May 30 2009

Onbinlerce İşletmenin Anahtarlarını Buyurun

Published by at 00:02 under Dilek GAPPİ

yazdır / print

Vergi Daireleri Otomasyon Projesinin (VEDOP) 3. aşamasyla birlikte vergiyle ilgili bütün işlemler gecikme zamları da dahil elektronik ortamda yapılmaya başlandı.

Tek başına baktığınızda Maliye, yıllardır çeşitli defalarca uyardığı vergi borçlularını elektronik uygulama yoluyla, bir sistem içerisine almış görünüyor.

Buraya kadar güzel, bundan sonrası vahim…

Vergi, ceza ve gecikme zamları, elektronik ortamda tahsil edilmeye başlandı. Bu ödemeleri olan firmaların bankalara gelen tüm alacaklarının yüzde yüzüne vergi daireleri el koyuyor.

Yıllardır bir kangren haline gelen vergi tahsilatı sorununu Maliye, tam da küresel krizde üstelik dünyanın 1929 buhranından bu yana görülen en ağır kriz yaşanırken, teknolojinin nimetlerinden yararlanarak çözmüş oldu.

 

Dünya global krizin etkilerini aşmak için kesenin ağzını açtı, milyar dolarlık teşvik paketleri oluşturuldu, trilyon dolarlık enjeksiyonlar yapıldı.

Bizde inanılır gibi değil…

 

Üretim için teşvik edilmesi gereken firmalara, “krizde öldürücü darbe nasıl vurulur” şeklinde bir uygulamaya Türkiye, bu sayede tanık oldu.

 

Büyük başarı, tahsil edemiyorsan, öldür gitsin….

 

******

 

Tekrar edelim yanlış anlaşılmasın… Sorun uygulamanın kendisi değil, zamanlaması ve kapsamı…

 

Türkiye’de işsizlik oranları her ay rekorları alt üst ederken, genç nüfusta işsizlik yüzde 29’a dayanmışken yani her üç gençten birisi işsizken tahsil edilemeyen vergi borçlarını bankalardaki hesaplara el koyarak tahsil etmeye çalışmak kendi ayağına kurşun sıkmakla eşdeğer değildir de nedir ?

 

Yanlış anlaşılmasın..

 

Maliye muhakkak alacağını tahsil etsin…

 

Ama…

 

Bankalar yoluyla alacaklara el koyulacaksa bile koşullara uygun bir sınır getirilmeli. (Ki bu konu hukuki zemin açısından tartışmalı, anayasaya aykırılık sözkonusu olabilir) Örneğin denilmeli ki her hesaptan her havaleden yüzde 25 kesilsin… Ki işletmeler geri kalan kapital ile çalışanlarının ücretlerini, elektriğini suyunu, diğer masraflarını ödeyebilsin.

 

Ya da kimine göre geçmişinde vergi borcunu ödeyenler ile ödemeyen firmalar ayrılarak bir uygulama yapılabilmeli.

 

Bu ya da bir başkası ama kesinlikle bugün uygulanan şekli değil…

 

******

 

Maliye şimdi sosyal güvenlik alacaklarını da aynı yolla almanın hazırlıklarını yapıyor.

 

Pratikte “At gözlüğü”nün tanımı işte tam da bu uygulama olmalı.

 

Türkiye OECD ülkeleri içerisinde en yüksek vergi oranlarını ödeyen ülkedir. Gecikme faizleri birçok ülke ile kıyaslanmayacak kadar yüksek. Maliye’nin uyguladığı aylık yüzde 2.5, yıllık yüzde 30’luk gecikme faizi halen banka faizlerinin çok üstünde.

 

Uygulamaya Maliye açısından bakıldığında bir önlem diye görülürken, tabloyu büyüttüğünüzde ya da at gözlüklerinizi çıkardığınızda yaşananlar bir bombanın fitiline dönüşüyor.

 

Firmaları vergi borçlarını taksitlendirmeye yöneltmenin yolu bu olmamalı…

 

******

 

İşadamlarının vergi borçlarının 18 ay taksitlendirilmesi kararı 2008 Ekim ayında çıkmıştı. Birçok firma başvurdu. Ancak kriz ortamında bu taksitlendirme yetersiz kaldı. İhracatçı, üretici firmalar satış yapamaz, satış yapsa bile tahsilat yapamaz hale geldi. Firma borçları arttı.

 

Ekonomik durgunluk, tahsilat zorlukları ve kredi olanaklarındaki daralma, birçok firmanın küçülmesine, bazı firmaların da kepenk indirmesine yol açtı.

 

Şimdi bu ortamda Maliye Bakanlığı sözkonusu uygulamaya, günün ve ülkenin koşullarına uygun şekilde acil olarak yeni bir düzenleme getirmeli.

 

Türkiye’de 1 milyon 520 bin vergi mükellefinin borçlu olduğu gerçeği göz önünde bulundurularak e-haciz uyguması gözden geçirilmeli. İş yapamaz, ticaret yapamaz hale gelen işletmeler kurtarılmalı.

Teknolojinin nimetlerinden yararlanmaya başladık diye sevinirken, ülkenin gerçeklerinden uzak karar alıcılar nedeniyle çağı yine tersten atladık.

Gelin de mutlu olun…

No responses yet

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.