Ağu 18 2009

VOB’un Büyümesi İMKB’nin Canını Yakıyor!

Published by at 00:02 under Dilek GAPPİ

yazdır / print
Vadeli İşlemler Opsiyon Borsası’nın İstanbul’da yeni kuruluş logo ve reklam filmi tanıtım organizasyonuna yönelik yazılardan söz ediyorum.

Hatta biraz daha duygu mod’u katarak, “VOB’u İzmir’den İstanbul’a taşıyacaklar” diyenlere sık rastladık o gece ve sonrasında…

Haklılık payları yok değil elbette. Gecenin düzenlendiği günde, İMKB’nin işlem hacmini geçen VOB açıkça İMKB’ye korkulu rüyalar gördürüyor. Aynı işlem hacmini 450-500 kişiyle yapan bir kurumun güç bela yakaladığı işlem hacmine beş yılda ulaşan VOB’un gürbüz havası İMKB’yi kızdırıyor.

İMKB biraz da “kullandığın finansman enstrümanlarının lisanslarını benden aldın, şimdi benim enstrümanlarımla büyüme, kendi enstrümanlarını yarat” mızmızlığı içinde…

Haklı, eksik, hatalı yanları da var onu da yazacağız ama önce geceye gelelim…

******

Sık söylerim, başarı için iki başat yetinin, iki gerekliliğin harmanlanması gerekiyor. Vizyon ve bilgi.

VOB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ile Genel Müdür Çetin Ali Dönmez gelişim tablosunun bu iki ana rengini oluşturdular. Kestelli’nin vizyonu, kurumsal şirket kimliğine yönelik çabaları, reel sektör birikimi ile Dönmez’in teknik bilgisi yan yana gelince VOB iyi bir ekibin de katkısıyla, özellikle son iki yılda yükselen rakamlarına saygın bir kurum kimliğini de ekleyebildi.

İstanbul’da Esma Sultan yalısında, İzmir erkanı’nın yakın ilgisiyle gerçekleşen gece Işınsu Kestelli’nin kurum kimliğine yönelik çabalarını şıklıkla yansıttı. Ortam, atmosfer gözalıcıydı.

VOB logosunu Türkiye’nin önde gelen ajansı Alamet-i Farika yani Serdar Erener hazırlamıştı.

Kırmızının gücü etkileyicilik yaratsa da logo yeterince yaratıcılık taşımıyordu. Tanıtım filminde Sertab’ın sesi tabii ki muhteşem.

Neticede ülkenin vazgeçilemez önemli kurumlarından birine uygun bir kurumsal kimlik yaratıldı, umarım VOB’a şans getirir.…

Ama biz işin özüne, VOB’un, İMKB’yi ürküten, SPK’yı düşündürten gelişimine dönelim…

******

Hızlı büyüme grafiklerde açık. Işınsu Kestelli ve Çetin Ali Dönmez’in verdiği bilgilere göre, VOB 2.5 milyar doların üzerinde işlem hacmine ulaştı. İşlem hacmi adet bazında 54 milyona erişirken 2008 yılı rakamları 2009’un ilk 7 ayında yakalandı. Beş yıl önce bir yılda yapılan işlem hacmi, artık bir günde yapılıyor.

Gelişmelerden huzurlu olmadığı sezilen İMKB, şimdi VOB hisse senedine dayalı vadeli işlem sözleşmeleri çıkarmak isteyince İMKB açıkça karşı çıkmaya başladı.

O gece İMKB Başkanı Hüseyin Erkan’la da konuştum. Kendi bünyelerinde kullandıkları enstrümanları VOB’ a verdiklerini belirten Erkan, kaygı duyduğu noktanın farklılığı üzerinde duruyor. Ona göre, hisse senetlerinde spot piyasasının güçlü olması gerekiyor. İMKB’nin şirketlerle birebir diyalog içerisinde olan uzmanları olduğunu anlatan İMKB Başkanı “ gözetim zorunluluğumuz var, birikimlerimizle spot piyasada fiyat oluşturuyoruz. Başka bir spot piyasa ise bizim gözetimimiz dışında olur. Belli teminatlar gerekir” diyor.

VOB cephesi ise dünyada future borsaların hisse senedine dayalı vadeli işlem sözleşmesi yapmasının doğasının bir parçası olduğuna vurgu yapıyor. Bu kaygıların aşılabileceğine inanıyor.

SPK Başkanı Vedat Akgiray’ın konuşmasının biraz daha tarafları buluşturacağına, azarlar hali vardı. Sözlerinden daha çok VOB’un başka enstrümanlara yönelmesi arzusu hissediliyordu ki, bu da VOB’un hisse senedine dayalı vadeli işlem sözleşmesi talebinin kolay gerçekleşmeyeceğini gösteriyor.

Sonuçta geçmişe göre bu tartışmaları yapabilmek bile güzel. Belli ölçeğe ulaşmış iki kurum en azından artık birbirini rakip görebilecek güce kavuştu.

******

Gelişmiş ülkelere oranla sığ ve kırılgan olan Türk finans piyasaları genç ve hızlı gelişen reel sektörüne kaynak ayırmakta zorlanırken ürküntülerden, tedirginlikten uzak teknik çalışmalar yapılması gerekiyor.

İMKB de VOB’un hisse senedine dayalı vadeli işlem sözleşmesi yapmasının önünde eninde sonunda duramayacağını bilmeli, teknik aşamalardaki kaygıların giderilmesi için masaya oturmalı. İstemediği noktalarda da aba altından, VOB’u İzmir’den alır İstanbul’a getirtiriz sopasını göstermekten vazgeçmeli.

VOB da lisanslı depoculuğun hayata geçirilmesi üzerinde daha çok durarak, kullandığı enstrümanları zenginleştirmeli.

İMKB ve SPK Başkanı açıkça VOB’un coğrafi yerinin yani İzmir mi İstanbul’da mı olduğunun kendilerini ilgilendirmediğini hazır o gece açıkça söylemişlerken, İzmirliler de tartışmayı lightlaştırarak, VOB’un varlığını “İzmir mi İstanbul mu” dar vizyonuna hapsetmemeli

İzmirli lobisi gücünü Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikliklerle Lisanslı Depoculuk ve Ar-Ge’ye yeni teşvikler getirilmesi yönünde de kullanmalı.

Bu değişiklerle birlikte ancak VOB devreye girebilir. Tek başlarına üreticiye güven yaratamayan lisanslı depolar, VOB tarafından akredite edilmesiyle yatırımcı hangi ürünü, ne kaliteyle aldığını bildiği bilir.

Bu da VOB’u çok daha güçlü, çok daha vazgeçilmez kılar.

Aksi halde İMKB’nin, SPK’nın gücü VOB’un merkezi yetmez ama küresel kriz unutturmuş görünse de Başbakan Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’u finans merkezi yapmak inadı ileride güçlük yaratabilir.

İzmir 20 yıla varan büyük mücadele verdi VOB’u bugünlere getirdi, Türk finans piyasalarına büyük kan kazandırdı o gece de bunun gururunu, keyfini yaşadı.

Çabalarını artırdığı sürece SPK’nın VOB’a yönelik kararlarına da ürküntüler, tedirginlikler değil, gerçekler hakim olacaktır.

No responses yet

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.