Eki 08 2009

Kriz Kapitalizmin Bütüncül Bunalımıdır..

Published by at 00:04 under Halit SUİÇMEZ (Dr.)

yazdır / print
Bazı yazar arkadaşlarımız “bu bir insanlık krizidir” diyorlar.. Haklılar. Ama hiç bir insanlık sorunu sistemlerden bağımsız değil ki…

Kapitalizm egemenliğini “”masum” kavramlarla gizlemeye çalışır..
Egemenlik zorlaştıkça “reform” der, “yeniden yapılanma” der,ülkeleri kendi süreçlerine çekmek için, “yapısal uyum” diye programlar dayatır..

Bugünlerde İstanbul’da IMF ve Dünya Bankası Toplantıları sürerken Kitle Örgütlerinin açıklamaları da benim bu görüşü doğrulamaktadır:

Şu uzun alıntılara biraz zaman ayırın lütfen ve isabetteki doğruluğa bakın..
“Dünyanın birçok yerindeki diğer ezilen halklar gibi, sizin ne olduğunuzu çok iyi biliyoruz. Siz Yirminci Yüzyıl‘da inşa edilmiş küresel zorbalarsınız. Siz sadece sermayenin ve iktidarın sesisiniz;…iki küresel sermaye örgütüsünüz.”

Bu ülkenin halkları temsil ettiğiniz ideolojiyi hiç bitmeyen istikrar programlarınızla, yıllarca emekçilerin alın teriyle üretilmiş kamusal varlıkları talan eden özelleştirmelerinizle, reform olarak… budadığınız sosyal haklarla çok iyi bilmektedirler.”

Siz Sayın IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn: Hâlâ sıkılmadan dışa açılmanın, esnekleşmenin, güçlendirilmiş bir finansal sistemin yaşadığımız krizi aşmada birincil öneme sahip olduğunu söylüyorsunuz. Tüm dünya ekonomisi 1980‘li yıllardan bu yana bugün yeniden formüle ettiğiniz söz konusu politikaları aralıksız uygulamadı mı? ABD‘de batan finans şirketleri yeterince esnek değiller miydi? Dünya halkları için utanmadan tekrarladığınız ‘istikrar’ çağrısını aynı şekilde ABD için tekrarlayabilecek misiniz? Yoksa yıllardır dünyanın tüm coğrafyalarında yaratılan değeri kendi topraklarında tüketime çeviren, devasa açıklar veren ABD için ‘ne yapalım, oyunun kuralı bu’ demeyi mi tercih edeceksiniz?

“Sayın Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick: Mevcut krizin dünyanın her yerinde milyonlarca insanı işsiz ve yoksul bıraktığını büyük bir fütursuzlukla açıklıyorsunuz. Peki ama çeyrek yüzyıldır dünyanın her yerinde aralıksız uyguladığınız …devletleri küçültmek için amansızca desteklediğiniz özelleştirme politikalarının; eğitim ve sağlık hizmetlerini piyasalaştırmanın; çalışma yaşamı ve onun örgütlü kurumları üzerine sürdürdüğünüz amansız saldırıların; tüm dünyada sosyal güvenlik kurumlarını talan eden politikalarınızın, bu süreçte hiç mi etkisi yok? Sizin yapısal uyum olarak adlandırdığınız şey, bizlerin çok iyi bildiği gibi, genel olarak bir sermayeleştirme sürecidir. Yufka yürekli yoksulluk politikalarınız olsa olsa trajiktir. Sizin yardımseverliğiniz çağımızın ‘yoksullar yasası’dır. Utanç vericidir. Biz sizin ulufenizi değil, … yüzyıllar süren emek mücadelesinde kazandıklarımızı ve sizin bizlerden çeyrek yüzyılda… kopararak aldıklarınızı geri istiyoruz.”

Sayın IMF başkanı Dominique Strauss-Kahn ve Sayın Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick: Bugün yaşanan bunalım, … artık tarihsel misyonunu tamamlamış bir …toplumsal sistemin yani kapitalizmin bütüncül bir krizidir ve yakın bir gelecekte derinleşmiş toplumsal krizlerle daha büyük yıkım ve acılara yol açması muhtemeldir. Bu nedenle sürdürmekte ısrar ettiğiniz sermaye yanlısı politikalar bugün olduğu kadar gelecekte de birer uygarlık suçu oluşturacaklardır.”
Bu uzun alıntılar krizin kapitalizmin bütüncül bunalımı olduğunu göstermektedir.

Görülüyor ki, sistem gün geliyor kamusal ekonomiyi bir kenara atıyor, piyasa esastır, diyor..

Gün geliyor, biz battık, öldük, devlet gelsin bizi kurtarsın diyor..

Sorun bireysel olarak insanlarda değil, sistemin özündeki mantıkta..

4 responses so far

4 Responses to “Kriz Kapitalizmin Bütüncül Bunalımıdır..”

  1. Halil DAĞon 08 Eki 2009 at 00:21

    Hocam,
    Israrla bir insanlık krizi vurgusu yapmamızın nedeni, kapitalizmin altın çağını yaşadığı 1965-1975 arası dönemde dünyanın fakirleri ile zenginleri arasındaki uçurumun geçmişe göre onlarca kat artmış olmasıdır.
    Son otuz yıl ise, bir türlü artırılamayan refahın artırılabilmesi için zenginlerin sömürüsünü daha da derinleştirerek kendi refahını garanti altına alması çabası ile geçmiştir. Ve unutulmaması gerekirki son 30 yıl kapitalizmin en sık krizi yaşadığı dönem olmasına karşın küresel mali donanımın eskiye oranla daha da geliştiriği ilerlediği fakat yoksulluğun artık insan onurunu yok edici açlık boyutlarına ulaştığı bir dönemdir.
    Bu yüzden yaşanan bir ekonomik kriz değildir. Çünkü kapitalizm onlarca yıldır derinleştirdiği sömürü sonucunda insanlığın elinde sömürmeye değer hiç bir şey bırakmamıştır.
    Geriye bir tek emek kalmıştır ama onu da kendisini reel sektörlerden soyutlayarak finansal sektörlere angaje ettiği için emeğin de istihdam edilme olanağı kalmamıştır.
    Bu yüzden bu krizin iki çözümü vardır:
    Ya batı kendisi çözecektir onu da savaşlarla yapabilir ancak.
    Ya da insanlık hakkını isteyecek, küresel kapitalizm elindekininin bir kısmıın insanlığa iade edecek ve tabana yayılan mülkiyet ve sermaye ile reel sektör yeniden hayat bulacaktır.

    Saygı ve Selamlarla…
    Halil

  2. haliton 08 Eki 2009 at 08:48

    Çok teşekkür ederim Halil Bey Dostum..
    Gerçekten büyük bir insanlık, onur ve yaşam kriziyle iç içeyiz..
    Saptamalarınız güzel, yerinde.
    Çözümlere de işaret etmişsiniz.
    Dünkü yazınızda da ilginç gözlemler vardı.
    İşte benim yazar arkadaşlarımızdan da beklediğim bu:
    Hem eleştirel olmak, hem yeni, ileri bir şeyler söylemek, hem de insanlık sorunlarında duyarlı ve dayanışmacı davranmak..
    sevgilerimle..halit

  3. Ugur Özaltınon 08 Eki 2009 at 12:32

    Kapitalizm ölüyor ölüyor diriliyor veya hortluyor diyelim.
    Bunlar hortlayıp hortlayıp hortumlamaya devam ediyor

    hortumlama işlemini biz yıllardır biliyoruz
    devlet malları talanı
    özel sektör hayali ihracatları
    Rantiyecilik,tefecilik,mafya,rüşvet ağı
    Ama en üzüldüğüm nokta bu vampirlerin dini istismarı pervasızca yapmaları ve halkın bu durumu alkışlamaları

  4. haliton 08 Eki 2009 at 13:48

    Uğur Bey merhaba;

    Yorumunuza teşekkürler..

    Ama, umutluyuz. Bizler, sizler yazmaya, açıklamaya, okuyup yorumlamaya devam edeceğiz..

    Esas olan “halk ekonomisi” dir. Halkın içindeki potansiyeli ortaya koymak, geliştirmek ve doğru yönlendirmektir.
    sevgiyle..halit

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.