Şub 02 2010

Tam Gün Mutluluklar Dilerim

Published by at 00:04 under Osman GÜLSEVER (Dr.)

yazdır / print
 Herşeyden önce elimden geldiği kadar bu yasanın getirdiklerini ve götürdüklerini aklı selim olarak analiz etmeye çalışacağım. Her türlü eleştiriye açık olduğumu yazının başında ifade etmek isterim. Asıl konuya girmeden önce çok üzüldüğüm bir durumu burada belirtmek isterim. Bir internet haber sitesinin tam gün ile ilgili yazısının altındaki yorumları okuduğumuzda çok oldum. Benimle birlikte bir çok meslektaşım da aynı şekilde dehşete düştü. Yorumları yazan halkımın insanı sanki zor günlerinde yanlarına koştukları hekimlerin hakkında kan davalısının hakkında yazıyordu sanki. Anlayamadık bu nefretin sebebini. En ılımlı davrandığını düşünen meslektaşlarım bile bu yazılanları okuduktan sonra nasıl hekimlik yapabilirim ben, gelen insanlara nasıl sevgi ile bakabilirim demekten kendini alamadı.  Unutmamak gerekirki çok zor şartlarda görev yapan hekimler, genel olarak kendi ailesine veremediği, zaman, sevgi ve ilgiyi hastalarına vermektedirler. Bunda hiç istisna yok mudur? Her meslek grubunda olduğu kadar.

Asıl konuya girmek gerekirse. Tam gün yasasının hekimlere getirdiği tek olumlu gelişme aslında zaten olması gereken, şimdiye kadar hep ihmal edilmiş olan emeklilik gelirindeki artıştır. Üniversite seçme sınavlarında % 1’lik dilime girenlerin tercih ettiği bir meslek grubu olduğunu idrak ettiğimizde statü olarak dengi meslek gruplarına bakılacak olursa şimdiye kadar yapılan ayıptı bana göre. Tüm dünya da beyine para harcanırken, bizim ülkemizden beyinlerin kaçmış olması bu taraftan bakılacak olursa hiç şaşılacak bir durum değil.

Getirisinin çok daha fazla olduğu reklamı ne kadar çok yapılsa da, çalışma şartlarının standardı düşünüldüğünde, hekimlerin zaten aldığı paranın adını değiştirmekten başka bir durum değildir yapılan. Döner sermayenin bir kısmı maaş ile birlikte peşin ödenecektir. Bu total para üzerinden emeklilik kesintisi yapılacaktır. Ek olarak mesleki sorumluluk sigortası ile ek bir kesinti daha yapılacaktır. Yani aslında hekimlere zam falan yapılmamıştır.

Bir eleştiri konusu da,  yasadan ziyade yasanın kamuoyuna aksettirilişi konusunda sıkıntımızı ve yaramızı ifade edelim. Doktorlara %41, %70 zam yapılıyor şeklinde aksettirilen yasada hekimler aslında zam falan almamaktadır. Çok yoğun koşullarda çalışan hekimlerin performans sistemi çerçevesinde aldığı total paranın bir kısmını maaşta gösterilmesidir.  Bundan fayda sağlayacak hekim arkadaşlar ücra köylerde döner sermaye alamayacak olan hekim arkadaşlardır. Yoksa çok yoğun ortamda çalışan hekim arkadaşların gelirlerinde bir artış ancak, evine gitmezse, çocuğunu ve ailesini görmezse, mesai saati bittiğinde başka bir hastanede çalışırsa olacaktır. Uzman hekimler çerçevesinde bakıldığında muayenehanesine gideceğine başka hastanede kamuya hizmet etsin denilebilir belki ancak, muayenehanesi olmayan hekimler için tam anlamı ile ceza yasası olmuştur.

Tam günü desteklemeyen hekim arkadaşlarımız olabilir ancak ben sonuna kadar destekliyorum elbette. Kamuda çalışan bir hekimin özelden para kazanmasını, bu parayı kazanırken kamu hastanesinin olanaklarını kullanmasının mantıklı bir açıklamasını bulmak çok zor.

Ancak diğer taraftan uzman olmak için çok uzun zaman ve çok fazla özveride bulunan hekimlerin hakkının farklı olması gerekir. Elbette Türkiye ekonomik olarak hala gelişmekte olan ülkeler arasındadır. Ancak bu şartlarda bile hekimlerin daha değerli olduğunu düşünüyorum. Peki siz sağlığınızı emanet ettiğiniz hekimlerin sosyal refah seviyesinin ne düzeyde olmasını istersiniz?

Bir gece vakti ateşli çocuğunuzu getirdiğiniz hekimin, gece sizi hayatta tutmak için canınızı emanet ettiğiniz hekimin vs vs. sosyal düzeyi sizin için ne düzeyde olmalı. Bunu düşünmek gerekir.  Çünkü buna bir değer biçtiğinizde bundan sonra gelecek nesillerin bu mesleği ne ölçüde tercih edeceğine de karar vermiş olacaksınız. Bu mesleği caziplikten çıkardığınızda sağlığınızı emanet ettiğiniz kişilerin Üniversite Sınavlarında %1’lik dilime girebilenlerin değil %10’un altındaki sıralamada kalanların eline emanet etmekten gocunmam diyeceksiniz.  Bunu iyi düşünmek gerekir.

Diğer taraftan tabipler odasının ve bazı meslektaşlarımın aksine ben performans sisteminin kaldırılmasına karşıyım. Ne yazık ki performans sistemi bir noktada hasta memnuniyetinin önemsenmesini sağlamakta. Hastalar iyileştiren hekimi tercih etmekte buşekilde hekim kazancını arttırabilmektedir. Performans sisteminin suistimali yok mudur? Kötü olan kişi her sistemin kötüye kullanım yollarını bulacaktır.  Performans sistemi suistimalin yapıldığı ne ilk sistemdir ne son sistem olacaktır.

Tam gün yasasının hastalara getirileri büyüktür. Hasta tam gün yasası öncesi ne yazıkki muayenehanelerde süründürülmüştür. Bazı hekim arkadaşlarımız kamu hastanesi olanaklarını kendi kazançları için ne yazık ki kullanmışlardır. Bunun ortadan kalkması çok olumludur.  Ancak ciddi bir kazanç ile desteklenmediği takdirde bu yasa ile riskli hekimlik gruplarında sıkıntı yaşanacaktır. Kimse riskli girişimlerde bulunmayacak, çok fazla ihtiyacımız olan pediatri, dahiliye, kadın doğum ve cerrahi uzmanlıklarının tercihi azalacaktır.  Zaten son dönemlerde hekim arkadaşların uzmanlık tercihleri daha az hasta gördüğü temel bilimlere kaymaktadır.  Umalımda ileriki dönemlerde bunun sıkıntısın hastalarımız çekmesinler.

Genel olarak niteleyecek olursak, tam günü destekliyorum ancak yasanın bu hali teknik  direktörüne 100 milyar üzerinde maaş veren bir ülkenin ayıbıdır. Bu ayıp bilindiği gibi sadece tıp sektörünün değildir elbette. Bunu inkar edecek değilim ancak bir hekim olarak kendi meslek grubununun rahatsızlığını dile getirmek benim görevim. Herkes kendi hakkını savunabilecek  zekadadır.

No responses yet

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.