Kas 10 2009

Global Aslanın Pençesindekiler ve Türkiye

Published by at 00:03 under Beril DİLSİZ

yazdır / print
Her sene Londra’da düzenlenen “Dünya Seyahat Pazarı (WTM-World Travel Market) Fuarında” açıklanan raporla, turizmin içinde bulunduğu atmosfer değerlendirilmektedir.

Yeni oluşan trendler, tüketici profilleri, değişen tüketici beklentileri, sektörel bazda gelişmeler, kriz ortamı vb. koşulların turizme olan etkileri ve gelecek hedefleri ele alınmaktadır.

***

Bu yıl düzenlenen raporda, krizin olumsuz çehresini 2013 yılına kadar göstereceği beklentisi üzerinde durulmuştur.  Rapora göre, 2009 krizi ile oluşan durgunluk ortamının yarattığı  olumsuzlukların, üreticileri yenilikler yapmaya teşvik ettiği ifade edilmektedir. Kriz havası, aynı zamanda rekabeti tetikleyen “farklılık, çeşitlilik ve müşteri odaklılık” unsurlarının ön plana çıkmasına sebep olmuştur. Örneğin “funemployment” olarak adlandırılan işsiz seyahatçi kitlesinin; düşük fiyata- cazip imkanlarla tatil imkanı arayışı ortaya çıkmıştır. İngilizlerin işletmecilere tasarruf kolaylıkları sağlayan “pop-up otellerine” olan tüketici ilgisi artmıştır. Asya ülkelerinde “golf turizmine” rağbet de krize rağmen artış göstermiştir. Ortadoğu ülkelerinde “kadınlara özel konaklama olanağı sunan oteller” talep görmeye başlamıştır.

***

2009 krizinin turizmi baltaladığı, dolayısıyla otelcilik sektörünün  ve havayolu sektörünün de bu gidişattan negatif yönde etkilendiği tespit edilmiştir. Otellerin doluluk oranlarının düştüğü, oda gelirlerinin %20 ila %30 arasındaki değişimle dünya genelinde gerilediği belirlenmiştir. Petrol fiyatlarının artışı ve yüksek vergi oranlarından ötürü de havayollarının ciddi zorluklar yaşadığı ve bazılarının iflas bayrağını çektiği gözlemlenmiştir. Kriz nedeniyle ciddi anlamda istihdamda gerileme, şirketlerde yeniden yapılanma projeleri ve hükümetlerin de teşviklerle krizin etkilerini ortadan kaldırma çalışmaları baş göstermiştir.

***

Raporun en çok üzerinde durduğu konulardan birisi de “iş turizmi”ndeki gerilemedir. İş seyahatlerinden elde edilen gelirde %40’lık bir düşüş söz konusudur.

***

Krizde 2010 beklentisi, 2009’a göre daha ılımlıdır. Sektörün 2010 yılı ortalarına doğru canlanacağı beklenmektedir. Tahminler ışığında %1-%3 turizmde büyüme görüleceği düşünülmektedir. Ancak yine de ekonomi ile şekillenen turizm sektörünün eski hareketliliğini göstermesinin zaman alacağı ve sektördeki dinamizmin 2013 yılını bulacağı öngörülmektedir.

***

Oluşan portrede Türkiye’nin bundan sonraki süreçte turizmde çizeceği rota çok önemlidir. “2010 Avrupa Kültür başkenti İstanbul, krizden az etkilenen yerlerden biri olabilecek mi?” sorusu merak konusudur. Tabii ki Türkiye de her ülke gibi krizi teğet geçmemiş, her alanda krizden fazlasıyla etkilenmiştir. İşten çıkarmalar, kepenk kapatmalar, arz fazlalığı-talep azlığı..

***

Türkiye krizin tüm olumsuzluklarına rağmen, turizmde sesini duyurmaya devam etmektedir. Fransa’da Türk Mevsimi nedeniyle Eiffel kulesi kırmızı- beyaz ışıklandırmalarla ülkemizi simgelemiştir. 10 Mart-14 Mart 2010 tarihleri arasında, Berlin’de düzenlenecek “ITB Berlin Turizm Fuarı’nda” Türkiye “konuk ülke” sıfatında yer alacaktır. Fuarda Türkiye’nin kültürel zenginlikleri vurgulanacak ve Almanya turizminde Türkiye’nin önemi ifade edilecektir. Ülkemizde düzenlenen uluslararası fuarlar-etkinlikler ve yurtdışında ülke olarak kendimizi ifade etme çabalarımız turizmde “marka ülke” olabilmemiz adına başarılı atılımlardır. İşte bu noktada tanıtım faaliyetlerine ağırlık verilmesi (Tülin Şahin gibi modern Türk kadınınI sembolize eden tanıtım logoları), medyanın üzerine düşen görev (Domuz gribini  abartmaması gerekliliği) vb. Türkiye’nin imajında-doğru tanıtılmasında en temel gerekliliktir. O vakit kriz vız gelir tırıs gider!

2 responses so far

2 Responses to “Global Aslanın Pençesindekiler ve Türkiye”

  1. Uğur ÖZALTINon 10 Kas 2009 at 16:34

    Yıllardır kıyılarımızın yağmalattırılması ve doğanın mahvedilmesi üzerine kurulu içki-bikini ve uyduruk eylence üzerine kurulu turizmden bir şey çıkmayacağını çok şükür birileri anlamaya başladı.

    kaplıcalar her şehrimizde var kaplıca turizmi neden yok.
    Spor ve doğa turizmi, inanç turizmi, uluslaraası toplantılar turizmi bence bikini turizminden bin kat akılcıdır.

    Hele hele doğunun karları yıllardır boşa gidiyor. Kayak turizmi uludağa sıkıştııldı yıllardır

  2. BERİL DİLSİZon 10 Kas 2009 at 16:48

    Uğur Bey yaklaşımınız doğru olduğu kadar eksiklikler de var. Öncelikle birileri (biz turizmciler!) ülkemizi daha iyi yerlere getirebilmek için çabalamaktayız.
    http://www.turizmgazetesi.com adlı sitede de “turizm sektörüne” ben ve arkadaşların yazılarımızla ışık tutmaya çalışıyoruz. Ne yazık ki ülkemizde sizin de belirttiğiniz gibi parsel sahibi bazı kişiler rant uğruna doğayı acımasızca katletmekteler, bu durumun dünyada da önüne geçilemediği aşikar. İtalya, İspanya gibi turizm pastasından büyük dilimi kapan ülkelerin de bu anlamda bizden fazla farkı olduğu söylenemez. Ancak alternatif turizm türleriyle, doğru tanıtım projeleriyle güzelliklerimizi sunmak durumundayız. Kaplıca turizmi( Termal turizm) ülkemizde büyük gelişim göstermekte. (Yalova, Kırşehir, Tuzla, Edremit, Kızılcahamam,Afyon vb.) yerlerde kaplıca turizmi yaygınlaşmaktadır. Ve diğer saydığınız turizm türleri de her geçen gün değer kazanmaktadır. Yani ülkemiz sadece deniz-güneş-kum üçlüsünden ibaret değil. Spor turizmi(kayak) ülkemizde Kartalkaya, Elmadağ, Palandöken, Kartepe gibi yerlerde de yapılmaktadır. Sadece medyanın ön plana çıkarttığı yerdir Uludağ..Yani ülkemiz o kadar da içler acısı halde değil turizmde ve turizm yatırımlarında. Bu konuda çok olumsuz düşünmemenizi öneririm.

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.