May 01 2009

Çok mu Büyüdüm Ben?

Published by at 00:11 under Maide ÖREN

yazdır / print

Bu gün Doğum Günüm dee…

Çok mu büyüdüm dersiniz? Yoksa yaşlandıkça küçüldüm mü? Güneşin doğuşuyla kızaran rengim, gün batımıyla karardı her vakit… Ama her sabah yeniden aydınlandım. Hatırlıyorum da, daha küçücükken, gökyüzünden yıldız toplardık kucağımıza, dilek tutardık çabucak yıldız kayardı birden… Dileğimiz mi gerçekleşirdi aşağıya akarken yoksa biz mi süzülürdük erken yere? Ne oldu da söndü yıldızlar gibi bir bir kayan sevdiklerimizi avucumuzun içinde tutamadık, nasılda yalnız kaldık… Zaman ne çabuk akıp gidiyor. 

Her seher vakti ben yeniden doğarken birilerinin üzerine dökülen toprakların soğuğunu hissettim iliklerimde çok mu büyüdüm ha, ne dersin? Küçükken tutmasınlar diye emekleyerek kaçıp kurtulurdum beni doğuran anamın ellerinden bak, şimdi düşsem tutan elleri yok…

Çok mu büyüdüm ben özgürlüğümü, mutluluğumu kazanmak için yıllarımı çoğaltırken? Kaç mevsim geçti? Kaç Mayıs? Saysam ne olur ki yerine, geriye döner mi yeniden doğduğum gün ve dünyaya getiren? Hani nerdeler? Üstlerine örtülen topraklar azalırken, hasretlerinden küçülmedim mi aslında sorarım?  

Büyümek yalnız kalmakmış… İçimde sakladıklarım bir bir akarken gün ışığına, hiçbir şeyin sahibi olmadığımı anladım kendi özümden öte, içime bakarken.Büyümek hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığıysa eğer, evet ben büyüdüm, hem de çabuk büyüdüm.

Büyümek çoğalmak sanırdım oysa çoğalarak yalnız kalınırmış her sahip olduğum, alıp başını gidermiş kendi yalnızlığına, gittiklerinde anladım… Hani ben bu gün bir yaş daha büyüdüm ya söyle bana bu nasıl büyümek?

Bir bütünken çok çabuk azaldık, paylaşılamayan gün ortasında çok sürmeyen başlangıçlar yaşadık… Kaybolduk sevinçlerimizin içinde, bir baltaya sap olan odunumuz yanarken başkasının elinde, eridik de yangının sıcağını anlayamadık…

Ağaran günü karartan geceyi görmez olduk gözümüzün dinmeyen yaşında kararttık sabahımıza her asılışta umutlarımızı, karanlıklara gebe yaptı dost bildiğimiz yüzlerin pençelerinde, kırgınlıklarını yaşattılar, bizi karşılayan günlerin kapısında…Bilmiyorum ben, sen söyle büyüdüm mü yoksa daha mı küçüldüm…

Kendi payımıza düşen, yaşamın dilimi çabuk tükense de, gün geçtikçe bana sunulan fırsatları değerlendirip yıllarımı eskitse bile, yeniden yenileniyorsam, yalnızlığımı eteğimin uçlarından bir, bir serpiyorsam evrenin görünmezine, daha da genişleyip çoğalıyorsam…

Kucağımda büyüttüğüm egom değil de,  sevdiklerim, yüreğimde sevgim ve sevgileri oluyorsa, evet evet ben bu gün bir yaş daha büyüdüm. Yaşamım boyunca tam bir emekçi olup kendi yolumda kendimi ararken, doğruyu, adaleti ve mutluluğu bulma sabrına ve kuvvetine başkalarıyla bir bütün olduğumda erişebilen ben evet, bir yaş daha büyüdüm.

Bu gün benim Doğum günüm. Gerçek emekçilerin yani işçi ve emekçi gününde doğdum, şanslıyım. Doğumumdan bu güne yarım asır geçti ve 1Mayısın tatil oluşu bana doğum günü armağanı oldu. Umarım iççilerin emeklerinin değeri anlaşılır ve karşılığı fazlasıyla verilir. İşsiz, yoksul ve aç insan kalmazda mutluluğum daha da fazlalaşır.

Meşakkatli görülen işçilik ve emekçiler bu 1 Mayıstan itibaren saygınlıklarına ve değerlerine kavuşurlar. Doğum günümde kendimle birlikte tüm emekçileri kutluyor ve mutlu bir yaşam diliyorum.

 1 Mayıs; Yoksulluğun ve her kötü şeyin bitişinin bayramı olsun.

5 responses so far

5 Responses to “Çok mu Büyüdüm Ben?”

  1. adminon 01 May 2009 at 00:27

    Ağır bir gün….
    1 Mayıs….
    Dünya işçi sınıfı tırnağını kanatarak haklarını kazandı.
    Türkiye’de de bu gün ilk kez resmi bayram oldu.
    Ne güzel gelişme…

    Bu gün bir başka ağır.
    Emeğin enerjisi birleşmiş ve Maide adı verilen canlıda toplanmış.

    O da durmadan dinlenmeden, pozitif enerjilerini güneş gibi, her gün bereketle yaymakta. Binlerce insana enerji vermekte. Okurlarına, gönüldaşlarına. Öğrencilerine.

    Yolun açık olsun aziz dost. Enerjine bereket.
    Nice sağlıklı, mutlu ve güçlü günler dileğiyle.
    Enerjimiz bir sinerjimiz binlerce olsun…
    Dr. Ahmet Fidan

  2. yaseminon 01 May 2009 at 01:16

    Can canım kutlu olsun mutlu ol, sen hep ol çok yaşa güzel yaşa tüm sevdiklerinle… ne kadar büyüsekte hep küçük bir yerleri kalmalı insanın hayatı belki biraz daha hafifletebilmek için içimizdeki küçüğü büyütmeden gülümseyebilmeli … barışın sevginin anlayışların tükenmediği bir dünya herkese.

  3. zeynep diri günözon 01 May 2009 at 09:58

    Adı yok hayatımda ki yerinin… Açıkçası hiç de isimlendirmeye çalışmadım. Sadece sevdim…
    Seni de gönlümde kapladığın yeri de…
    Sorgulanmadan, yargılanmadan ve en önemlisi karşılığını umursamadan sevildiğini bilmek ne müthiş bir duyguymuş öğrendim seninle…
    Taşı sevmek, suyu sevmek, göğü sevmek, kendini sevmek nasıl olurmuş öğrendim seninle…
    DOĞMAK…
    Tanrının armağanıyla yüzleşmenin diğer adı.
    Şu koca kainatın önümüze serilmesi.
    Ve sen öylesine hakediyorsun ki tüm nimetlerini yaradanın…
    Umarım seni çevreleyen her canlı da hakeder senin gönlünü ve farkederler armağan olarak onlara gönderildiğini…
    İyi ki doğdun öğretmenim, sırdaşım ve en önemlisi gerçekten ama gerçekten CANIM…
    Seni Seviyorum…

  4. gülderenon 01 May 2009 at 22:51

    Mayıs’ın 1’i ilginç bir gün. Baharın habercisi. Bahar da yeniden doğuşun, uyanışın,sevincin. Doğmak için daha güzel bir gün olmaz herhalde. (bunu da planlamış olmalısın) :=))). Benim ve birçok kişinin hayatında bahar uyanışı gerçekleştirdin ve gerçekleştirmeye devam ediyorsun. Tüm hayatın bahar tadında geçsin.

  5. Maide Örenon 02 May 2009 at 08:08

    Selam,
    Yaşam yolunda hem yolcu oldum hem hancı.Armağanlar aldım armağanlar verdim.Yaradanıma teşekkür ederim ki, hayatım boyunca bana sunulan sevginin en güzelini kendi sevgisinden paylaştırdığı sevgilerle bütünleştirdiği için.Teşekkür ederim sizlere içimdeki sevginin(YARATANIN) ışığını bana yansıttığınız için.Varolun.Sevgiyle kalın can dostlarım.

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.