Haz 20 2009

Geç Kalmış Sorular

Published by at 00:02 under Mehmet Serdar VURAL

yazdır / print
1) Türkan Saylan’ı “kahpe” veya dinsiz  ilan edenler, İslamiyet’i mi temsil ediyorlar?

2) Yaratan’da Türkan Saylan’a binbir laf edenlerle hemfikir mi?

3) Bir “Müslüman”, Türkan Saylan’ın ölüsüne bu kadar kötü davrandığı zaman, Yaratan onu daha mı çok seviyor?

4) Geçmişte bazı hukukçuları hedef göstererek öldürülmelerinde pay sahibi olan dinci basının bazı üyeleri;

a) Yaratan’ın kendilerini daha çok sevip, katında daha iyi yer vereceğini mi düşünüyorlar?

b) Hedef gösterdikleri kişilerin öldürüldüğünü öğrendikleri günün gecesi daha mı mutlu uyudular? Hatta birbirlerini tebrik edip, kutlayıp, sevinç gözyaşları da dökmüşlermidir?

5) Şiddet İslamiyet’in doğasında mı var, sonradan mı eklendi, yoksa kendilerine Müslüman diyen ama aslında cehaletle başları döndüğü için şiddeti yaşam biçimine çevirmiş insanlar yüzünden İslamiyet öyle mi görünüyor veya “gösteriliyor”?

6) Sizce Yaratan dine dayalı şiddeti haklı görüyor ve onaylıyormudur?

7) Sizce Yaratan’a karşı, O’nu kabullenir, O’na inanır görünüp, kendi değer ve ahlaki yargıları ile şiddete başvuran, yani bir anlamda kendilerini Yaratan yerine koyanlar mı daha günahkardır, yoksa Yaratan inancını tek başlarına, yargı malzemesi yapmadan yaşayanlar mı?

8) Türkan Saylan’ın ölmesi ile İslam dünyası rahat bir nefes mi aldı?

9) Şiddet yanlısı “dinciler”, gerçek Müslümanlığı biliyorlar mıdır?

10) Hüseyin Üzmez, Türkan Saylan’dan daha mı saygın?

Mavi Günler

2 responses so far

2 Responses to “Geç Kalmış Sorular”

  1. Davulcuon 20 Haz 2009 at 21:34

    Türkan Saylan’a hakaret eden islamcı kesim suçsuz bir insana hakaret etmeden önce 2 kere düşünmeliler.Hüseyin Üzmez gibi bir pislikten yana olduklarında dahamı müslüman oldular acaba.Kesinleşmiş bir suçu olmayan bir insana ölümünden önce ve ölümünden sonra tonlarca ağır hakaret ettiler bunlar kimdi Hüseyin Üzmez pisliğinin yandaşlarımı yoksa tututkluyken ”Cezaevinde çok rahattım, hacda gibiydim” dedirtebilcek kadar iyi bakanlarmı?Her ikiside bu pisliğin yandaşları veya onun zihniyle paralel gidenlerdi.Daha söylenicek ne varki!

  2. Burcuon 28 Haz 2009 at 04:08

    devrimci önder kime kimlere karşı niçin mücadele ettiğini, kullanacağını amaçları, yöntemi, toplumsal yapıyı, onu oluşturan ekonomik sınıfsal etkinlikleri, mücadele edeceği güçleri, ulusunun özelliklerini, yeteneklerini, inançlarını, dayanma güçlerini en iyi tanıyan, tüm bunların üstünde neyi ne zaman nasıl yapabileceğini en iyi hesaplayan tasarlayan, yaşamı boyunca güvenini yoğunlaştıran..
    Cehalettle savaşan bir eğitim neferi..
    Mücadeleyi son ana sürdüren bir ışıklı yürek…
    Bu ülkenin çağdaş, insanca, aydınlık güzel günleri için çırpındı, çabaladı…
    Ama ülkeyi örümcek ağı gibi sarmalamış bu YOBAZ DÜZEN onu da karalamayı başardı maalesef
    anne kardelen artık bizi cennetten izleyecek,onu anlamak ve yolundan devam etmek dileklerimle…

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.