Kas 23 2009

Kat Karşılığı Müteahitlik

Published by at 00:02 under Mustafa YOLCU

yazdır / print

Kat  Karşılığı  Müteahitlik 

Konut üretiminde yıllardır faaliyette bulunan sektördür.

Müteahhitler çok eleştirilmişler, tenkit edilmişlerdir.

Ama yinede bu sektörde bulunanlar 150- 200 imzalık bürokrasiyi geçerek, inşaat ruhsatını alıp kar yağmur demeden insanlara durabileceği bir mekânın kazandırmanın mücadelesini vermişlerdir. 

Rahmetlik Turgut Özal bürokrasiyi azaltacağım demişti.

Bürokratik bir takım talepleri kaldırıp, işlerin hızlanmasını sağlamıştı.

Özal’ın sonrasında bürokratik talepler artırıldı. Sonrasında imzalar! İmzalar!

 Her bürokratik talep ruhsat almayı zorlaştırıp maliyeti artırmakta, ilave maliyetlerde daire maliyetinin artmasına neden olmaktadır.

Artırılan her maliyet konutu alacak vatandaşa ek maliyet olarak dönmektedir

Başarılı bürokrat problemleri en iyi çözen bürokrattır.

Belediyeler problem çıkarma yeri değil, problemleri çözme makamı olmalıdır.”

 “İmar kanunu, Yapı denetim kanunu, Büyükşehir Belediyeleri kanunu, Kat mülkiyeti kanunu, Medeni kanun, Borçlar kanunu” Kat karşılığı inşaat yapan müteahhidin inşaat ruhsatı alımından, yapı kullanma izin belgesini alıncaya kadar müeyyideleri ile karşı karşıya olduğu kanunlardır.

Müteahhidin bu kanunları bilmesi veya bilen bir danışmanı yanında bulundurması gerekmektedir.

Aksi takdirde problemler çıkmakta, çıkan anlaşmazlıklar inşaatın zamanında bitmemesine sürüncemede kalmasına neden olmaktadır.

İş ehline yaptırılmadığı sürece, “kasabın bakkalın köftecinin “ müteahhit olduğu bir süreçte fen ve sanat kurallarına uygun inşaatı temin etmek mümkün olmamaktatır.

 Yapı Denetim Kanunu çıkmadan önce Bayındırlık Bakanlığınca düzenlenen Yapı Denetimi konulu panelde TMMOB yetkilisi söz alarak” tıp fakültesini bitirmeyen doktorluk, hukuk fakültesini bitirmeyen avukatlık yapamadığı gibi mühendis olmayan İNŞAAT MÜTEAHHİTLİĞİ YAPMAMALIDIR. Bakanlık bunu sağlamalıdır” dediğinde bakanlık yetkilisi “bu zor bunu sağlayamayız” demişti.

 Yine yukarıda bahsettiğim yapı denetim panelinde söz alarak” YAPI DENETİM KANUNUNU ÇIKARMANIZA GEREK YOK. MEVCUT İMAR KANUNUNU TAM MANASI İLE UYGULARSAK BU YETERLİ OLUR. BEN BU KANUNUN VERDİĞİ YETKİLERİ KULLANARAK YAPI DENETİMİNİ ANKARA- KEÇİÖREN BELEDİYESİNDE GERÇEKLEŞTİRDİM “ diye bilgi vermiştim. 

Yapı denetim kanunu çıktı. Uygulamaya konuldu.

Uygulamada bir sürü problemler meydana geldi.

Şimdi ise Yapı Denetimin varlığı ile yokluğu belli değil.

Mühendis Fenni Mesullük imzasını asgari ücretin çok altında bir fiyata atıyorsa, Belediyeler Yapı denetim faaliyetlerini gerektiği kadar denetlemiyorsa bu işte aksaklıklar var demektir. 

Yap –Sat müteahhitliği denilen iş kolunda şunlar yapılmalıdır: 

1- Yapılan binaların müteahhitleri değerlendirmeye tabi tutulmalı, fen ve sanat kurallarına uyulmadan inşaat yapan özel ve tüzel kişilere müteahhitlik yaptırılmamalıdır.

2- Meslek odaları devreye sokulmalı, meslek içi murakabe sağlanmalıdır.

3-Belediyelerdeki lüzumsuz bürokrasi ortadan kaldırılmalı, ruhsat alma işlemleri kolaylaşmalıdır.

4- Piyasada bulunan inşaat malzemeleri görevli bir kuruluşça izlenmeli, TSE uygunluk belgesi olmayan uygunsuz malzemeler piyasadan toplatılmalıdır. TSE normuna uymayan malzemelerin gümrükten girişi engellenmelidir.

5- Maliye, iş kanunu, SGK uygulamaları gözden geçirilerek bürokratik engeller ortadan kaldırılmalıdır.

6- TOKİ müteahhitlere rakip olmamalı, onlar ile iş paylaşımı yapmalıdır.

Bu iş birliği inşaat ruhsatına bağladığı konut arsalarını “kat karşılığı, bina karşılığı “ müteahhitlere vermek şeklinde olabilir.

Müteahhitler inşaatı zamanında yapıp bitirmekle, maddi külfetini karşılamak ile mükellef olacak, TOKİ de kendine düşen konutların sahibi olacaktır.

Bu sağlandığında konut üretimi artacak yeni bir ivme kazanacaktır.

 Hedef ülkemizde konut açığını nasıl kapatabilirim olmalıdır.

Bunun için çözüm yolları aranmalı, kolaylaştırmalı zorlaştırmamalıdır.

 21.11.2009

Mustafa yolcu- Ankara

One response so far

One Response to “Kat Karşılığı Müteahitlik”

  1. Uğur ÖZALTINon 23 Kas 2009 at 16:16

    ACELE ŞEYTANDADIR ayetini hatırladım yine.

    Maalesef Turgut Özal da o yıllarda bazı şeyleri çok aceleye getirmişti. Köfteci, bozacılar mütayit yapılıp çıkıldı. Uyduruk apartmanlar mantar gibi dikilmişti 2-3 yılda.

    Şimdi artık şehirlerin içine edildi, bu saatten sonra çok şey geç artık.

    Bence belediyeler adam olabilseydi ve arsa üretebilselerdi o zaman tek-çift katlı müstakil bahçeli evler korunurdu, şehirlerin ırzına geçimezdi, şehir kültürü korunurdu.

    Her apartman altı dükkan yapılmamalıydı aksine ticaret iş hanları-kapalı çarşılar çoğaltılmalıydı.

    Manisa da bahçeli ev kalmadı. Ama insanlar hiç mutlu değil.

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.