Haz 08 2009

Türkçe Olimpiyatları

Published by at 00:07 under Mehmet Ali KULAT

yazdır / print

Bu yıl 7. si kutlanan Türkçe Olimpiyatlarında dün ana gündü. Ankara ASKİ Kapalı spor salonunda yapılan gösteri programı tek kelimeyle harikaydı. Bu milletin makus talihinin değişmeye başladığını görmek isteyenlerin, bu milletin büyüklüğünü asrın idrakinde  görmek isteyenlerin mutlaka seyretmesi gereken bir gösteriydi. Geçen hafta Ankara Altınpark’ta  yapılan tanıtım programını, İstanbul şarkı finali ve Bursa şiir finalinden sonra dün tek kelimeyle bir milli varoluş gösterisi seyrettik. 115 ülkeden bizim tedrisimizden geçmiş bizim dilimizi konuşan çocuklar gelmişti. Bizimle bizim dilden konuşuyor, bu milletin tarihsel duruşu olan “YARATILANI YARATANDAN ÖTÜRÜ SEVME” şiarına şahitlik ediyorlardı.

Satır aralarında bu organizenin, organizeden öte bu okulların ruh ve kanaat önderi, insanlığın yaşayan en önemli beyin yapıcısına Hocaefendi’ye mesajlar vardı. Alvar İmamının şiirini canlandıran olimpiyat korosundan seyrederken Hocaefendi’nin hayalini kurduğu dünyayı düşünmemek mümkün değildi.

Bu ilginin kaynağını da merak ettiğinizde kolbastı seyredenleri ağlarken izleyenlerde aramak lazım. Aslında millet kendi ezilmiş, itilmiş, kakılmışlığının sona ermesinin, üzerinde 3 asırdır biriken tozdan topraktan silkinerek kalmasını tabir-i caizse milli anlamda bas-u bad’el mevtini görmenin heyecanını yaşıyor. 4-5 yaşında çoğu insanımızın haritada yerini göstermekte zorlanacağı KONGO lu iki çocuğun İstiklal Marşını çok harika bir beden dilinin de eşliğinde takıntısız okumaları dinleyenleri daha programın başında çoşturuyordu.

Ben şahsen yabancı dil bilmenin gerekliliğine inansam da, hatta bu anlamda hayatının en verimli yıllarını yabancı dil öğrenmeye harcamış bir kuşağın temsilcisi olsam da, Sayın Başbakan kadar yabancı dili mükemmel konuşan çok az insan olduğuna inananlardanım.  Zira O’nun söylediği “one minute!” son zamanlarda gezdiğim pek çok ülkede bir sürü mazlum ve mağdur milletin ortak dili olduğuna şahidim. Sunucu Kemal Gülen kardeşimin bu ifadeyi yakalamış olması salonda keyifli bir havanın yayılmasına neden oldu.

Benim en çok hoşuma giden sahnelerden biri de ödül alan Rus profosör’ün tercüme edilen metinde söyledikleriydi. Bu millete ve bu milletin milli diline yapılan övücü vurgu içinde iki cümle çok önemliydi. Bu programa gelirken aradığı Alman meslektaşı demiş ki “anladım ki bundan sonra her Alman bir Almanca bir de Türkçe olmak üzere iki dil öğrenmelidir. Bir de sürpriz cümlesi oldu Rus Prof.un; Benim kuşak öğrenmemiş olsa da görülen o ki benim torunlarım Türkçeyle büyüyecek ve şu an tercümemi yapan kız benim torunum.

Bu programın en güzel taraflarından biri de Devlet oradaydı. Başbakanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN ve saygıdeğer eşleri başta olmak üzere pek çok bakan, mahalli idareci, bürokrat oradaydı. Başbakan “bu çocukları yetiştirenleri Akıncılara benzetirken kesinlikle hem inandığını hem de bir realiteyi ortaya koyuyordu.  Başbakan bu programa yoğun Kütahya kongresi sonrası yorgun gelmişti. Ama inanıyorum ki gördüğü manzara ona yorgunluklarını unutturmuştur.

Olmayanlara kızamazdık zira salona girmek için araya bakanlar girdiğinde bile yer yok denilmişti. Biletler bir hafta önceden bitmişti. Dışarıda içerinin bir kaç katı kalabalık vardı. Adına yakışır şekilde bu programı gelecek yıl olimpiyat stadına taşıyalım hiç kimsenin şüphesi olmasın stat çok rahatlıkla dolacaktır. İstanbul ayağı için Olimpiyat stadı düşünülse bile Ankara’da bu programı kaldıracak mekan bence ciddi bir sorun. Kültür Bakanımız ve Milli Eğitim Bakanlarımız el ele verip gelecek yıl bu organize için Ankara’da da mutlaka çok daha geniş bir mekan düşünmelidir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi bu organizeye kol kanat gerdi. Zira bu organize farklı renkleri farklı ırk ve milletleri olduğu gibi kabul etmekle zaten en geniş anlamda demokrasiyi evrensel hüviyetiyle temsil ediyor. TBMM Başkanı Sayın Köksal Toptan muhtemelen bir başka programı nedeniyle salonda yoktu onu temsilen Meclis İdare Amiri Sayın Hüsrev KUTLU oradaydı. Doğrusu Eski TBMM Başkanı Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent ARINÇ o kadar bu hizmet korosuyla bütünleşmiş ki onun her sözünde seyirci kendini buldu. Bir diğer yıl hem Meclis Başkanımızı, hem de Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah GÜL’ü bu programda görmek çok daha anlamlı olacaktır.

Yıllar önce hayalini kurduğumuz dünyanın izdüşümünü görmek tarifi imkansız bir heyecan kaynağı. 8. olimpiyatları şimdiden merakla bekliyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

No responses yet

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.