Hükümetin şu an gündeminde öncelikli konuların başında birinci olarak “sosyal güvenlik reformu” ikinci olarak ta yeni belediye yasası kapsamında 900 beldeyi kapatmayı ve 43 yeni ilçe kurmayı öngören tasarı bulunmakta. Sosyal güvenlik reformu konusunda görüşlerimizi sonraki günlerde ele alalım. Çünkü belediye konusu sosyal güvenliğe göre daha az öneme sahiptir. Bu nedenle daha az önemsizi önceye alarak aradan çıkarıp Okumaya devam et
Yazar arşivleri: EDİTÖR
Cybersapience İnsan Topluluğunda İnsan Ömrü
Dünyanın en uzun ömürlü insanı, Japon Shigechiyo Izumi’ye aittir. Bu kişi 120 yıl 237 gün yaşamıştır. Buna karşılık, Nuh A.S. ın 950 sene yaşadığı söylenmekte. Yalnız bu senenin hangi ölçüye göre veya zaman birimiyle belirlendiği konusunda bilgim yok. Ancak her halükarda bu günkü insanlardan çok çok daha uzun süre yaşadığı kesin.
O zamanın insanlarının metabolizmaları nasıl dayanmış bu kadar uzun yaşamaya merak edilebilir.Bilgi toplumundaki faktörler nedeniyle insan ömrü 55-60 yaşlarından 75 yaşa kadar uzamıştı. Bu gelişme veya ilerleme ivmesi Okumaya devam et
Kamu Hizmetini Sunan ve Kamu Hizmetinden Yararlanan Kavramı
Dünkü yazımızda soyut anayasa kavramını dile getirmiştik. Anayasaların bireysel hak ve hürriyetlerin belirlenmesinde mümkün olduğunca genel kapsamlı kalmasının ideal olduğunu vurgulamıştık. Aksi takdirde böylesi hukuksal metinlerin her zaman her durumda değiştirilemeyeceği, zırt pırt değiştirilmesinin makul olmayacağını belirtmiştik.Ülkelerde genellikle Okumaya devam et
Yarım Yüzyıllık Enerji Birikiminin Fay Hattı
1970 li yıllardan bu yana Türkiye’de var olan tartışmanın fay hattı toplumsal bazlı olarak bu gün en üst hukuksal düzenleme olan anayasa ile hüküm altına alınmıştır. Bu durumun temelde bir olumlu bir olumsuz etkisi olacaktır. Birincisi, bahsini ettiğimiz gibi, yarım yüzyıla yakındır tartışılagelen ve yasaklayıcı ve engelleyice olarak uygulanan başörtüsü ve/veya türban kullanımı, anayasal olarak temellendirildiğinden hukuksal altyapıya kavuşmuştur. Öte yandan Okumaya devam et
DNA Kıvrımlarının Kaderle Birleşimi
Geçen yazımızda, kaderin alın yazısı olup olmadığını din biliminde kelam ve akaid literatürü kapsamında birkaç noktadan ele almıştık. İnsan fiilinin (işlem ve eyleminin) bizzat insan iradesi (istenci) ile olup olmadığının dinsel boyutu olduğu gibi, bunun fiziksel veya daha özelde tıbbi boyutu da bulunmaktadır. Yalnız insan iradesinin fiziksel kaynaklı olması bahsiyle Okumaya devam et
