Tem 30 2009

Cezayir Sokağı… Tantavi Parkı… Köksüzlük…

Published by at 00:02 under Ramazan DOYUK

yazdır / print
Uzun zamandır dilime dolanıp da bir türlü ete kemiğe büründüremediğim bir konu idi “Cezayir Sokağı”, kısmet bu güne imiş… 

Efendim ben de bilmem ama bir zamanlar Beyoğlu’nda Cezayir Sokağı ya da Cezayir Çıkmazı diye tesmiye olunan bir yer varmış. Güzide belediyelerimiz ki bunlar Büyükşehir ile Beyoğlu Belediyesi oluyorlar, buraları bir güzel restore edip adam etmeye ve turizme kazandırmaya karar vermişler ve de bunu yapmışlar… Buraya kadar bir sorun yok sorun burdan sonra başlıyor, restore ettik hadi bir de buranın adını değiştirelim şöyle afili bir isim bulalım demişler ve de bula bula “fransız” sokağı adını uygun bulmuşlar… 

Cezayir Afrika kıtasının bize en yakını en çok benzeyenidir. Bir zamanlar oralarda üç kardeş yaşardı: Oruç, İlyas ve Hızır… Aslen Osmanlı sipahisi olup Midilli’de doğmuşlardır. Önce Oruç Reis akabinde de yerine geçen ve lakabını (Barbarossa yani kızıl sakal) devam ettiren Hızır Reis (abisinden Barbaros’u Osmanlı’dan Hayrettin’i alarak) Cezayir’de Avrupa’ya kök söktüren bir deniz gücüne dayalı devlet kurarlar, korsanlık yaparlar, Avrupa devletlerini haraca bağlarlar… Akabinde Osmanlı’ya katılırlar ki Hızır Reis Osmanlı’ya katıldıktan sonra Barbaros Hayrettin Paşa olarak tarihe kazınır… 

Cezayir savaş olmadan Osmanlı’ya katılan, tarihinin hiç bir döneminde Osmanlıya sorun çıkarmamış bir devlettir ve “dayı” kültürü başta olmak üzere hatıralarımız bu ülkede yaşamaya devam etmektedir. 

fransızlar sömürücü faaliyetleri gereği yıllarca Cezayir’in iliğine yapıştı en son bağımsızlığına kavuşmasını sağlayan savaşlar sırasında milyonlarca Cezayirli’yi inanılmaz işkencelerle katlettiler… 

…… 

Ümraniye’de Tantavi Parkı ismi ile yıllardır anılan bir park var idi, artık yok. Yıllarca adres verirken Tantavi Parkı’nı geç… Mevlana Parkı’nı geç filan derdik; artık Tantavi Parkı’nın yerinde Fahir İlker Parkı diye bir tabela var… Bu yıl ölümünün 800. yılı olduğu için sanırım Mevlana Parkı bir süre daha ismini koruyabilir ama ondan da şüpheliyim. Bir kaç yıl sonra ” her çocuk bir can hasan mutlucan” gibi bir isme de bürünebilir… Tantavi Parkında festival düzenlenirdi geleneksel bilmem kaçıncı Tantavi Şenlikleri filan… Artık ne diyeceğiz bu şenliklere? Eskiden olsa 10. Tantavi… ama artık yeni 1. Fahir İlker Parkı Şenlikleri mi? 

Köksüzlük bu toplumun bu toprakların en büyük sorunu; toplumsal hafıza kaybı yaşadığımız… ve buna her kesimden insanlar çanak tutuyorlar. Bir yerlere isim koymadan önce düşünün, olan bir ismi varmı? Toplum tarafından kabul edilmiş mi? Yeni bir yerler kurun yapın da onlara isim verin, eski isimleri zırt pırt değiştirerek toplumsal hafıza ile bu kadar oynamayın!!! 

Eline mikrofonu kalemi klavyeyi geçiren şöyle başlamaz mı söze: ” buradan beni dinleyen, okuyan, gören 70 milyona sesleniyorum!!!” benim onlardan neyim eksik ben de sesleniyorum…” yahu cumhurbaşkanlığı… genel/yerel seçimler… iddianemeler… Korkmayın bu hükümetten bu kadar.İnanın ki bunlardan bir zarar gelmez, rejim değişikliği filan olmaz; baksanıza bu adamlar fransız…!!!!!!!”

No responses yet

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.