Kas 07 2009

Benim Ekonomik Anlayışım

Published by at 00:02 under Uğur ÖZALTIN

yazdır / print
Ekonomi konusunda neler biliyorum ve hangi başarılarım var diye düşündüm. Yaşadıklarım ve onlardan kazandığım deneyimleri sizlere anlatacağım.Yıllar önce bir akrabam bana sormuştu BORÇLANMA STRATEJİN NEDİR diye. Aylık gelirimin % 30 unu borçlanırım asla bunun üstüne çıkmam dediğimde SEN ÇOK AKILLISIN demişti. Yıllar önce bana SEN ÇOK AKILLISIN diyen esnaf akrabam bu yıl iflas etmiş. Bankalara kredi borçları gırtlağa dayanmış.

 Yaşadığım acılar, gördüğüm sıkıntılar bana hep şunu öğretti. ASLA BORÇLANARAK GELİŞİLMEZ. İktisat tasarruf ve çalışma üzerine kurulmalıdır. Müsriflikle adam olanı hiç görmedim hayatımda ama iflas edenleri çok gördüm. Eğer çok çalışıyorsanız ama tutumlu yaşamıyorsanız yine bir işe yaramaz. Aylık gelirinin beş katı hatta on katı saltanatlı yaşayanların sonunda foyaları çıkıyor ortaya.

 Rahmetli büyükbabam AKILLI İHTİYACINI ALIR, DELİ HER GÖRDÜĞÜNÜ ALIR derdi. Tüketim toplumuna dönüştürüldük ve devamlı borçlandırılıyoruz. Ben cebimdeki paraya BENİM PARAM derim.Cebimdeki parayı ihtiyaç sıralamama göre en önemlisinden başlayarak harcamayı severim. 100 liralık bir cep telefonu işini görüp dururken aylığı kadar fiyatlı bir cep telefonu alıp 12 ay kredi kartına borçlanmak ve 2 kontör bulamayıp onu bunu çaldırıp konuşmayı beleşe getirmeye uğraşmak akıl işi mi Allah aşkına. Al 100 liralık telefonu borçsuz harçsız konuş kontürün kadar ve beleşçi olma. Yok telefon lazım değilse otur oturduğun yerde. Müsrif olma.

 Toplum tüketim toplumu olacak ki ABD ve AB şirketleri ihya olsun. Para harcamak bir alışkanlığa dönüşür ve hastalık haline gelebilir. Para harcamak kolay ama kazanmak zor. Paranın kıymetini bilmek için yabancı bir yerde parasız kalmanızı tavsiye ederim. Yıllar önce İzmir de bu başıma geldi. Akrabamın şoförü İzmir’e gidiyormuş mal almaya. Beni de çağırdı. Bende cebimi düşünmeden bindim arabaya. İzmir de akşama kadar dolaştık durduk. Yaz sıcağında karnım acıktı, ayran, tost, çay veya dondurma canım onu bunu istiyor ama cepte para yok. Şoför arkadaştan borç alacak halim yok ya. Sabrettim ve sonunda eve döndüm Manisa ya. Bu olay kulağıma küpe oldu.

 Şimdi bazıları çıkıp diyebilir ki, BANKA KARTIM CEBİMDE ÇEKERİM BANKAMATİKTEN KREDİYİ. Evet çekebilirsin ama borçlanmak kolayda iş ödemede.BORÇ YİYEN KESEDEN YER diye boşuna dememişler.

 Uzun vadeli borçlanmayı hiç doğru bulmuyorum. Ülke ekonomisini bu uzun vade ev kredileri vurdu bence. 10-15 yıl borçlanmak akıl işi değil bence. O kadar süreye hep aynı tonda yaşayacağız diye kim garanti edebilir. Kim öle kim kala. Ya işten çıkarılmalar ne olacak.

 Tembel ve müsrif kişilere bakıyorum padişah gibi yaşamak istiyorlar. Para kazanmayı, tasarrufu hiç bilmiyorlar. EKMEK ELDEN SU GÖLDEN misali yaşıyorlar. Erkekler sözde okuyor hikayesiyle askerlikten kaçıyorlar, kızlarda anne baba sırtından saltanata devam diyorlar. Okumak işin hikayesi. Diplomayı alınca da yine çalışmıyorlar, koca bulup işin kolayına kaçanlar da az değil.

 Ben İslam inancının ekonomik anlayışını benimsiyorum. İNAN,ÇALIŞ,ÖĞREN,KAZAN ve PAYLAŞ anlayışından yanayım.

 Bu yazıyı yazarken televizyonda bir cinayet haberi veriliyor. Haberi özetle yazayım. Adam arkadaşının karısından hoşlanıyormuş. Arkadaşı evde yokken evine gidip karısına askıntı olmuş. Kadın 9 aylık bebeğiyle evinde bu adamın bozuk niyetine karşı çıkmış ve durumu kocasına ve ailesine anlatacağını söyleyince kadıncağızı 5 yerinden bıçaklayıp boğazını kesmiş. Bebekte ağlıyormuş. Katil, kadının 5 bileziğini kolundan çıkarmış ve evde bulunan 850 lirayı çalmış. O parayla bankaya olan kredi borcunu ödemiş.

 Bu haber yazdığım bu makaleye cuk oturdu sanırım. İşte toplumun durumu.

06 Kasım 2009 Cuma

UĞUR ÖZALTIN

No responses yet

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.