Haz 23 2009

İran’da Seçim

Published by at 00:31 under Nevval SEVİNDİ

yazdır / print

İran’da seçim ezici bir çoğunlukla Ahmedinecat lehine sonuçlandı. Ancak demokrasinin işlediğinden emin olmayan halk “diktatörler dışarı” diye bağırıyor.yani bazı “ders veren en aydın” geçinenlerin dediği gibi “tıkır tıkır” işleyen bir demokrasiden söz etmek mümkün değil!Zaten İran tarihi bilen herkes bilir ki, İran hiç demokrasi deneyimi olmayan bir ülkedir.İlk kez Cumhuriyet 30 yıl önce kuruldu. Cumhuriyet’i demokrasi sanan bilim adamı/aydın uzmanlar varsa bilmem. İran yıllar önce reformist eski Cumhurbaşkanı Hatemi seçim döneminde yaşadığı heyecanı yeniden yaşıyor. Kadınlar yine başrolde!
İran yeniden bir seçimle imtihana giriyor ancak demokrasi henüz ufukta yok.
İran’da yaşayanların izlenimi :

“Ahmedinecat’ın kabinesi, nükleer enerji, Dünya Ticaret Örgütü, ‘Kahrolsun (Merg ber) İsrail, Kahrolsun Amerika’ derken sorunlarla uğraşan yoktu ve bu yargı güçlendi.:
En büyük beklenti zenginle fakirin farkının azalması. Bu fark İran’da Şah’ın yıkılma nedeniydi. Ancak yolsuzluk yapan sınıf değişti, yolsuzluk kaldı. İşsizlikten bezmiş olan halk, radikal olduğunu bile bile Ahmedinecat’a oy verdi. Çünkü reformculardan tamamen umudunu kesti. Bugün Rafsancani ile Hatemi işbirliği yapıyor artık. Onların içinde bulunduğu heyet, cumhurbaşkanı ile meclis arasında arabuluculuk yapıyor. Bu mecliste kadın milletvekilleri çok sessiz. Bir önceki mecliste olan Cemile Kediver gibi tartışma yaratan, çalışkan kadınlar yok. Şirin Ebadi ise İran’da suskun. Çünkü hiç rahat bırakılmıyor.

İran kadınlardan ve etnik gruplardan muhalefet görüyor. Bunun dışında büyük bir muhalefet hareketi görülmüyor demiştim Ahmetinecat seçim döneminde. Yine seçim var bu kez ona sert muhalefet İran seçimlerine adaylığını koyan Mir Hüseyin Musavi’nin eşi Zehra Rahnavard ‘dan geliyor.İran bunu konuşuyor,heyecanlanıyor. Tıpkı Hatemi’nin seçim kampanyasında kızlarının yarattığı heyecan gibi. Ancak iki kez üst üste seçilen reformistlerin sevgilisi Hatemi büyük bir hayal kırıklığı yaratarak iktidardan çekilmiş ve yerini kendine hiç benzemeyen , radikal Ahmetinecat’a bırakmıştı.

İlk seçim döneminde yazdığım yazıyı tekrar okuyalım bugün için ipuçları taşıyor bence:
“7.Gün isimli haftalık dergide Hatemi’nin kızı Leyla Hatemi ile ilginç bir ropörtaj yayınlandı.Zenan (kadınlar) isimli kadın dergisi ise Hatemi kadınlar hakkında neler söylüyor isimli bir makale yayınladı.

Ayni dergide kadınlar Natık Nuri ile röportaj yapmışlar ve incelikli sorular sormuşlar ve Natık Nuri’nin cevap vermediği yerleri boş bırakmışlar.İran kadının en önemli sorunları nelerdir diye bir yuvarlak masa tartışması yayınlandı ayrıca.

Şu anda Milli Kütüphane müdürü olan Hatemi üniversitede siyasi felsefe dersi veriyor ve propaganda konuşmalarında sürekli yurt dışında eğitim yapmış olması vurgulanıyor.

Televizyon’da dört adayla birlikte yapılan seçim konuşmalarını yöneten sorular soruyor adaylara ve onlar da her konuda fikirlerini iletiyor halka. Hatemi’ nin en önemli sözü “insanların özel hayatına karışmayacağım”.

-Refsencani televizyonda hiç bir adayın diğerini kötülemeye hakkı olmadığını söyledi.Sürekli televizyonda söylenen “halkın güvenini suiistimal etmeyin, sandıklarla oynamayın ve halkın güvenini sarsmayın.”Halkla yapılan röportajlarda insanlar kampanya önemli değil ben adayımı seçtim diyor.Kampanyayı “etkileyici” olursa kötü buluyorlar,sadece tanıtıcı olması yeter diyorlar.

Halkın içinde serbest konuşma ve propaganda yok.Adayların yaptığı konuşmalara özel giriş kartı olmayanlar giremez ve bunu elde etmek çok zor bir iş!
Geleceğin İran’ını nasıl düşünüyorsunuz sorusuna Hatemi’nin yanıtı:
İran-ı abad, İran-ı azat, İran-ı mütefekkir,İran-ı müstagil ve hukukun olduğu İran.”
5 yıl sonra şunu yazdım:

“İnsanlar büyük kentlerde çok umutsuz ve yasaklardan bıkmış halde. AB yolundaki

Türkiye, gençlerin hayal ettikleri ülke. “

Bugün beklentilerde değişiklik yok henüz!

Özel hayata saygı yok çünkü.Birey olmaya izin yok. YOK listesi oldukça uzun ve 30 yıldır değişim bekleyenler umuda sarılmak istiyor.

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

İran seçimlerine adaylığını koyan Mir Hüseyin Musavi’nin eşi Zehra Rahnavard Tebriz Üniversitesi’nde eşiyle birlikte konuşup kadın hakları ve diğer reformlar için talepte bulununca herkesin dikkatini çekti. Özellikle televizyon programındaki tartışma Tahran’ın an gündemi oldu.

Ahmedinejat’ın geçen Çarşamba gecesi Musavi ile tartıştığı televizyon programında, kozu Musavi’nin eşi Zehra Rahneverd’in siyaset bilimi alanındaki doktorasıydı. Ahmedinejat’ın bu doktorayı gündeme getirmek isterken Musavi’ye yönelttiği üslup, şaşırtıcıydı. “Söyleyeyim mi, söyleyeyim mi…”, diye sordu Ahmedinejat ve Musavi de soğukkanlılığını koruyarak,”Söyleyin”, dedi. Ahmedinejat’ın iddialarının ardından Rahneverd’in adı gazetelerin birinci sayfalarına, televizyon ve cadde sokak münazaralarına yerleşti. Hemşehri gazetesine göre, cadde-sokak münazaraları, televizyon münazaralarından daha da ateşli bir şekilde sürüyor.

Ama aslında Rahnavard 15 kitabı olan ve İran’da bir sanatçı ve siyaset bilimci olarak tanınıyor.

Rahnavard, 1998-2006 arasında Alzahra Üniversitesi’nde rektörlük yapmıştı ve eski lider Muhammed Hatemi’ye de politik danışmanlık görevini üstlenmişti. Üç kız annesi Rahnavard, 1979’daki İran Devrimi’nden sonra bir üniversiteye atanan ilk kadın rektördü.

2005’te Mahmud Ahmedinecad’ın cumhurbaşkanı seçilmesinden kısa bir süre sonra Rahnavard, nöbel ödüllü Şirin Ebadi’yi Alzahra Üniversitesi’ne çağırmıştı.

Bu davet. İran’daki insan hakları ile ilgili eleştirel düşünceleri olan müfritler tarafından hoş karşılanmamış, adından bir yıl geçmeden de Rahnavard rektörlükten alınmıştı.

Rahnavard’ın sanat dalında Tahran Üniversitesi’nden lisans ve master derecesi bulunuyor.

Rahnavard ayrıca İslami Azad Üniversitesi’nde siyaset bilimi üzerine de doktora derecesine sahip.

Medyada hiç adı geçmeyen Ahmedinecad’ın eşi Ezam us-sadat Ferahi ise ocakta Mısır’ın First Lady’si Suzan Mübarek’e mesaj göndererem yardımların Filistin halkına ulaşmasına kolaylık göstermeleri için Kahire yönetimini ikna etmeye çalışmasını istemişti.

No responses yet

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.