Ağu 05 2009

Bagajlar, Çantalar, Cüzdanlar…

Published by at 00:02 under Ramazan DOYUK

yazdır / print
Bir anda Türk’lük damarlarım kabardı yine… Bagajlar, çantalar, cüzdanlar… İçlerine birşeyler dolduralım ve çıkalım uzun yolculuklara... Çinli prenses uğruna yurdumuzun kutlu taşını Çinlilere kaptırıp düşelim yollara… “biz göçerük buralardan geçerük… geçmeyesüz bizimdir bu diyar… hıyarr! sen bana hıyar mı dedin…. ila ahir…”       

Dünya ahvalini anlamış, feleğin çemberinden geçmiş ilk sıradaki millet biz miyiz acaba? Belki de demişiz ki: “bu dünya fani”…  Hani nasıl derler: ” Yiyip içtiğin senin olsun gezip gördüklerini anlat.” misali gezelim görelim demişiz. Diyar diyar gezmişiz, bir yerlerde göçerlikten vazgeçip kalıcı olmak istemişiz ama oraları da hep sahiplenen birileri olmuş; onlarla bir “diyar “, “hıyar” kavgası gütmüşüz… Gülmeyin!!!… Açın tarih kitaplarını okuyun; okumaya üşeniyorsanız da o zaman bana inanın yahuuuu!!! Boş bulduğumuz bir dünya toprağı olmamıştır. Her zaman için birilerinin yaşadığı bir yerlere gidip oralara yerleşmek istemişizdir… Sürekli bir kavga hali… “Sen bana hıyar dedin, hem de bebücüklerin yanında!!!”; “hıyar demedi”, “ne dedi! ne dedi!”; “memleket!”… Fark etmez; ok yaydan çıkmıştır bir kere ve Türk’ün yılmaz gücü “tıraşçı deyyusları” her seferinde alt etmeyi bilmiştir. Ancak ve ancak ismi “fırıldak” da olsa “pervane” de olsa değilmi ki Orhan Gazi adına “devlet” adına kellemizi kesecek, kestirecek “pervane efendü sen ****sün” demişiz… Karşımızdakini bilmişiz ( sen ****sün), bildiğimizi cümle aleme bildirmişiz, tanımışız saygıda kusur etmemişiz (efendü); amma velakin kelleyi de kaptırmışızdır… 

Gelelim bugünlere… 

Bugün de bir yandan bagajlarımız, çantalarımız, cüzdanlarımız kapanın elinde kalmaya devam ediyor, bir yandan da diyar diyar göçerliğe devam ediyoruz… Hikaye aynı hikaye… 

Saygılar Ezel Akay….

No responses yet

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.