Geçen yılın Ağustos ayı.
Uzaklarda kalmış çocukluğum. Fatsa iskelesindeyim. Sabahın erken saatleri. Güneş vurmuş denize ve yüzüme.
Uzaklarda bir balıkçı teknesi. Uzun sahil yolunda Okumaya devam et
Geçen yılın Ağustos ayı.
Uzaklarda kalmış çocukluğum. Fatsa iskelesindeyim. Sabahın erken saatleri. Güneş vurmuş denize ve yüzüme.
Uzaklarda bir balıkçı teknesi. Uzun sahil yolunda Okumaya devam et
İlkokul sıralarından bir şiir anımsıyorum:
“biz kimlerizbiz Altay’dan gelen erleriz” Biz kimiz? Nereden geldik, nereye gidiyoruz? Dinimiz, ırkımız, cinsimiz, coğrafyamız, köyümüz.. Bunların hepsi önemli. Kişiliği oluşturan unsurlar. Ama bir başka faktör var ki o da çok önemli. O da Okumaya devam et
Büyüyoruz ama kalkınamıyoruz.
Büyüme sosyal gelişmeye yeterince yansımıyor.
Eğitim, sağlık, gelir dağılımı dengeli biçimde düzelmiyor.
Bölgesel, kentsel uçurumlar artıyor.
Büyümemiz verimliliğe dayanmıyor. Tüketime, ithalata dayanıyor. Ekonomik verimlilik ile; büyüme, yatırım, Okumaya devam et
Sabaha doğru. Esmer kadın derin uykuda. Onun şimdi hangi renkli düşlerin tılsımlı bahçelerinde gezindiğini ya da yaşam bunalımlarının kıskacında bölündüğünü kimse bilemez. Erkek yeni uyandı. Kalktı. Uyku ağırlığını üzerinden atmak için lavaboya gitti. Ellerini ve yüzünü Okumaya devam et
Seçimlere 10 gün kaldı.
Ülke ve biz çok seçimler geçirdik. Geçim meselesinde dünyada 190 ülke içinde 84.üncü sıradayız. Yani ortalarda bir yerdeyiz.
Yaşam standardında eskiye göre elbette yükseldik, ama Dünya sıralamasında yine orta sahalardayız. Okumaya devam et