Eyl 15 2010

Yapı Denetimi Sorunları

Published by at 00:03 under Jale İYEM

yazdır / print

Yapı Denetimi Sorunları

Jale İYEM

Yapı denetimler, son günlerde, 5 Şubat 2008 tarihli Yapı Denetim Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile beraber tekrar gündeme geldi.  Yayınlanan yönetmelikle yapı denetim faaliyetleri yeniden tarif edilerek kuruluş ve çalışmaları ile ilgili olarak bir takım değişiklikler getirildi.

Bu değişikliklerin özetle anlamı şöyle: “Sorumlu ve yetkisiz yapı denetim, sorumlu olmayan ve yetkili belediyeler.” Böylece sistem 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu’nun amacının dışına çıkarak, fonksiyonlarını yerine getiremeyen, yetki ve sorumluluk açısından karmaşa içine sokuldu.

Yapı denetim firmalarının her ne kadar 1999 depremi sonrası ilk amacı “depreme dayanıklı yapılar ” inşa ettirmek idiyse de, yapı denetim firmaları bugün evrak ve bürokrasi kıskacında. Belediye ile müteahhit arasında sıkışmış durumdalar. Yapı denetim firmalarının durumu, adeta “ne hacıya ne hocaya yaranamamış” ve idam sehpasına ne zaman çıkarılacaklarını bekleyen idam mahkumundan farklı değil gibi..

Sorumlu Sayın Bakanın, “Yapı denetimlerden yana sıkıntımız var” açıklaması üzerine düşünecek olursak; bir sıkıntının olduğu aşikar. Ancak aslolan söz konusu sıkıntıların nedenlerinin ne olduğudur. Öncelikle nedenler irdelenmelidir.

-Yetki veren de denetleyen de aynı bakanlık. Peki sorun nerede?

Yapı denetim firmalarına yetki veren de, yapı ve  proje denetçilerine  yetki veren de yine aynı bakanlık. Söz konusu kurumları denetleyen ve diğer idareleri söz konusu işin içine sokan da aynı bakanlık… Peki, sıkıntı nedir?
80 yaşında, gözü görmeyen, 12 yıl sigortalı olarak bir devlet kuruluşunda masa başında oturmuş ama yönetmelik, mevzuat ve kanundan habersiz mühendis ve mimarlara denetçi belgesini verip yeterliliği aramayan bakanlık, yapı denetimlerden nasıl şikâyetçi olur!

Firma sahiplerinin yetkisi olmayacak, denetçiler yapıyı denetleyecek, hata olursa firma kapatılacak, mal sahibi ve müteahhit ceza almayacak, belediye göz yumacak, yapı denetim firmaları kapatılacak. Neden yapı denetimlerden şikayet varmış!

Sözkonusu sistemde zaten bundan başkası da beklenirse saflık olur herhalde.

-Müteahhitlik için hiçbir standardımız yok!

Denetçileri geçelim bir de müteahhitlere gelelim!….

Türkiye’de berber olmak için bile ustalık belgesi istenirken, müteahhit olmak için hiçbir yeterlilik ve standart aranmıyor. Paran varsa, sabah kalktığında müteahhit olabiliyorsun. Bu konuda en özlü sözü herhalde TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar söyledi. Söylediği söze katılmamak içten bile değil. Erdoğan Bayraktar’ın da ifade ettiği gibi “Bu  ülkede çıraklık yapmamış olan, ustalığı bilmeyen, kalfalık seviyesine ulaşmamış insanlar müteahhitlik yapıyor, sıkıntımız bundan.”
Proje müellifi, mal sahibi, müteahhit, belediye kafa kafaya verip bildiğini yapıyorsa, yapı denetim firmaları sorumlu olmasına rağmen yine söz konusu yapı denetim firmaları yetkisiz ise, “Demoklesin Kılıcı” yapı denetim firmalarının ensesinde duruyorsa; yapı denetimler ne yapsın!…

Evet ….

‘Yapı Denetimler’den şikâyetimiz var. Duyanlar duymayanlara duyursun!

One response so far

One Response to “Yapı Denetimi Sorunları”

  1. gündüz özışıkon 20 Ağu 2009 at 14:45

    Jale Hanım,
    “Yapı Denetiminden” niye şikayet olunur ki. Bu durum sadece, “Yapı Denetimi” isminin yanlış konulmasından gelmektedir. Genel hukuk kurallarına ve fonksiyonlarına göre, yapı sahibine karşı sorumlu olanların, yine yapı sahibinin isteklerine göre, “nasıl denetleneceğini” aralarında hazırlanması öngörülen çalışma şartları içinde ve sadece yapı sahibine karşı ve onun teknik müşaviri olabilecek olan, yapı denetiminin işlevleri bahis konusu olabilir. Genelde zannedilen ve umulan husus, yapı denetiminin, “ulu yönetim” adına yapıldığı kavramının hakim olmasıdır. Hasta karşısındaki tabip veya davacı karşısındaki hukuk temsilcisinin yapabileceği kadardır onun etkisi veya yetkisi.
    Kısaca: “Yapı Denetimi” görev de-ğil, sadece yapı sahibine karşı yapılan “HİZMETTİR”. Eğer, yapı sahince her hangibir ödeme yapılmamış ve zorlama var ise, o zaman da “angarya”dır. Zannederim, ayni görüşteyiz.
    G.Özışık

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.