Bir İnsan Olarak Koca Reis, Hayatı ve Vizyonu

Yrd.Doç.Dr. Ahmet FİDAN

Ordu Üniversitesi Ünye İİBF Öğretim Üyesi

ÖZET:

Osmanlı donanmasına uzun süre komutanlık yapmış olan, Osmanlı’nın sıra dışı vizyon veya taktiklerinin bir ürünüdür Piri Reis. Zira o ilkelde bir korsan idi. Korsanlıktan koca bir imparatorluğunun donanmasının başına kadar gelme istidadı gösretmiş bir şahsiyettir. Kendisinin bu noktaya gelmesinin en büyük sebebi belki de onun kişisel yaşamındaki gizemlerle dolu biyografisidir. Zira denizcilik aylar belki de yıllar boyunca deniz içinde bireyin kendi kendiyle başbaşa kalmasının sonucudur.

Piri Reis te çağı ve çağından sonraki dönemlerde yüzyıllarca ortaya koyduğu haritalarla bütün dünyaya ışık tutmuştur. Bu haritalarının o günkü şartlarda ortaya konulması veya te’lif edilmesini anlamadaki beşeriyetin acziyetini bu günün bilim dünyası ifade edememektedir. Özellikle koca reisin özellikle Akdenizi ve batı denizini bir göl gibi avucunun içi gibi bilmesi ona Osmanlı adına üstün bir manevra kaabiliyeti vermiş ve güç kazandırmıştır.

Kendi dönemi içinde düzlemsel olarak çizim imkanları, o dönem için uçak vb. hava aracının kullanıl(a)mamış olması pasifikten, Amerika kıyılarına, Asyadan Hint Denizi’ne kadarki bölgelerde vertikal ve lineer olarak ortaya çıkardığı eserin tılsımını zirveye çıkarmaktadır. Okumaya devam et

Piri Reis’in Haritası’nın Ticari Açıdan Önemi ve Özellikleri

Doç.Dr. Gürol ÖZCÜRE

Ordu Üniversitesi Ünye İİBF Öğretim Üyesi

ÖZET

16. Yüzyıl’da büyük oranda Çin’den İtalya’ya uzanan İpek Yolu üzerinde gerçekleşen dünya ticareti, Akdeniz’in fethedilmesiyle Osmanlıların kontrolüne girmeye başlayınca, dünyanın düz değil yuvarlak olduğunun keşfedilmesiyle, Avrupalılar devamlı batıya giderek Hint ve Çin’den gelen mallara daha kolay ulaşabilecekleri rotalar aramaya başladılar.

Devamlı batıya dümen kırarak, “Yedi İklim Dört Bucak” Hindistan Rotası aramalarının asıl nedeni elbette ucuz ve karlı mallara ulaşabilecekleri Osmanlı’nın kontrolünde olmayan yeni bir deniz yolu bulmaktı. Böylece, zenginlik ve ticaret bu keşif çabalarının itici gücü haline geldi. Çünkü, bu seferler o zamanın ünlü kraliyet ailelerince finanse ediliyor ve seferlerden elde edilen maliyetin 4 katına ulaşıyordu. Sonunda, Kristof Kolomb, 1492’de yeni kıta, Amerika’ya ulaştı. Ancak, karşılaştığı Amerikan Yerlilerini Hintli sanıyordu. Çünkü, vardığı yerin Hindistan olduğunu sanıyordu. Elbette Osmanlıyı bu şekilde devre dışı bırakmaya dönük deniz keşifleri ve ticaret yolları arayışları karşısında Osmanlıların da denizcilikte onlarla rekabet içinde olduğunu görüyoruz.

Osmanlıyı Avrupa devletleri karşısında gerileten de bu yeni deniz yolları keşifleri sayesinde, Avrupa’ya getirilen değerli ticaret mallarının, kıymetli madenlerin ve kölelerin oluşturduğu gemilerle getirilen zenginlikti. İşte bu rekabetin sonunda üstün gelen Avrupalılar ile Osmanlı arasındaki deniz savaşları Piri Reis’in de hayatına mal olmuştur. Piri Reis’in Portekizliler ile Hürmüz Boğazı’nda geçen savaş ve mücadelesini bu yazının sonunda bulacaksınız.

Anahtar Kelimeler:

denizcilik, piri reis, piri reisin haritası, tür denizciliği

Okumaya devam et

Makale Yazarı ve Makaleler / Publisher and Articles

Makale Yazarı ve Makaleler / Publisher and Articles

İÇİNDEKİLER:

  1. Köy Kanunu Tasarı Taslağına İlişkin İncelemeler İrdelemeler ve Öneriler / Yrd.Doç.Dr. Ahmet FİDAN
  2. İslam Âlemi’nin Biyoteknolojiye Yaklaşımı Üzerine  / Prof.Dr. Nazimi AÇIKGÖZ
  3. Gebelikle İlgili Geleneksel İnanç Ve UygulamalarYrd.Doç.Dr. Hatice YALÇIN, Yrd.Doç.Dr. Nurcan KOÇAK

Köy Kanunu Tasarı Taslağına İlişkin İncelemeler İrdelemeler ve Öneriler

Yrd.Doç.Dr. Ahmet FİDAN

Ordu Üniversitesi Öğretim Üyesi

ÖZET:

Şu an için 65 maddeden oluşan Köy Kanunu Tasarısı Taslağı 65 madde olarak öngörülmüş olan 27 sayfalık bir metindir. Tasasısı taslağı metin hacmi bakımından olağan / normal bir içeriğe sahiptir. Teknik açıdan gözle görülür bir sorun yoktur.

Kadim köy kanu, tıpkı dernekler kanunu gibi, tıpkı 657 sayılı devlet memurları kanunu gibi, devletin temeli niteliği taşıyan çok önemli kanunlarımızdandır. Yerel yönetimlerin temeli (orijini) sayılan köy kanunu, klasik belediye kanununun, büyükşehir belediyesi kanununun, il özel idaresi kanununun, belediye gelirleri kanununun 2015 ve 2016 daki reform sürecinde değişmesinin ardından neredeyse maddelerinin kahir ekseriyeti havada kalmış dırumdadır. Bu nedenle köy kanununun revize edilmesi bu gün için imkansız hale gelmiş yeniden yazılması ve TBMM de kabul edilip yürürlüğe girmesi zorunluluk halini almıştır.

Bu çalışmamız da İçişleri Bakanlığı’nın sitesine koymuş olduğu tasarı taslağına ilişkin irdelemelerimizi kapsamaktadır. İlgili bilim insanlarına faydalı olmasını ümid ederiz.

Anahtar Kelimeler: Köy kanunu, yerel yönetimler, tasarı taslağı, içişleri bakanlığı, mahalli idareler Okumaya devam et

İslam Âlemi Biyoteknolojiye Nasıl Yaklaşıyor?

Prof.Dr. Nazimi AÇIKGÖZ

Özet:

Son yıllarda hızlı bir çıkış yapan biyoekonominin ağırlıklı sektörü biyoteknoloji, yalnız ABD’de 100 milyar US$’a ulaşan iş hacmi ile dikkatleri çekmektedir. Her ne kadar biyoteknolojiyi bir türlü benimsemeyen AB, biyoteknoloji firmalarını ABD’ye kaçırıyorlarsa da[1] özellikle BRIC ülkelerinin kamu sektörünce geliştirilen transgenik çeşitlerle, kendi çiftçisine ucuz tohumluk sağlayarak biyoteknolojinin artılarından yararlandırmaya başlamışlardır[2]. 30’dan fazla ülkede 16,7 milyon çiftçinin ürettiği transgenik ürünlerin ekonomik ve tarımsal önemi çarpıcıdır. GDO bitki tohumluğu dünya tohum pazarının % 36’sını oluşturmaktadır. Ortalama %30 maliyet düşüklüğü ile üretenlere, ekimine başlanıldığı 1996 yılından bu yana 70 milyar US$ artı değer sağlayan GDO ürünlerini kullanan ülkeler arasında çok az sayıda Müslüman ülke bulunmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Biyoteknoloji, islam, islam dini Okumaya devam et