May 14 2009

Kendinle Konuş Doya, Doya…

Published by at 00:02 under Maide ÖREN

yazdır / print

Hiç kendi kendinizle konuştuğunuz için eleştirildiğiniz oldu mu? Peki, ne yaptınız, konuşmanızı kesip sustunuz mu?

Sanmıyorum! İçinizden devam etmişsinizdir eminim. Zira kendi kendine konuşmakta bir meziyet… Evet, doğru söylüyorum. Hem de teknik içeren bir meziyet! Bence sizi eleştiren olursa da o kişiye gülün hiç çekinmeden. Kendi kendinize konuşun.

 

Bu bir teknik demiştim ya… Ben Yoga derslerimde bunun tekniklerini öğretiyorum inanın ki. Bu tekniği Yoga yapmasını bilmeyenler dahi eskiden beri uygularlardı. Halende yapanlar çoğunlukta…

Nasıl mı?

Kendimize gelmekte olan mücadeleye karşı kişinin kendisini zihinsel, fiziksel ve duygusal olarak hazırlaması esnasında yapılan bir teknik…

Bu durumlara ben birazda “havaya girme” diyorum. Ben çok yaparım. Belki sizde yapıyorsunuzdur. Hani bir şeye başlarken; bir işe, yarışmaya, konferansa… Vs.

 

Belli bir ruh halini kazanmak ve enerji toplamak için uygulanır genelde. Ben Yogada gevşemeyi öğretirken meditasyonda uygulatıyorum.

Görevin ya da yaptığın işin gerektirdiği korkunç hıza ayak uydurmak için kendi kendine “Hadi, hadi, hadi.”dediğimiz zamandır, kendi kendine konuşmanın başlangıcı…

 

Bir de pek çok insan öfkeden kendini kaybedeceklerini anladıklarında kendi kendilerine “Kendine hâkim ol, kendine gel, sakin ol” gibi sözler söylerler. Biliriz ki bu sözler gerçekten işe çok yarar. Bunun işe yaramasının nedeni de beden-zihninizin güçlü komutlara hızla uyma yeteneğine sahip olmasıdır.

 

Öz-komut ve oto-önerme arasındaki ayrımdan söz edeyim. Doğrudan öz-komut bir önerme ya da sözce değil bir emirdir. Oto-önermenin de kendine özgü bir yeri vardır ama bu yöntem daha farklıdır.

Mesela; “Kendine gel! Veya “kendine hâkim ol!” “şu kaslarını gevşet!” Şu üstündeki kötü baskıyı hafiflet!” ya da bu duruma uygun çok çeşitli sözler söyleyebilirsiniz.

 

İşte Yogada gevşeme yapmak ve kendi kendine konuşurken bedeninizin tümüne, ya da parmaklarınızdan birine, midenize ya da belli bir kasınıza hitap edebilmenizdir. Ayak parmağınız sizi anlayıp anlamayacağı gibi felsefi düşünceye hiç dalmayın.

 

Sözler ve vereceğiniz dikkat enerjinizi toplayacaktır ve amacını, Aktif Zihin tarafından emin olun ki ayak parmağınızın anlayacağı dille tercüme edecektir.

Bu teknik çok etkileyici olabilir ama benim belirtmek istediğim bir şey var ki, yaşamlarının bir döneminde kurallara uyacak tarzda yetiştirilmiş olanlarla öz-saygısı fazla olanlardır. Bu teknik yani kendi kendine konuşma; her türlü otoriteye karşı çıkanlar ya da kendilerine saygısı az olanlarda o kadar fazla işe yaramaz.

 

Çünkü bu kişiler kendi kendilerini, kendileri tarafından bile dinlemeye değer bulamayan kişilerdir. Kendilerinden kaçıp kendi kendileriyle yüzleşemeyenlerdir.

 

Kendi kendinize komut verin! Kendi kendinizle konuşun ki, kendinizin gücünü ve ne olduğunuzu daha fazla tanıyın. Bence diğer insanları tanımaktan, bu daha öncelikli yanılıyor muyum?

 

Başkalarına hiç aldırmayın, siz kendi kendinizle konuşun doya doya…

No responses yet

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.