Haz 01 2009

Bilgi Ötesi Toplumunda Tıp ve Hekimlik

Published by at 00:04 under Ahmet FİDAN (Yrd.Doç.Dr.)

yazdır / print
Bundan onyıllar öncesinde saatli radyolar yeni yaygınlaşmıştı. Saat tamircisi ustanın artık radyo tamirinden de az çok anlamak lazım dediğini duyar gibiyim.

Bu gün için tıp bilimi tedavide büyük ölçüde organik dokular üzerinde çalışmaktadır. Düne kadar organik dokular organik yöntem ve tekniklerle yapılırken bu gün organik dokular elektronik, sentetik vb. yöntemlerle tedavi edilmektedir. Yarın ise, tedavi yöntem teknik ve araçları hızla gelişse de, tedavi edilen uzuvlar pür/saf organik olmayacaktır.

Yakın gelecekte tıp doktorları mühendislik alanlarına da kafa yormak zorunda kalacaklar, mühendisler de organik dokuları bilim dalı içine alacaklardır.

Gen mühendisliği geliştikçe biyolojik tasarım faaliyet alanı, tıp anabilimdalında biyolojik tasarım mühedisliği olarak gelişecektir. Bu durumda dün ve bu gün Tıp alanında yıllardır bilinen ana bilim dallarının ismi ve uğraş alanları değişecektir.

Cerrahi ana bilim dalı, sentetik cerrahi alanında ağırlıklanacak,

Ortopedi ana bilim dalı, mekatronik ve elektromekanik bilim dallarıyla iç içe girecektir.

Mikrobiyoloji alanı gelecekte bu günküne göre çok daha fazla önem kazanacak. Bu günün fizik tedavi üniteleri bu güne göre çok daha hızlı çalışacak, fizik tedavi alanındaki rehabilitasyonlar aylarca değil haftalarca değil, bir günde birkaç saatlik seanslarla çözüme  veya tedaviye kavuşturulacak.

Nanoteknolojik Robotlar Doktorların/Tabiplerin Asistanı Olacak:

Elektronik teknolojisinini hayalleri zorlayan alanı olan nanoteknolojik tasarım ve gelişmeler en çok ta doktorların işine yarayacaktır. Zira yeni tasarım robotlar, bir damarın içinden girip hastalıklı uzuvların önemli kısmını tedavi edecektir.

Önümüzdeki On yıl içinde Ameliyatların yarısı kansız olarak yapılmaya başlanacaktır. Bu günün en gelişmiş teknolojisi olan anjiyo sistemi on yıl sonra gülünç  hale gelecektir. Bunlara ilave olarak, nanorobotlardaki gelişmeler ile kablosuz enerji, elektrik ve ışın nakli alanındaki çalışmalar bir araya geldiğinde karşımıza bin yıllar önce yapılan biyoenerjik tedavinin pozitif bilimsel boyutu tamamlanmış olarak  gelcektir.

Not:

Bu yazı, www.bilgiagi.netwww.timeturk.comwww.bilgievreni.comwww.haberanaliz.net www.siyasalforum.netwww.gunesgazetesi.net, www.kamudanhaber.com www.gercekgazete.web.tr, ile, Gerçek Gazete, Halkın Sesi, Balıkesir Demokrat, Güney Marmara Yaşam ve Fatsa Güneş gazetelerinde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.

No responses yet

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.