Yazar arşivleri: EDİTÖR

Siyaset Teorisinde Bir İlk: Partilerde Sendika Modeli

Bu günkü yazımda yine Türk Siyasal Hayatında hatta Dünya Siyasal Hayatında görülmemiş yen bir yapılanmadan bahsetmek istiyorum. Bu konuyu ben ortaya atmış olayım. Bu konuda bu yazıyla ilgili reaksiyoner yaklaşımları, gerek kağıt basıdan yazılarımı takip eden okurlarım, gerekse Okumaya devam et

İNSANİ Gelişme İndeksi

Karne sadece ilköğretim öğrencilerine mi verilir sizce. Resmi olarak evet tabi. Ama bir çok alanda bir çok kişi veya kuruluş birçok açıdan karne verebilirler. Karne vermek her babayiğidin harcı değildir elbet. Ülkenin eğitim sistemi, eğitmenleri aracılığıyla öğrencilere karne vermektedir. Peki bizler vatandaş olarak ülkelere karne verebilir miyiz. Elbette ki Okumaya devam et

Kimler Geldi, Kimler Gitti!

Bu güne kadar cybersapience ( bilgiötesi ) toplumuyla ilgili hayli yazı kaleme aldık. Temel noktalarda hala eksik bıraktığım konular var. Bunlardan birisi de, cybersapience bilgi ötesi topluluğunda mesleklerin durumudur.Evet ne olacak bu mesleklerin hali. Aslınde bir şey olduğu yok mesleklere. Oldukları yerde duruyorlar, tıpkı canlı organizmalar gibi, doğuyorlar, büyüyorlar ve miadları dolduktan sonra da olduğu yerde ölüyorlar.

Şimdi bunlardan bir yelpaze yapabiliriz. Bazı karşılaştırmalarım tam oturmamış bazıları komik veya gülünç bazıları da isabetli olabilir. Kabaca bir eşleştirme yaptım.
Prekapitalist (Sanayi Öncesi) Toplumda Meslekler / Bilgi Ötesi Toplumunda Meslekler:

Bitirimler \ Varlık Yönetmenleri
Tellallar \ Çağrı Merkezi Yöneticiliği
Tulumbacı \ Yangın güvenlik yönetmeni
Zahireciler \ Veri tabanı uzmanları
Kelepirci \ İş Geliştirme Uzmanlığı
Kalaycı \ Ürün tasarım desinatörleri
Çıkrıkçı \ Fiber Optik uzmanları
Çerçibaşı Tester Optimizörleri
Nalbant \ Oto aerodinamik anazistler
Hamallar \ Kargo Yöneticileri
Katipler \ Scanner Data uzmanı
Fedayi \ Hologram Güvenlik Yönetmenleri

Bunlar epey uzatılabilir. Bu listeyi zaman içinde biraz daha artırdığımda yazılarımın yayınlandığı dijital ortamlarda güncelleme yapılacaktır. Kağıt basıdan okuyan okurlarım dijitaldan takip ederler.

Yalnız en önemli konu, mesleklerin icrasında zaman kullanımı ve mekan kullanımıdır. Şimdi bunu ele alalım.

Modern insan kaynakları yönetiminin ve toplam kalite yönetiminin bütün dünyada yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan esnek çalışma sistemi şirket tabanlı olmaktan meslek sahibi çalışan tabanlı olmaya doğru kayacaktır. Yani esnek çalışmayı kartelleşmiş dev şirketler resmi bir çalışma sistemi olarak kabul edecekler, buna ilave olarak çalışan kişiler kendi esnek çalışma programlarını kendileri yapacaklar ve bu programlarda da fazlaca bir değişiklik olmayacaktır. Çünkü bilgi ötesi toplumda zaten her şey programlanmış ve aşırı rutin bir hayattır.

Meslekler, prekapitalist toplumlarda ve sanayi toplumlarında işyerlerinde fabrikalarda veya minik imalathanelerde ircaa edilirken, bilgiötesi toplumunda iş mikro parçalara ayrılabildiğinden bir kısmı işyerinde bir kısmı ofishome larda bir kısmı da ulaşım kabinlerinde gerçekleştirilecektir. Yalnız bilgi toplumu ile bilgi ötesi toplumu arasında elli yıllık bir geçiş süreci yaşanacak ki, bu zaman diliminde insanların iş amaçlı yer değiştirmeleri (yolculuk yapmaları) oldukça fazla zaman alacaktır. Çünkü kentsel mekanlar gittikçe genişlemekte, dünkü sayfiye yerleri bugünlerde hızla moleküler sanayi alanlarına dönüşmeye başlamıştır. Toplumun varlıklı kesimleri artık rahat etmek için veya ikamet etmek için çok daha uzaklara doğru açılmak zorunda kalacaklardır.

Bütün bunları dile getiriyorum getirmesine de bana sorsanız o zaman diliminde hayatın tadı ne kadar olacak diye. Şunu söyleyebilirim, Hormonlu domatesi yemekten on kat daha fazla yavan olacaktır.

Aydınlık yarınlar dileğiyle.

Not:
Bu sitede yayınlanmakta olan yazılar http://www.yazarport.com , http://www.gunesgazetesi.net http://www.kamudanhaber.com http://www.bilgievreni.com , http://www.siyasalforum.net http://www.gercekgazete.web.tr www.radyobrt.net ile, Gerçek Gazete, Halkın Sesi, Güney Marmara Yaşam ve Fatsa Güneş gazetelerinde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.

AK Parti Savunma mı verecek savunMA mı?

Cenevre den gelen haberler, yarının stresini örtecek büyüklükte değil aslında. Maalesef toplumda her zaman haklı olan değil de sesi çok çıkan gerçek haklı olarak görülmüştür. Millilerin Cenevre zaferi de bu türden bir durum. İnsanlar o kadar çok ilgileniyor ki, bu ilgilenilen konu, ülkenin kaderi için, geleceği ve kalkınması için çok çok daha önemli konuları geride bırakıyor ve tezahürat seslerine bakarak ülkenin en önemli konusu futbol maçı haline geliyor.

Okur kitlemle belki en çok zıtlaştığım konu da futbol olmuştur. Okurlarımızın yüzde sekseni şu ya da bu şekilde futbolla ilgilense de, ben bu gerçeği bilerek nabza göre şerbet vermeyi beceremiyorum. Duygulanmıyor değilim. Yabancı bir ülkeye gidiyoruz ve o ülkenin komşusu olan bir ülkeyi deplasmanda yeniyoruz. Güzel gelişme. Ama bu kadar işte. Başarıyı tebrik ederiz, başaranları takdir ederiz. Ben zaten politikacı da olsam, yazar da olsam popülist politika izlemeyi beceremem. Bu gün bana CENEVRE ZAFERİNİ YAZMAK DÜŞERDİ. Ama yazmayacağım. İnadına ve ısrarla yarın için en önemli gündem konusu olarak AK Partinin savunmasını yazmak istiyorum.

Çok yakın zamana kadar AK parti, savunma yerine savunMA vermeyi düşünüyordu. Ama başörtüsü ile ilgili AY mahkemesinin gülünç kararı sonucunda savunmayı ciddiye aldılar ve dört başı mamur savunma vermeye karar verdiler. Gerçi bu olması gereken bir durumdu. Savunmaya karşı kayıtsız ve gayrı ciddi davranılması yarın onlara fatura edilecekti. Allah’tan savunma ciddiye alındı. Ne çok isterdim, AK Parti’nin bu savunmayı bir seçmen olarak bana yapmasını.

AK Parti’nin sözlü savunmasını ben dinleseydim, altı yıla yakın bir icraatın reel anlamda karnesini verseydim. Keşke üzgünüm sayın AK Parti bu karneyle geçen seçimde geçtin ama bu seçimde sınıfı geçmen mümkün değil deseydim. Bu normal ve olağan olmayan hukuksal süreç insanları ZORLA AK PARTİLİ YAPACAK YA ONA YANIYORUM. TARİHİN BU KONUDA TEKERRÜR ETMEMESİNİ İSTİYORUM. Aklı selim davranan, küçük büyük bütün muhalefetin görüşlerine önem veren, sırtını mikro kredilerle satın aldığı yığın oylarına dayamayan bir iktidar partisi adayı olsaydı da biz de yarın seçim sandığına giderken mutlulukla gitseydik.

Biliyor musunuz, bir seçmen için en kötü seçim, neye oy vereceği konusunda fikir oluşturamamış olduğu seçimdir. Böyle bir seçim ülke için belki de EN TALİHSİZ seçimdir. Üzülerek siyasal anlamda patinaj sürecine doğru girmekte olduğumuzu söylemek istiyorum. Umarım bu süreç çok çok kısa sürer. Aksi takdirde biz Atatürk’ün çizdiği muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmanın daha çoook rüyasını görürüz.

Aydınlık yarınlar dileğiyle.

Not:
Bu sitede yayınlanmakta olan yazılar http://www.yazarport.com , http://www.gunesgazetesi.net http://www.kamudanhaber.com http://www.bilgievreni.com , http://www.siyasalforum.net http://www.gercekgazete.web.tr www.radyobrt.net ile, Gerçek Gazete, Halkın Sesi, Güney Marmara Yaşam ve Fatsa Güneş gazetelerinde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.