Aylık arşivler: Aralık 2011

Sömürge Mantalitesi Altında Kimliksizleştirme Hareketleri

Prof.Dr. Nurullah AYDIN

Anadolu’da bin yıldır oluşan kimlik parçalanıyor. Türk Milleti’ni oluşturan kardeşçe yaşayan etnik topluluklar birer birer ayrıştırılıyor. Türkiyelilik kavramı ile Türk Milleti’nin ortak

dokusu altüst ediliyor İngilterelilik, Fransalılık, Almanyalılık oralarda konuşuluyor mu?

Kimliksiz kişiliksiz, kanı ve zihni bozuk iplerin etkili ve yetkili konuma getirildiği Türkiye’de kardeşlik köprüleri yüz yıl sonra bir kez daha parçalanmak isteniyor.

Osmanlının son döneminde Tanzimat ve Islahat fermanları ile halkların etnik damarları öne çıkarılmış, Balkan ve Ortadoğu halkları ayrıştırılmıştı. Şimdi de sahte İslamcı fasık kimliğe sahip tipler, liboşlar, kökeni belirsizler ihanet çalışmaları içindedir.

Bütün etnik kimlikleri birleştiren Ortak Türk Kimliği yok edilmek isteniyor. Okumaya devam et

Türkiye’de Millet Vekilliği ve Asıllığı Üzerine

Milletvekilliği ve Asıllığı Üzerine Kavramsal Yaklaşım

Prof.Dr. İsa KAYACAN

TDK’nın Türkçe sözlüğünde Vekil; Birinin işini görmesi için, kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse, olarak açıklanırken, Milletvekili: Anayasaya göre, millet meclisine seçimle giren millet temsilcisi, mebus, parlamenter,vekil, olarak ifade ediliyor.

Türkiye’de bu iki kelime, anlamları itibariyle, özellikle Milletvekilleri açısından bakıldığında yer değiştirmiş olarak görülüyor. Milletvekili, asıl olan Milletin yerine geçmiş görünüyor. Bakmayın siz, Genel merkezde, Parti Genel Başkanlarının veya birkaç kişinin sıralama yaparak, seçim bölgelerinde milletin seçimine sundukları, “onaylayın kardeşim” dedikleri sıralama sistemine.. Burada başlayan seçmen, vatandaş yokluğu, sonraki günlerde, yıllarda sürüp gider. Okumaya devam et

Kurban, Hac ve Bayram Vecibesinin Toplumsal Algısı

“Kurban” ve “Hac” ve “Bayram” ın Dinsel Kaynaklardaki Toplumbilimsel Algısı Üzerindeki Yanılsama

Mustafa Nevruz SINACI

GİRİŞ:

Istılah da, (Kurban hakkında, Hâdis ilminde yer alan özel anlam ve tanıma göre) sadece “harem-i şerif’te, yani Kâbe-i Muazzama da” Hac farizasını yerine getirenler; Hacı olanlar kurban kesebilir. Akika, adak ve kefaret gibi haller dışında; Özellikle “Kurban Bayramı’na özgü ibadet” biçiminde algılanarak kurban kesmemek gerekir.

Zira Kurban kesmek ancak Hacda farzdır veya aynı manada vaciptir. Okumaya devam et