek kapasitelerinin arttırılması katılımı kurumsallaştıracak, hem yasama sürecinin detaylarını, hem de yasa­ma tekniğini iyi bilmekle sürece daha etkin ve verimli katılım olacaktır.
Farklı bir açılım olarak Anayasa ve önemli kanunlar için milletvekillerinin se­çim bölgelerinde halk ve STK ile yasama görüşme ve toplantıları da düşünülebilir. Bu sadece tasarı ve teklifler için değil, Meclis kararları, par­lamenter denetim mekanizmalarının aktif olarak işletilmesi ve kanun­ların uygulanmasında ortaya çıkan sorunların tespiti için de yapılabi­lir.

STK’nın yasama sürecine istenilen seviyede katılamıyor olmasının hem kamu kurumlarından hem de STK’nın kendilerinden kaynaklanan bazı sorunlar var­dır. Bunlar genel olarak yasama sürecine ilişkin bilgiye erişme soru­nu, STK’nın yasama sürecine ilişkin teknik bilgisinin yetersiz olması, STK’nın konulara katı ideolojik yaklaşımları, TBMM’de ge­rek komisyonlar gerekse Genel Kurul gündeminin belirsizliği ve hızlı yasama süreci olarak özetlenebilir.

Sonuçta STK katılımı ile pratik olarak daha güçlü ve uzun ömürlü kanunlar yapılmış olacak, hem AB müktesebatına uyum hem de demokrasi gelişip güçlenecektir.

KAYNAKÇA:

Kitaplar:

A. Şeref Gözübüyük, Anayasa Hukuku Anayasa metni ve 11. protokole göre hazırlanmış avrupa insan hakları sözleşmesi, Turhan K. Ankara 2008
Akgündüz A.-Cin H., “Türk Hukuk Tarihi”, Selçuk Ünv. Y., Konya, 1989; Akgündüz A., “Mukayeseli İslam ve Osmanlı Hukuku Kulliyatı”; İslam Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi, Osmanlı Araştırmaları Vakfı Y. İstanbul.
Avrupa Komisyonu Türkiye İlerleme Raporları, Avrupa Birliği Bakanlığı ve Genel Sekre­terliği web sayfası, http://www.abgs.gov. tr/files/AB_Iliskileri/AdaylikSureci/ilerleme Raporlari/turkiye_ilerleme_rap.
Bakırcı Fahri, “Türkiye Büyük Millet Meclisinde Yasama Sürecine Sivil Toplum Katılımı”, Yasama Sürecine Sivil Toplum  Katılımı: Bir Sistem Arayışı  Paneli,  Yasama Derneği, www.yasader.org.
David Beetham-Kevin Böyle, Demokrasinin Temelleri, çev. Vahit Bıçak, Ankara
Ergun Özbudun, Perspectıves On Democracy In Turkey, Turkish Political Science Association Ankara 1988
Neziroğlu İrfan “Sivil Toplum Örgütlerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde Kanun Yapım Sürecine Katılımı”, Haluk Konuralp Anısına Armağan, Cilt II, Ankara, Yetkin, (2009); Türk Parlamento Hukukunun Temel Kavramları, Ankara: Seçkin, 2008.
Kanun yapım süreci sempozyumu17.1.2011, TBMM Basımevi Ankara 2111
Orhan Kemal Cengiz; Sivil Toplum Kuruluşları için Hukuk El Kitabı, Sivil Toplum Geliştirme Merkezi
TC Anayasası ve TBMM İçtüzüğü, TBMM Basımevi Ankara 2111
Türk Siyasal Partilerinde Örgütlenme ve Liderler Oligarşisi, Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi
STK Yönetişim Rehberi; Türkiye Sanayicileri ve İşadamları Derneği – Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı Ekim 2007 ist.
Sivil toplum için yasama sürecine katılım el kitabı, Yasama Derneği Y. Ankara, 2011, web  sayfası, www.yasader.org
Uçar B., (TMK) Dernek-Vakif Mevzuatı, AB ve Türk Medeni Kanunu uyumlu, 2002  ;  Dernek-Kulüp-Vakif (ile KOBI vb İşletmesi) Maliye Muhasebe Vergisi, AB ve Türk Medeni Kanunu uyumlu birleşik (Resmi Mesleki Çalışma)  2006  Adalet Y.,  Ankara.
Yasama el kitabı, TBMM Basımevi Ankara 2111
Yasama Sürecine Sivil Toplum Katılımı: Bir Sistem Arayışı” paneli yayın. Yasama Derneği web sayfası, www.yasader.org.
Dergiler:
Uchar B., Legislation of SME association and charity of Turkish Republic in accordance with EU / Сборник научных трудов «Эдилет», -Алматы, 2010, №1, 105-108-б.;  AB müktesebati ve ülkeleri ile Türkiye dernekler mevzuatinin karşilaştirilmasi, Mevzuat Dergisi SAYI: 149, MAYIS 2010, İST.
Учар Б. Либерализм жана социалдык демократия / Жусуп Баласагын атындагы Кыргыз улуттук университетинин жарчысы, 2009, 5-чи сер. 2-чи чыг. 501-509-б.; Түрк-Ислам ааламы жана анын либералдык-социалдык демократиясы жана укугу Кыргыз Р. Чүй Университети журналы 2010 – Жыл Бишкек,
SKİP-Türkiye’de STK ve Kamu Sektörü Arasında İşbirliğinin Temelleri, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği, Proje Kazanımları Ekim 2005-Aralık 2006
Yasama Dergisi, Yasama Derneği, www.yasader.org.

[1] Avrupa Komisyonu Türkiye İlerleme Raporları, Avrupa Birliği Bakanlığı ve Genel Sekre­terliği web sayfası, http://www.abgs.gov. tr/files/AB_Iliskileri/AdaylikSureci/ilerleme Raporlari/turkiye_ilerleme_rap.
[2] David Beetham ve Kevin Böyle, Demokrasinin Temelleri, çev. Vahit Bıçak, Ankara
[3]  AKGÜNDÜZ A.-CİN H., “Türk Hukuk Tarihi”, Selçuk Ünv. Y., Konya, 1989; AKGÜNDÜZ A., “Mukayeseli İslam ve Osmanlı Hukuku Kulliyatı”; İslam Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakfı Müessesesi, Osmanlı Araştırmaları Vakfı Y. İstanbul.;
[4] UCHAR B., Legislation of SME association and charity of Turkish Republic in accordance with EU / Сборник научных трудов «Эдилет», -Алматы, 2010, №1, 105-108-б.;  UÇAR B., AB müktesebati ve ülkeleri ile Türkiye dernekler mevzuatinin karşilaştirilmasi, Mevzuat Dergisi SAYI: 149, Mayis 2010, İST.; (TMK) Dernek-Vakif Mevzuatı, AB ve Türk Medeni Kanunu uyumlu, 2002  ;  Dernek-Kulüp-Vakif (ile KOBI vb İşletmesi) Maliye Muhasebe Vergisi, AB ve Türk Medeni Kanunu uyumlu birleşik (Resmi Mesleki Çalışma)  2006  Adalet Y.,  Ankara.
[5]İrfan NEZİROĞLU“Sivil Toplum Örgütlerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde Kanun Yapım Sürecine Katılımı”, Haluk Konuralp Anısına Armağan, Cilt II, Ankara, Yetkin, (2009).
[6] УЧАР Б. Либерализм жана социалдык демократия / Жусуп Баласагын атындагы Кыргыз улуттук университетинин жарчысы, 2009, 5-чи сер. 2-чи чыг. 501-509-б.; Түрк-Ислам ааламы жана анын либералдык-социалдык демократиясы жана укугу Кыргыз Р. Чүй Университети журналы 2010 – Жыл Бишкек,
[7] Bu konuda bkz: Dr. Fahri Bakırcı, “Türkiye Büyük Millet Meclisinde Yasama Sürecine Sivil Toplum Katılımı”, Yasama Sürecine Sivil Toplum  Katılımı: Bir Sistem Arayışı  Paneli,  Yasama Derneği, www.yasader.org.
[8] Bkz. Doğrudan gündeme alma önergesine ilişkin daha detaylı bilgi için İrfan Neziroğlu, Türk Parlamento Hukukunun Temel Kavramları, Ankara: Seçkin, 2008.
[9] Bkz. Sivil toplum içinyasama sürecine katilim el kitabı, Yasama Derneği Y. Ankara, 2011, web  sayfası, www.yasader.org
[10] Bkz. Yasama Derneği tarafından 19.11.2007 tarihinde TBMM’de düzenlenen “Yasama Sürecine Sivil Toplum Katılımı: Bir Sistem Arayışı” konulu panel vb. yayınları, Yasama Derneği web  sayfası, www.yasader.org. Yasama Derneği bu konuda uzman dernek olup konferans, seminer ve projelerle yasama süre­cine katılımda STKlarına destek olmaktadır. “Yasama Sürecine STK Katılımı El Kitabı”nda özellikle TBMM’deki bütün katılım alterna­tifleri STK’nın bilgisine sunulmaktadır.

2 responses so far

2 Responses to “Sivil Toplum Kuruluşlarının Yasama Sürecine Katılımı ve Etkisi”

  1. B.UÇARon 09 Oca 2012 at 00:20

    yayınlayana teşekkürler

  2. B. T. TOKTOBAYEVon 09 Oca 2012 at 00:25

    YAZARIN BOŞLUĞU DOLDURAN MAKALESİNE VE YAYINLAYANA TEŞEKKÜRLER

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.