Ağu 25 2009

Cep te Sınırsız Konuşmanın Verdiği Zarar! (II)

Published by at 00:04 under Mehmet BALLI

yazdır / print
“Cep Telefonu Sigaradan Daha Tehlikedir”,..

Çocukların kafatasları yetişkinlere nazaran bir hayli ince olduğu ve dolayısıyla da Radyasyon çocuktaki beynin tümünü etkildiğini bakınız bilim adamları nasıl açıklıyor…

Uzun süreli Cep telefonu görüşmelerinde özellikle gelişme çağındaki çocuklar üzerinde nasıl bir tahribat yaptığını bilim adamları dehşetle anlatıyor.

Doç. Dr. Elmacı’ya göre, Beynimiz yaratılıştan koruma altında. ‘Kan beyin bariyeri’ sayesinde her mikrop beyne geçemiyor. Bazı deney hayvanları üzerinde bu nüans irdelenmiş. Fareler bir hafta boyunca günde ikişer saat elektromanyetik alana bırakıldığında, koruyucu bariyerin bozulduğu; durumun, hayvanlarda baş ağrısı ve ateşlenme yaptığı belirlenmiş. Elmacı, araştırmaların, “cep telefonu sigaradan daha tehlikedir”, “çocuk elindeki cep telefonunu hemen bırak” netliği kazandığını söylüyor. Niçin çocuklar? Cevabı, Hayykitap’ın yayınladığı ‘Tehlikeli Oyuncak’ adlı eserin yazarlarından Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Şeker’den öğreniyoruz. Cep görüşmesinde radyasyonun yüzde 40-50’si kulak bölgesiyle kafatasını çevreliyor. Artanı geriye dönüyor. Ama çocukların kafatasları yetişkinlere nazaran bir hayli ince. Radyasyon çocuktaki beynin tümünü etkiliyor.

Öte yandan gelişim çağındayken, vücuttaki her mekanizma etkilenmeye müsait. Şeker, “Fizikte rezonans denen bir olay vardır. Çocukların ölçüleri ile cep telefonu dalgaları birbirine çok yakındır. O nedenle çocuklar büyüklerden çok daha fazla enerjiye maruz kalırlar.” diyor. Medya çalışanları ve havaalanı radar görevlilerinin sık sık baş ağrısından yakınmalarının ardındaki gerçek de, elektromanyetik ortam imiş.

Şeker ilginç bir anekdot aktarıyor. Rusya’daki ABD elçiliğine Ruslar bilgi kotarmak gayesiyle epey bir müddet elektromanyetik şok uyguluyor. Amerikalılar olayı fark etmesine rağmen ‘zararsızdır’ düşüncesiyle aldırmıyor. 30 yılda dört elçiden üçü kanserden ölünce, elçilik Doğu Almanya’nın Bonn şehrine taşınıyor. Fransa’nın Clerment Ferrand Üniversitesi’ndeki cep telefonu deneyi de çok ilgi çekici. Le Parisien Gazetesi’nin manşetten duyurduğu deneyde, 10 dakika çalışan bir telefonun yanında duran domatesler yüksek oranda stres hormonu salgılıyor. 6 saat bittiğinde ezilip büzüşerek kendiliklerinden parçalanıyor.

Sakarya Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Çerezci’nin cep araştırmasında, ‘biyokimyasal reaksiyon’ ve ‘psikolojik bozukluk’ sonuçlarıyla karşılaşıldı. Cep başta konsantrasyonu ters yüz ediyordu. Sinirlilik, uyku düzensizliği, huysuzluk ve bitkinlik hâlleri sebebiyle yaşam kalitesi düşüyordu.

Dünyaca tanınan çok ödüllü beyin cerrahlarından Dr. Vini Gautam Krurana, cep telefonu hakkında yüzü aşkın araştırma ve incelemeye imza atmanın tecrübesiyle, kesinlikle bu cihazdan uzak durulmasını tavsiye ediyor.
Önümüzdeki 10-15 yılda bu cihazdan dolayı ölen insan sayısında olağanüstü artışlar kaydedileceğini ileri süren uzman; cihazın sağlığı sigara, hatta asbestten dahi fazla zarara uğrattığını ifade ediyor. Krurana’ya göre, mutlaka bir gün cep telefonlarının üzerine de ‘sağlığa zararladır’ ibaresi yazılacak.

ABD’de şişmanlık hiç de uzun sayılmayacak geçmişte, 15-20 yıl önce müstakil hastalık kapsamında görülmüyordu. Bazı hastalıkların sonucu zannediliyordu obezite. Bugün çok iyi biliniyor ki, ülke sosyal güvenlik sistemlerini çökerten hastalıkların sebebi aynı zamanda. Şeker, kalp-damar ve hipertansiyon hastalıklarıyla kader arkadaşı… Tartışılan teknoloji harikaları arasına kablosuz internet ‘Wireles Fidelity’ (Wi-Fi) katıldı son aylarda. Fransa, okul ve kütüphanelerde yasakladı. İngiltere’de her an böyle bir karar yürürlüğe girebilir.
Avusturya’da da bu yönde kamuoyu oluşmakta. Kablosuz interneti bir şehrin geneline yayan sistemlerin (WiMax) kurulması da tartışılıyor öte yandan.

Aslında cep telefonu yakın tutulan her organı sağlıksızlaştırıyor. İşin açıkçası cebimizde baz istasyonu taşıyoruz. Genellikle kulak ve beyne yaklaştırıldığından bu organlarda gelişen zararlar öne çıkıyor. Dünyaca meşhur beyin cerrahımız Prof. Dr. Gazi Yaşargil’in cep telefonu kullanmayı hiç tercih etmediği bilgisini dilediğiniz gibi yorumlayabilirsiniz. Üstelik yakın çevresine telkin ediyor bunu. İnsanlık acaba sigaradaki acı sonucun bir benzerini cepte de görmek için onlarca yıl bekleyecek mi? Genç Türkiye, ‘genç kanserliler ülkesi’ne dönüşmeden uyanma vakti şimdi!

Bakınız Cep Telefonunun Tespit Edilen Zararları Nasıl Sıralanıyor:

 En Kısa Vadede: Geçici işitme aksaklıkları, Gözlerde kararma, sulanma ve yanma, Kalp ritminde bozukluk, Kalp pilinin arızalanma riski, Yoğun stres ve yorgunluk hâli, Konsantrasyon ve dikkat dağılması, Baş ağrısı ve sersemleme, Unutkanlık, refleks zafiyeti, Kulakta çınlama ve ısınma, Görüş alanında daralma, Gözlerin çapaklanması.

Geri dönülemeyen uzun Vadede: Beyin tümörü, işitme siniri kökenli tümörler, Lenfoma (beyaz kan hücresi) kanseri, Cilt kanseri, Yüksek tansiyon, Görme bozukluğu, Kan hücrelerinin deformasyonu, Kan beyin bariyerinin zedelenmesi, Kalıcı işitme kayıpları, Kalp hastalıkları, Hafızada zayıflama, Embriyo gelişiminin zarara uğraması, Düşük ihtimalinde artış, Sperm sayısının azalması, Bağışıklık sisteminde arızalar.

Son Olarak Söylemek Gerekirse:

Kısa sürelerle konuşun. Gerekmedikçe konuşmayın. Sabit hatları tercih edin. Zararı tümden engelleyemese de kulaklıkla görüşün. Kısa bilgi iletimlerini mesajla gerçekleştirin. Geceleri cep telefonunu kapatın. Hamileyseniz, mecbur kalmadıkça kullanmayın. Cihazlardan mümkün olduğunca uzak durun. Acil vaziyetler haricinde çocukları cepten görüştürmeyin. Siz görüşürken yakınınızda çocuk bulundurmayın.
Telefon çalar çalmaz ya da karşı tarafı arar aramaz cihazı kulağınıza dayamayın. Cep telefonu bilhassa kalp, beyin ve üreme organlarına yakın yerlerde taşınmamalı. Dar ve kapalı alanlarda görüşme yapmaktan kaçının. Örneğin asansör ve otomobil gibi mekânlarda cihaz çekmediği için iletilen radyasyon artacaktır. Cep telefonu bir oyun ya da müzik dinleme aracı değildir.

Cep telefonunu zorunlu ihtiyacınız kadar kullanmanız en idealidir. Yoksa sohbet ederek saatlerce kulağınızda tutarsanız, her şeyin aşırısı zararlı olduğu gibi çağın en teknolojik harika buluşu sağlığınızı kabusa çevirebiliri.

Sakın unutmayın “cep telefonu sigaradan daha tehlikedir” diyor bilim adamları, kendinizi uzun süreli konuşmaktan çocuklarınızı da mümkün olabildiğince Cep telefonundan uzak tutun. Benden uyarması…

6 responses so far

6 Responses to “Cep te Sınırsız Konuşmanın Verdiği Zarar! (II)”

  1. Oktay BÜYÜKÇOLAKon 25 Ağu 2009 at 08:21

    sevgili yazarımıza teşekkür ederim,çok iyi tespitleri var fakat hayatımıza öyle sokulmuşki birdaha vazgeçemiyoruz ve hayatımızın her anında yanımızda taşıyoruz yatarken bile.sevgilerimle

  2. MURAT DURMAZon 25 Ağu 2009 at 10:25

    sayın ballıya bizleri aydınlattığı için teşekkür ederiz bütün köşe yazarlarınada saygılarımı sunuyorum

  3. mustafaon 25 Ağu 2009 at 18:36

    Bilader yazıların çok güzel beğeniyle ve severek okuyoruz oktay beyin yorumunda dediği gibi vaz geçemiyoruz öyleyse mümkün olduğu kadar uzak durmalıyız
    bilgilendirdiğin için teşekkür ediyor gözlerinden öpüyorum iyi çalışmalar.

  4. Mehmet BALLIon 26 Ağu 2009 at 10:14

    İnteraktif Köşe Yazarları Gazetesinde,
    Okuma rekoruna koşan,
    Herkes için çok önem arzeden,
    Güncel Makalemizi okuyarak faydalanan,
    Yorumları ilede katılan,
    GÜZEL DOSTLARA
    Teşekkür ederim.

  5. ismail yükselon 04 Eyl 2009 at 08:08

    tşkler, mehmet ballı kardeşim tşkler. Kalemine ve beynine sağlık olsun

  6. Özcan BAHADIROĞLUon 04 Eyl 2009 at 08:44

    Cep telefonunun zararlı olduğunu biliyorduk ama konuyu detaylandıramıyorduk.Bu yazı bu anlamda çok faydalı oldu.Bir çok tanıdığıma mail attım.
    Entellektüel çabası, araştırmacı ruhu için Mehmet abiye teşekkürler…

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.