Biophilic Design for Livable Cities | Yaşanabilir Kentler İçin Biyofilik Tasarım

yazdır / print
 

 

Chief Editor

Dr. Ahmet FİDAN

Biophilic Design for Livable Cities

Biophilic Design for Livable Cities:

Disasters Create New Milestone!

As in individual life, human beings in the world make very important changes in their lives after great difficulties or disasters.

In this context, the latest pandemic has created deep milestone in our individual and social lives that will never be the same again. I can cite these as examples of technological transformation in social life, irreversible introversion in psychological life, and changes in conformist structuring of the private sphere in individual life.

One of these transformations, which is also the scope of our journal, is the trends in micro and macro lifestyles in our individual and social lives. The others, pursuits and designs attributed to the transformation of human beings from nature to nature.

Even conformist mindsets, who until yesterday regarded nature and natural life as a rural loser or the other, felt the need to question themselves in their own microcosmos. They reviewed their tendency to want to see the land in pots and the public on public buses. Vertical architecture, which has continued so wildly until now, has begun to spread (horizontally) towards the suburbs and even the countryside, with a centrifugal trend in geographically suitable countries. Moreover, in addition to this suburbanization, they began to look for biophilic designs in plazas and new microcities concepts.

Our future expectations, of course, are to see more and more natural and natural elements in the industrial areas, education areas and transportation axes of the city, as well as in dense urban areas. So much so that with the mucilage seen in the Sea of ​​Marmara in Turkey today, nature has reacted against all unlimited irresponsible consumers and vandal producers, and spit, so to speak. As we know that by cheating and scrapping the law, against short-term gains from nature, the ecosystem can take back what it has given forcibly in the medium and long term, if necessary. In cases where it cannot get it again, it can destroy itself with the people living in it (with us).

Dear Readers and Authors;

We are together again in our 46th issue. With the pride and honor that stability gives us, we continue to progress to the better.

With the changing and developing infrastructure of ICAM NETWORK, we are declaring this year a new acceleration year in opening up, in our more regular and more corporate publication process. Now, in our future issues, we will prefer publications in foreign languages ​​(English) more than before. It is a requirement of our mission to develop world civilization that the incoming articles are in English or blended with authors from abroad. Moreover, we are working to ensure that 2021 will be the year of preparation for major indexes, and 2022 the year of achieving Q1 values ​​and being included in Class A indexes.

Finally, we are at ULAKBIM!

ULAKBİM TR INDEX, which we applied for in 2018, has been proposing a revision since 2019, and we were making this revision.

Finally, except for 2018, starting from 2019, we were included in the “TR DİZİN” Science and TR DİZİN /Index Social Sciences database. We want our citation values ​​to be reflected in the journal by processing our thesis old issues in the system and to take the place we deserve in the UBEYT Journal List. We owe the considerable citation values ​​to the article title and keywords that we patiently coded to the metadata in the background of doc and docx files.

Our journal will continue the three mutually blind peer review system that it has started since the middle of 2020. We try to adhere to the principle that referees should not be appointed from the same educational institution.

·       We stated that starting from 2021, our journal will only publish Research and Review articles.

We reiterate our decision that we will publish case reports and book reviews on our website, www.kentakademisi.com

 _____________________________

Yaşanabilir Kentler

İçin Biyofilik Tasarım

Felaketler, Yeni Dönüm Noktaları Yaratır!

Bireysel yaşamda olduğu gibi, dünyada da insanoğlu büyük zorluklar veya felaketlerin ardından hayatlarında çok önemli değişiklikler yapmış ve yapmaktadır.

Son salgın da, bireysel ve toplumsal hayatımızda tekrar eskisi gibi olmayacak çok derin fay hatları oluşturmuştur. Bunlara, toplumsal yaşamdaki teknolojik dönüşüm, psikolojik yaşamdaki geri dönülmez içe dönüş ve özel yaşamdaki dar alan konformist eğilimleri örnek verebilirim.

Bu dönüşümlerden birisi ve dergimizin kapsamında olan, bireysel ve toplumsal hayatımızdaki mikro ve makro yaşam tarzlarına ilişkin eğilimler. Bu eğilimlerden diğeri de insanın doğadan gelip, doğaya dönüşümüne atfedilen biyofilik arayışlardır.

Düne kadar doğayı ve doğal yaşamı kırsal bir eziklik veya öteki gören konformist zihniyetler bile, kendi mikrokosmozlarında kendilerini sorgulama gereği hissettiler, toprağı saksıda, halkı halk otobüslerinde görmek isteme eğilimlerini gözden geçirdiler. Şimdiye kadar çılgınca devam eden dikey mimari, coğrafi alanı uygun ülkelerde merkezkaç eğilimle, banliyölere ve hatta kırsala doğru (yatayda) yayılmaya başladı. Dahası, bu saçaklanmaya ilave olarak, plazalar ve yeni mikrokentler konseptlerinde biyofilik tasarımları aramaya başladılar.

Bizim bundan sonraki beklentilerimiz, elbette ki, yoğun kentsel iskan alanlarında olduğu gibi, kentin sanayi alanlarında, eğitim alanlarında, ulaşım akslarında gittikçe daha fazla doğal ve doğaya dair unsuru görebilmektir. Öyle ki, bu gün Türkiye’de Marmara Denizi’nde görülen müsilaj ile, doğa bütün sınırsız sorumsuz tüketicilere ve vandal üreticilere kusmuş, tabir caizse tükürmüştür. Biliyoruz ki, hile ve hukuku arkadan dolanarak kısa dönemlik doğadan kazanımlara karşı ekosistem, orta ve uzun dönemde gerekirse zorla verdiklerini tekrar geri alabilmektedir. Tekrar alamadığı durumlarda da kendisini içinde yaşayan insanlarla birlikte (bizlerle birlikte) yok edebilmektedir.

Değerli Okurlarımız ve Yazarlarımız;

46. sayımızda yine birlikteyiz. İstikrarlılığın bize verdiği gurur ve onurla hep daha iyiye yürüyüşümüz devam etmektedir.

ICAM NETWORK’un değişen ve gelişen alt yapısıyla daha düzenli ve daha kurumsal yayın yolculuğumuzda, bu yılı dışa açılmada yeni bir ivme yılı ilan ediyoruz. Artık, yayın akışımızda, eskiye göre daha fazla yabancı dilde (Ingilizce) yayın tercih edeceğiz. Gelen makalelerin İngilizce olması veya yurt dışından yazarlarla harmanlanması bizim dünya uygarlığını geliştirme misyonumuzun gereğidir. Kaldı ki, 2021 yılı, büyük indekslere hazırlanma yılı, 2022 yılı da, Q1 değerlerini yakalama, A sınıfı indekslerde yer alma yılımız olması için çalışıyoruz.

Nihayet, TR DİZİN-ULAKBİM’deyiz!

2018 yılıda müracaat etmiş olduğumuz ULAKBİM TR DİZİN 2019 yılından bu yana bir dizi revizyon önermekte, biz de bu revizyonumuzu yapmaktaydık. Sonunda, 2018 hariç olmak üzere,  2019 yılından başlamak üzere TR DİZİN FEN Bilimleri ve TR DİZİN Sosyal Bilimler veri tabanına alındık. Tez elden eski sayılarımızı sistemde işleyerek atıf değerlerimizin dergiye yansımasını ve UBEYT Dergi Listesinde hak ettiğimiz yeri almak istiyoruz. Atıf değerlerimizin hatırı sayılır düzeyde olmasını, doc ve docx dosyalarının arka planında bulunan üst veriye sabırla kodladığımız makale başlığı ve anahtar kelimelere borçluyuz.

Dergimiz 2020 yılı ortasından itibaren başlamış olduğu, üç karşılıklı kör akran hakemlik sistemine sürekli olarak devam edecektir. Hakemlerin aynı eğitim kurumundan atanmamaları ilkesine bağlı kalmaya çalışıyoruz.

·   2021 yılından itibaren dergimizin sadece Araştırma ve Derleme makale yayınlayacağını belirmiştik. Olgu sunumu, kitap incelemesi türünde eserleri, www.kentakademisi.com Portal Sitemizde iki hakemli olarak yayınlayacağımıza dair kararımızı yineliyoruz.

 

 

Dergimizdeki Bazı Uygulamalara Dair Notlar!

·   Yazar, makalesini ilk yüklerken benzerlik raporunu yüklemiş olsa bile, alan editörümüz, son sürüm tasarım şablonu üzerinden II. Kez i’thenticate raporu çıkarmaktadır. Bu rapordaki benzerlik oranı 2022 yılından itibaren % 15’e düşürülmesi planlanmaktadır. Bu değişikliğe A sınıfı indekslere hazırlığımız nedeniyle zorunlu olarak gidiyoruz. Ancak, 2021 sonuna kadar % 20 lik oranda devam edeceğiz.

Yayın Etik Kurulumuz Göreve Başladı

·   ICAM Network Yayın Grubuna özelde, Kent Akademisi Dergisine de hizmet verecek kurulumuzun bilim camiasına hayırlı olmasını temenni ediyoruz.

·   Yazarlarımızın makale yüklerken, makale ekinde yüklenecek evrakları (Te’lif Devir Formu, Benzerlik Raporu, Etik Onam Formu, Yazar Katkısı ve Çıkar Çatışması Beyanı Formu) ıslak imza ile imzalayarak eksiksiz olarak yüklemelerini istirham ediyoruz.

·   Aynı şeklide yazarlarımızın ilk yükleme şablonuna göre, makalelerini İSİMSİZ olarak yüklemeleri hususunu ÖNEMLE belirtmek isteriz. İlk yükleme sürecinde makalelerinizin Turnitin, ithenticate veya intihalnet tarama raporlarından her hangi biri ile taranmış olması yeterlidir.

Kullanıcı Dostu Yayıncılık Anlayışı

Dergimiz, 2022 yılından itibaren, okur dostu, yazar dostu, editör dostu bir dizi uygulamalara gidecektir. Bu bağlamda, gerek Dergipark Sayfamızda gerek Portal Sayfamızda menü optimizasyonlarına başladık bile. İlerleyen süreçlerde yapılacak değişiklikler güz sayımıza kadar tamamlanacaktır.

Okurlarımızın, yazarlarımızın dergimize olan ilgi ve yönelimleri için çok çok teşekkür ederiz.

·   Sağlıklı yarınlar dileği ile esen kalınız.

Bir cevap yazın