Eyl 16 2009

Gelişen Hikâye

Published by at 00:02 under Bülent ESİNOĞLU

yazdır / print

Hatırlarsınız. Irak’ın ABD tarafından işgalinden önce, İran’ın işgali çok konuşulmuştu. Amerika’nın önceliğinin İran olduğu hissedilmiş, ancak, Saddam’ın dize getirilemeyişi nedeni ile Irak’ın işgali öne alınmıştır.

Gene Irak’ın işgalinden önce, Amerika’nın iki haydut devlet ile aynı anda, savaşıp savaşamayacağı tartışıldı. Daha doğrusu, Amerika dünya kamuoyunu bu yönde hazırladı.

Amerika’nın aynı anda, bir büyük devlet iki küçük devlet ile aynı anda savaşabileceği ve buna yetecek askeri donanımı olduğu, Amerikalı yetkililerce açıklanmıştı.

Amerika Irak işgalinden sonra da İran’a müdahale etmekten yana olmuş, ancak, Irak’tan gördüğü beklenmedik halk direnişi onları daha temkinli davranmaya itmişti.

Bizler, Amerika’nın İran’dan vazgeçtiğini yada buna cesaret edemediğini düşünürken, Amerika’nın İran ile ilgili yeni niyetlerinin gelişmekte olduğunu görüyoruz.

Açık belirtileri sıralayalım.

–      Amerika Irak’taki askeri gücünü azaltmıyor. Aksine artırıyor. Bu artış iki şekilde gerçekleşiyor. Bir, Amerikan vatandaşlarından askere yeni katılım için güvenlik şirketleri asker topluyor. İki, Irak’taki işsiz, güçsüz Iraklıları doğrudan Amerikan ordusuna katıyor.

–      Rusya’nın İran’a s-400 füzeleri vermesini engellemek için MOSSAD, Rus ticaret gemilerine operasyon (korsanlık) düzenliyor. Bu duruma cevap, Medvedev’den geliyor. “Batı İran’da nükleer silah var diye İran’a baskı yapamaz” diyor.

–      İsrail Başbakanı 14 gün ortadan kayboluyor. Rusya’ya gittiği ortaya çıkıyor. Veya öyle söyleniyor.

–      Aynı Irak’ın işgalinden önce olduğu gibi, Amerika’nın Türkiye’yi kullanma ısrarı devem ediyor.

–      İncirlikte büyük hazırlıklar yapılıyor.

–      Hatırlarsınız. Irak işgalinden önce A. Gül, Saddam’a Amerika tarafından gönderilmiş, Amerika’nın niyetlerinin ciddi olduğu iletilmişti. Daha doğrusu teslim olması istenmişti.

–      Şimdi de Davutoğlu’nu İran’a gönderdiler. Amerika’nın niyetlerinin ciddi olduğu söylettirildi. Bu kez çalışmaları medyaya açık değil, hatta kapalı sürdürüyorlar.

–      RTE, “hiç bu kadar çözüme yakın olmamıştık” diyor. Ne oldu da çözüm hemencecik ayağımıza geldi.

Şu akıl yürütmeye ne dersiniz? Amerika AKP iktidarının ağzına bir parmak bal çaldı. Şunları vaat etti.

Kesintisiz ve ila nihayet iktidar.

Irak petrollerinden pay ve Irak’ın kuzeyinin denetimi.

İstekler; ABD’nin İran’a müdahalesinde, ABD’nin yanında olmak, Türkiye topraklarını ve imkânlarını İran’a karşı kullanmak.(Böylece Türkiye’nin bölünmesi de kolaylaşmış olur.)

Eğer Türk halkı ve Ordumuz buna evet derse her şey ABD’nin istediği gibi gider.

2 responses so far

2 Responses to “Gelişen Hikâye”

  1. Ugur Ozaltinon 16 Eyl 2009 at 14:56

    Yazınız güzel ve düşündürücü.
    Ben TC nin İran ile savaşacağını hiç sanmıyorum bu farklı bir şekilde çözülecek bence.
    İslam ülkelerine model gösterilen bir ülkeyiz ve bu iktidar aracılığıyla İran la dalaşmak akla uygun değildir.
    Bunda iki seçenek var.
    1- ülkemizde başka bir iktidar oluşturulur ve iranla dalaşır
    2- bu işi kuzey ıraklı kürtlere ihale edilir ve sonuçta iran da kuzey ıraklı kürtler e yavaş yavaş eritilir. SADDAM-HUMEYNİ savaşları gibi.

    2. şık bana daha akılcı geliyor ben olsam öyle yapardım

  2. Dr. Ahmet FİDANon 16 Eyl 2009 at 15:17

    Bu konulara ilişkin yarın bir yazı kaleme almayı düşünüyorum.

    Öyle maç anlatır gibi yürümez dış politika. Ağır dengeleri vardır.

    Hele kiii, bu dengelerin aktörelir, Amerika, Türkiye ve İran iseee, bambaşkadır.

    Yarınki yazımda ayrıntıları ele alırım.

    ahmet fidan

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.