Ağu 02 2009

Yargı Üyeleri Sütle mi Temizlendiler ?

Published by at 00:03 under Mehmet ALPEREN

yazdır / print
HSYK Ergenekon davasına bakan hakim ve savcıları görevden uzaklaştırmakta ısrar ettiği iler sürülen HSYK üyesi Ali Suat Ertosun malum resmi çekenlerle ilgili Ankara cumhuriyet savcılığına suç duyurusu yapacakmış

Hakkıdır, yapabilir. 

Haspam için üzerinde durulması gereken en vahim! durum ise fotoğrafın çekilmesi. 

Rahatsız olabilir en tabi hakkıdır.

Ama bakın bunu hangi cümle il e ifade ediyor;

” Üzerinde durulması gereken bu fotoğrafın neden ve kim tarafından çekildiği veya çektirildiğidir. Eğer bu fotoğraf, devlet görevlileri tarafından çekilmişse ortada daha vahim bir durum söz konusudur. Bu konunun araştırılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına başvuracağım. Bu ülkede bir Yargıtay, Danıştay üyesi takip ediliyorsa, bu konu üzerinde çok durulması gerekir. “

Yani burada altı çizilecek cümle şu” Bu ülkede bir Yargıtay, Danıştay üyesi takip ediliyorsa, bu konu üzerinde çok durulması gerekir”

Güzel, bu ülkede parlamentoya müdahale planı hazırlayanlar vahim değil. Bunun için kargaşa üretip, terör estirenler vahim değil. Her yeri cephaneliğe çevirenler de vahim değil. Faili meçhul cinayetleri hiç önemli değil. Meşru hükümetleri devirme planları yapanlar bizim çocuklar. Generallere suikast planı yapan teğmenler kahramanlarımız ve daha sı ülkede yüzde elliye yakın oy alarak başbakan olan kişiye suikast planı yapanlar, memleketi kurtaracakları için madalyayı bile hak eden vatanseverler ve hiç vahim değil (!).

Ama bu ülkede hukukun ırzına geçen savcılar ve hâkimlerin fotoğrafını çekmek çok vahim ve üzerinde durulması gereken hassas bir mesele.

Şimdi soralım bakalım; Başta siz olmak üzere sayın Ertosun, yargı üyeleri  sütten çıkmış  ak kaşık mı?

Kamuoyu artık bıktı bu hukuk dalavereliğinden.  Yargıtay, Danıştay, Anayasa mahkemesi,  HSYK, YARSAV gibi hukuk kılıfına sokulmuş ideolojik örgütlerden de bıktı.

Beyler ; 

Sıkıntı nedir biliyor musunuz? Bu saydıklarım ve adını hukuk, yargı vs gibi  insanı  ilgilendiren  kurum ve  kuruluşlar da, insanı  değil de  ideolojilerini koruma adı  altında gösterdikleri faaliyetleri ile Ergenekon davası  içine giriyor. Sancının kaynağı bu.

Kanadoğlu nun kıvranması ve hasetinden alt dudağını yara etmesinin sebebi bu. YARSAV başkanının  “ Bunu hukuk yolu  ile  açacağız” derken,  hukuk konusunda zırvalamasının arkasında da bu ruh hali  var.

Kısaca bunların hukuk anlayışı kendi ideolojilerini dayatmak anlamına geliyor.  Kendi ideolojileri tahdit altına girdiğinde hukuk evrensel anlamını yitiriyor ve hüküm başka yerlerinden çıkıyor.  Cumhurbaşkanlığı seçimi örneğinde gördüğümüz gibi.

Öyle ya! en vahimi yargı üyelerinin takip altına alınması.  Ne kadar kötü. BU  tertemiz seçilmiş insanlar  takip edilir mi? Paksüt ’ün  hanımını  gördük . Emdiği   Süt ne kadar ak  bilmem  ama, Telefonda neler konuştuğunu işittikten sonra  bana pekte  siti pak  gelmedi.  Ama buna  rağmen  soramazsınız. Çünkü bunalr uzaydan geldiler. Farklı insanlar.  Hanların hamamların dedelerinde mi kaldığını yoksa sonradan mı edinildiğini araştırmaya gerek yok. Çünkü bunlar seçilmiştir.  Çünkü bunlar dokunulmaz.  Bunlar hukuk üretir.Sonra sıkıştılar mı gugukla maya başlarlar. Ses başka yerlerinde gelir   

Velhasıl mı ? tipik  firavun  dönemi yaşıyoruz vesselam.

 

No responses yet

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.