Tem 30 2009

Ya Ölürseniz?

Published by at 00:03 under Hazal SEYİTOĞLU

yazdır / print
Tüm canlıların iki ortak noktası vardır: Doğum ve ölüm. Bu iki nokta arasındaki doğru/eğri, hayat çizgisini oluşturur. Hayat çizgisi, düz bir çizgiden ibaret değildir ve aslında irili ufaklı birçok noktanın birleşiminden oluşur.

Doğum ve ölüm arasındaki noktalara, çaplarına göre önem atfetdebiliriz. Doğumdan sonraki önemli ilk nokta evlilik olabilir ya da iş.. sonra çocuk sahibi olmak.. sonra çocukların mürüvvetini görmek ve niyahayetinde iki gün yatak, üçüncü gün toprak… Bu çizgi olağan ve birçoğumuzun arayıp da bulamadığı bir çizgi olsa gerek.

Düz bir hayat çizginiz varsa, vasat bir hayatınız var demektir. Ne mutlu size! Fırtınalardan uzak, sakin bir sahil kasabası tadında, ne fazla ilgi ile bunalmış, ne ilgisizlik halleriyle sizi bayıltmış bir aile hayatı… Ilık bir meltem sertliğinde geçen okul yılları… Ardından, rekabate ve kurtlar sofrasına girmeden elde edilen iş ve eş… Kendinizi, eşinizi ve işinizi olduğu gibi kabullenme… Az çok standartların altında veya ayarında bir ev ve dört tekerleği olan, sizi yarı yolda bırakmayan bir araba; olsa da olur, olmasa da rahatlığı…  Hayatınızın akışını değiştirecek kararlarınız, ruhsal ve maddi bedeninizi değiştiren olaylar yok ise hayatınızda, düz veya düze yakın bir hayat çizginiz varsa ne mutlu size… Bu çizgi, dünya hayatı için yeterli aslında. 

Birde hayat çizgisi kalp grafiği gibi inişli çıkışlı olanlar vardır. Sürekli bir mücadele içinde, kendisi gölgesi ile kavga edenler vardır. Kendilerine sunulan her şeye itirazları, her şeye bahaneleri hazırdır. Verileni beğenmezler ve ellerindeki ile yetinmezler. Onların hayat ve mat çizgisini oluşturan diğer noktaların çapları daha büyüktür. Doğuma ve ölüme yakın büyüklükte noktalar vardır hayat çizgilerinin üzerinde. Mutlulukları ve mutsuzlukları birbirine karışmıştır. Büyük beklentiler içinde küçük mutlulukları göz ardı ederler.

Bazı insanlar neden yaşamak istemez? Kendine bahşedilen hayatı kendi elleri ile neden bitirmek ister? Bunu gerçekten yaşamak istemediği için mi yapar; yoksa sevgiye, ilgiye ve yardıma ihtiyacı olduğunu ancak bu şekilde ifade etmek için mi? Böyle olsa bile büyük bir cesaret değil midir intihar etmek. Ya ölürseniz?

No responses yet

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.