Ağu 01 2009

Çinliler… Otomobiller…

Published by at 00:02 under Ramazan DOYUK

yazdır / print

Çinliler… 

Bir şekilde her şeyin arkasında aradıgımız ufak tefek şeyler… Tek rakibimiz onlar ama onlarda pek ufak tefek sayıca kalabalık olsalar da… Orta asya zamanlarından ve zeminlerinden kalma bir husumet mi var diyelim olaya… Orta asyada kuraklık çıkması sonucu mu biz buralara geldik yoksa çinlilerden mi kaçtık… Bize ögretilen tarihe göre Türk devletlerini Çinliler prenseslerini gelin vererek içten çökertirlerdi. Yoksa bizim prenslerden biri verilmesini beklemeden prenseslerden birini alıp kaçtı mı… 

Aslında Çin ve Çinliler meselesi kısa ama kalabalık bir mesele… Bir milyar iki yüz elli milyon örnek verilebilir bu konuda ve örnekler her saniye binlerce artıyor..

Otomobiller… 

OTO’lar ve MOBİL’ler ve hatta OT’lar O’lar MO’lar BİL’ler… 

OTO’lar: Herhangi bir motor mekanizması ile hareket eden, canlı tabir edilemeyen bir güç tarafından hareket ettirilen her türlü araca oto deyip geçmek yanlış olur. Bir araca oto demek için onun bir şekilde bizi taşımaya aday en azından aday adayı olması gerekir… Mesela uçan süpürgeler… 

MOBİL’ler: Hareketli birşeydir kendileri, yerlerinde duramazlar ki tarihin gördüğü en hareketli yerinde duramayan sürekli göçen insancıkları olarak bizler mobilizdir; mobili severiz zira “TÜRK’ÜN TÜRKTEN BAŞKA DOSTU YOKTUR” ve de bir şekilde AT avrat ve silah bizce kutsaldır ki OTO ile AT birbiri ile akraba olup biri canlı biri cansızdır ve ikisi de mobildir. 

Mobil sever oldugumuz için cep telefonlarını da çok sevdik çünkü onlar da “mobile”. 

OT: Etcil bir milletiz ama OT’u da severiz; envai çeşit ot yemeğimiz vardır ve gözümüze kestirdiğimiz yiyebileceğimiz kişilerden bahsederken ” ooolum OT o leyynnn! ” tarzı ünlemler savururuz… 

O:  O kadar geniş bir kavram ki bunu anlatmaya ne benim klavyemdeki harfler yeter ne de sizin okuyacak o kadar zamanınız olur… 

MO: Derin anlamlı olan bu kelimemiz kendisini gizlemesini bilmiş yakın akraba üzerinden siyaset gütmüştür… İnsanlık tarihinin gördüğü minimum maliyet maksimum faydayı sağlayan kutsal hayvan tezahürlerinden biridir kendileri ki tabiatta tek bir kelimeli dile sahip olup kendi aralarında rahatça anlaşabilen ve bize de bu anlamda örnek olan/olması gereken…Mümtaz şahsiyetlerimiz, çalışkan öğrencilerimizin simgesi kutsal İNEK yani MÖÖÖÖ… Ve tabii Hindistan diyeceksiniz. Alın size bir şaşırtmaca daha… Kutsal MO aslında yer altına çekilen ve sular altında kaldığı, kaybolduğu filan söylenen bir uygarlıktır: Yüce MU… 

Ve giriniz kutsal arama kitabı ( kutsalı arama değil lütfen karıştırmayınız…) hazret- i google efendiye sorunuz MU nedir? 

“Mu, diğer adıyla Güneş İmparatorluğu’nun bulunduğu kıta; eski çağlardan günümüze ulaşan tabletlere göre, ilk insanın anavatanı olan,Pasifik Okyanusu‘nda bulunan, günümüzden yaklaşık 12.000 yıl önce şiddetli yer sarsıntıları sonucu battığı sanılan hipotetik kıtadır. 

İngiliz araştırmacı Jamec Churchward’a ve ezoterik kaynaklara göre, bu kıta, insanoğlunun ana vatanı, (dünyanın en eski yerleşim merkezi), din, mitoloji, efsane, destan ve semboller’in doğduğu yerdir. Yine aynı kaynaklara göre, bu kıta yaklaşık 70.000 yıl önce üzerinde yaşayan 64 milyon insanla birlikte sulara gömülerek yok olmuştur. Bazı bilim adamları dünyanın çeşitli bölgelerinde bulunmuş olan tabletlerdeki yazı ve sembollerin ezoterik bilgileri kanıtlar nitelikte olduğunu ileri sürmektedir.

Güneş İmparatorluğu’nun Mu dilindeki adının U-luum-il şeklindeki bileşik kelimeden türeyen bir isim olup, “arazi,il,kudret,devlet” anlamına geldiği ifade edilmektedir.” 

Hintliler’in de Pasifik’e komşu olup bir zamanlar MU devletine baglı olduklarını… Bu yüzden MU… MO…. MÖÖÖ’lerin onlarca kutsal sayıldığını…. Çaktınız mı köfteyi… 

BİL: “Sen seni bil, sen seni, sen seni bilmezsen; kızartırlar enseni”….. Hayatın anlamı bilmek bilmemek üzerine kurulu değil midir?.. “Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?…” vesselam…

No responses yet

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.