Ağu 03 2009

Testler, Anketler, İstatistikler…

Published by at 00:03 under Ramazan DOYUK

yazdır / print

Sayma sayılmaya çok meraklı bir milletiz. İlla sayanın bizim olmamıza gerek yok bir şekilde birileri bizi sayıyor, araştırıyor, inceliyor. İlkokulda sayılmaya başlarız daha öncede sayılmışızdır ama bilincinde değilizdir sayıldığımızın. İlkokulla birlikte bilinçli bir şekilde sayılmaya başlarız, akabinde de başkalarını saymaya….şöyle de bir durum vardır ki sistem denilen şey tabiatı gereği zemberek gibi kurulan birşeydir; kurarsın sonra o kendini devam ettirir. Öğretmenimiz saymayı öğretir bize ve uslu uslu durup sayılmayı… Bizse saymayı öğreniriz, bize görev verildiğinde ciddiyetle diğerlerini saymaya çalışırız ama ne oluyorsa iş sayılmaya gelince hiç birimiz sayılmayı beceremeyiz, istemeyiz, yerimizde duramayız, maraza çıkarırız.  

Sayılamamak bize yıllar sonra acı bir şekilde döner.. Temsili demokrasi denilen şey vakti gelince bize der ki “Siz ey sayılamayanlar!!”… “Sayılmasını bilmeyenler!! Şimdi de seçilemeyeceksiniz!!!  Seçeceksiniz ama seçilemeyeceksiniz!!!… Siz seçtiğinizi sanacaksınız ama çaktırmadan biz seçeceğiz… (Öğretmenimizin bizi sayan arkadaşa güvendiğini mi sanıyorsunuz; o da, onu seçen kendi olsa da; bir taraftan gözucu ile sayıyordu bizi…)  

Seçen ve seçilen bizdendir yani oyunbozanlık etmeyenler, kuralı bozmayanlar… Kural mı alın size kural: Altın kural 1: Kimin altını çoksa, kuralı o koyar… Altın madeni bizim; tıpkı Akdağmadeni’nin bizim olduğu gibi… 

Okul hayatımızı testler alır götürür; hayatta da acaba 4 yanlış bir doğruyu götürür mü? Amorti, büyük ikramiye yok mudur hayatın bize sunduğu…  

Anketler düzenlenir kim; kimi, neyi ne kadar seviyor diye… Ve hatıra defterlerine yazılır… “Kalbin kadar temiz bu sayfaları bana açtığın için”… Ve sonuç bağlanır… “Tıkır tıkır fareler daha da yazacaktım kalemimi yediler”… Çocukça mı bu sözler? Biraz düşünelim, en büyük filozoflar çocuklardır; temiz ve kirlenmemişlerdir, bir parça da siyaset bilirler… Tüm anket ve istatistiklerin sonundaki hata payı, kararsız oylar, yüzer gezer oylar nasıl anlatılır çocukça… “Dediğim çıkmazsa nasıl kıvırabilirim?” sorusunun cevabıdır fareler… “Daha yazacaktım kalemimi yediler”… Öncesinde iyi de yazsam kötü de; sonuç farklı çıkarsa valla ben suçlu değilim. Tam ben de o konuya değinecektim ama olmadı; adi fareler kalemimi yediler ya!!!!!!!!

No responses yet

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.