Kas 11 2009

Sesinizi Kesin… Kolunuzu açın

yazdır / print
Hatırlarsanız Sağlık Bakanı domuz gribi aşısının yan etki ve riskleri ile ilgili endişelerini dile getiren bilim adamlarını “Yarın bir vatandaşım bana gelsin desin ki ‘Ben televizyondan falanca kişiyi dinledim, etkilendim, onun için astımlı çocuğuma aşı yaptırmadım ve öldü’, ben Sağlık Bakanı olarak suç duyurusunda bulunacağım. Zaten bana lüzum yok. Vatandaşım kendisi suç duyurusunda bulunur.’ sözleriyle tehdit etmişti.

Milliyet gazetesinde Günel Cantak’ ın ‘Korkutan Yan Etkiler’ başlıklı haberini okuyunca ‘Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu’ demeden kendimi alamadım.

Haberin son bölümü aynen şöyle:

‘’Aşıdan sonra ortaya çıkabilecek çok nadir durumlar başlıklı bölümde ise solunum yetmezliği, sinir iltihabı gibi çok ciddi yan etkilere işaret edilerek, bu tür yan etkiler görüldüğü takdirde hemen sağlık merkezine bildirilmesi isteniliyor. 14 yan etki şöyle sıralanıyor.

–  Ciddi alerjik reaksiyon.

–  Bir ya da birkaç sinirde ağrı, sinir iltihabı.

–  Trombositopeni (Beyin ve sindirim sistemi dahil olmak üzere yaygın veya ciddi kanama).

–  Nefrit (Böbreklerin çalışmasında görülen bir bozukluktan kaynaklanır ve idrara protein karışır).

–  Vaskulit (Damarların lokal olarak tıkanmasına neden olarak ilgili organın fonksiyon kaybına yol açar).

–  Konvülsiyon (Genellikle bilinç kaybı ve istemli kasların tümü ya da bazılarında şiddetli ritmik kasılmalarla karakterize ani bir atak).

–  Ensefalit (Beyin iltihabı).

–  Guillain-Barre Sendromu (Çevresel sinir sisteminin edinilmiş bir bağışıklık kökenli yangısal bozukluğu).

–  Bell Paralizi (Yüz siniri felci).

–  Demiyelinizasyon (Sinir liflerinin etrafını saran özel tabakanın kaybı).

–  Okulorespiratuvar Sendromu (Solunum yetmezliği).’’

Sağlı Bakanı, bu yan etkileri okuyup korkan ve aşı yaptırmaktan vazgeçecek olanların sorumluluğunu üzerine mi alacak yoksa sağlık ocaklarına gönderdiği bilgi notu dolayısıyla kendi elemanları için de ‘suç duyurusunda’ mı bulunacak bilemiyorum.

TAM VE DOĞRU BİLGİLENDİRME ŞART

Bir hekimin, tıbbi girişim veya tedavi uygulanmadan önce hastalarına bunun ne için yapıldığını, ne gibi sonuçlar beklendiğini ve ne gibi yan etki, risk veya komplikasyonların ortaya çıkabileceğini ‘tüm ayrıntılarıyla’ ve ‘anlayabilecekleri bir dille’ anlatması kanuni bir zorunluluk. Hatta bu bile yeterli değil; hastalardan doğru bilgilendirildiklerini ispat eden yazılı bir belge de almak gerekiyor.

Buna göre Bakanlığın bu bilgi notu tabii ki ‘Sen sakın bu aşıyı olma’ manasına gelmiyor. Burada amacın korkutmak değil, aşı olacakları bilgilendirmek olduğuna hiç şüphe yok.

GELELİM NETİCEYE

Sağlık Bakanlığı domuz gribi ‘krizini’ en iyimser deyimle ‘iyi idare edemedi’.  Bakan gereksiz yere sinirlendi, telaşlandı.

Hangi devirde yaşıyoruz? Toplumu tam ve doğru bilgilendirmek dururken insanları ‘Kitlesel ölümler olacak’ diye korkutarak ve ‘Sesinizi kesin, kolunuzu açın, aşınızı olun’ mantığıyla bir aşı kampanyası yürütmek olacak şey mi?

O kadar ki Başbakan Erdoğan bile sonunda dayanamadı: ‘Sağlık Bakanımla aynı şekilde düşünmüyorum. Ben aşı olmuyorum. Kimseyi de zorlamayın’ çıkışını yapmak zorunda kaldı.

Sağlık Bakanlığı daha Başbakanına bile neyin ne için yapıldığını anlatamamışsa gerisini siz düşünün.

No responses yet

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.