Etiket arşivi: Siyaset

Kanal İstanbul’un Karadeniz’e Olası Etkileri

Kanal İstanbul’un Karadeniz’e Olası Etkileri

Prof.Dr. Cemal SAYDAM

Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi

saydam@hacettepe.edu.tr

ÖZET:

Üç tarafımız denizlerle çevrili ama maalesef kökenimiz Asya. İşte bu olgu asırlardır içimize işlemiş bir kere.

Denize karşı olan ilgimiz maalesef yok denecek kadar az. Avrupa’da bırakın deniz kenarında olan ülkeleri Avrupanın ortasında yer alan bir ülke dünyadaki en büyük konteyner taşımacılığı yapan bir firmanın sahibi ve de merkezi Cenevre’de. 469 adet yük gemisi var. Ayrıca 12 adette her biri 4000-5000 yolcu taşıyan transatlantik gemileri var. Bunlardan birini bize hediye etseler alın çalıştırın deseler inanın bir haftaya kalmaz o gemiyi yakarız. Unutmayın biz Atatürk’ün Savarona yatını Deniz Kuvvetlerinin hizmetindeyken yakmayı da başarmış bir ülkeyiz. Deniz ve denizcilik bizim için hala çok uzaklarda kalan bir olgu. Sakın kızmayın bana bakın etrafınıza denizlerimizde sefer yapan bir adet yolcu gemimiz var mı sorusunun cevabını düşündüğümüzde durumun vahametini daha yakından görebiliriz. Okumaya devam et

Kapitalizmin Devlet Sistemi ve Değişimi

Özet

Halil DAĞ 

Hukuk, iktidarların fahişesidir” demiş anarşist felsefenin öncülerinden Bakunin. Kim bilir öncülü Babeuf’un kişisel deneyimini yaşasa daha başka neler derdi? Bildiğimiz gibi erken yaşlarda hayata atılmak zorunda kalan Babeuf bir süre tapu dairesinde çalışır. İşi Fransız İhtilali sonrası dönemde, maddi zorluklar yaşayan ve (güya) hakları zayi olmuş soyluların ellerindeki belgelere bakarak toprağa dayalı haklarının iadesini sağlamaktır. Babeuf bu işi sırasında soylu sınıfın binbir dalavare ve sahte evraklarla toprak sahibi köylülerin ellerindeki toprakları nasıl ele geçirdiğinin sırlarını öğrenir. Zaten O’nu adı bugüne kadar gelen bir anarşist yapan da o günlerde gördükleridir. Gördükleri çok açıktır, özel mülkiyetin dağılımı tamamen eşitsizlikler üzerine kuruludur ve gücü olan gücünü daha da artırırken mülkiyet yoksunu yoksullar
daha da ezilmektedir. Mülkiyetin devlet sistemlerinin temeleni oluşturmasından dolayı mülkiyetle giriş yapmış olduk.

Anahtar Kelimeler:

kapitalizm, kapitalizmin yeni devlet sistemi, yönetim, siyaset, sosyal devlet, keynesyen devlet, neo-libelarl devlet, ulus devlet Okumaya devam et

Küreselleşmenin Kentsel Dönüşüm Anlayışı ve Aykırı Bir Örnek Ruhr Havzası Örneği

Küreselleşmenin Kentsel Dönüşüm Anlayışı ve Aykırı Bir Örnek Ruhr Havzası Örneği

Öğr.Gör. Halil DAĞ

ÖZET

Modern dünyanın sistematiğinin kurulduğu Sanayi Devriminden bugüne hayatın her alanında olduğu gibi insan yaşamının mekansal boyutlarından birisini oluşturan kentler de yeni dönemin eğilimlerinden nasibini almıştır. Antik Yunan ve Roma’dan beri site ve bourg formlarıyla egemenliğin çekirdeğini oluşturan kent sanayi döneminde geçirdiği anlam kaymasıyla yeni bir toplumsal iş bölümünün de mekanı olarak yükselmiştir. İçeriğini kapitalizme özgü ekonomik ihtiyaçların oluşturduğu bu dönüşüm sürecinde kırdan kente yönelen büyük nüfus hareketleri ile kentlerin çehresi değişmiştir. Bu dönemde “ancient regime”e özgü egemenliğin temsili kentler yeni egemenlerin mekansal ve hiyerarşik hayat alanını temsil eden sanayi kentlerine dönüşmüştür. Artık yeni dönemde kent, kapitalizme özgü ihtiyaçlar çerçevesinde yeni toplumsallaşmanın ve katmanlar arası hiyerarşik dağılımın merkezidir. Gerek yeni dönemin ihtiyaçları gerekse yoğun nüfus hareketleri ve sonraki devirlerde gerçekleşen başka olaylar tarihsel bir mit olan kentlerin yeni baştan ele geçirilmesini gerektirmiştir.

Sanayi devriminden bugüne farklı ihtiyaçlara göre farklı felsefelerle gerçekleştirilen bu elden geçirme ve yenilemeler kentsel dönüşüm olarak adlandırılmaktadır. 1970’lerde kapitalizmin nihai krizine bir çare olarak ortaya çıkan neoliberalizm, öncülü liberal kapitalizm gibi hayatın her alanına müdahale ederken toplumsal ilişkilerin mekanını temsil eden kentleri de yeni baştan dizayn etmekten geri durmamıştır.

Bu çalışmada kentsel dönüşüm üzerine tarihsel pratikler tartışılırken, 1970’lerden itibaren kentsel dönüşüme insan faktörünü öteleyici bir nitelik kazandıran kentsel dönüşüm mantık ve pratiğinin bir eleştirisi yapılmış olup günümüzde bu anlayışa karşı önemli bir sapmayı ifade eden Ruhr Havzası’ndaki tarih ve kültür merkezli kentsel dönüşüm ele alınmıştır. Okumaya devam et