Etiket arşivi: kültür

Bio Etik Sorunlar ve Dinlerin Ötanazi ve İntihara Bakışları

Bio Etik Sorunlar ve Dinlerin Ötanazi ve İntihara Bakışları

Mehmet KALKAN

ÖZET:

Bioetik meseleler aslında bir anlamda modern hayatın getirdiği problemler olarak dinin karşısında veya yanında yer almaktadır. Gelişen teknoloji insan hayatı ile ilgili çok faydalı uygulamalar getirse de bunların hepsi uzun vade de insanlık için hem yayarlı olmayacaktır hem de birçok din bunlara zaten insan doğasına aykırı oldukları için karşı çıkmaktadırlar. Nedir bu konular bunlar gün geçtikçe artmalarına rağmen burada sadece genel anlamda ele almaya çalışacağız birkaç önemli gördüğümüz konudada dinlerin görüşlerine yer vermeye çalışacağız.

Bu meseleler kısaca sıralamak gerekirse Kürtaj (Abortion), suni gıda döllemesi (Genetically modified food),  intihar (suicide), Tüp bebek (Artifical womb), otopsi, Kan plazma ticareti (Blood/blood plasma trade),  sünnet (Circumcision), Klonlama (Cloning), DNA kaydı, insan bedenlerini dondurma, genetik ırksal şifreleme, ötenazi (Euthanasia) , gen terapisi, insan klonlama, Homoseksüellik, (Homosexuality), Yaşam destek Üniteleri, Kök Hücre Nakli, Organ Nakli, intihar (suicide) vb daha pek çok konu buraya yazılabilir.

Anahtar Kelimeler: Din, kültür, etik, tıp, toplum
Okumaya devam et

Gebelikle İlgili Geleneksel İnanç ve Uygulamalar ve Karaman Örneği

Yrd.Doç.Dr. Hatice Yalçın*[1]

Yrd.Doç.Dr. Nurcan Koçak**[2]

 

ÖZET

Çocuk sahibi olma, toplumumuzda kültürel kimliğin bir parçası olarak görülmektedir. Anadolu’da özellikle gebelik döneminde çeşitli gelenek, görenek ve inançlar yaygın olarak uygulanmaktadır. Gebelik dönemindeki uygulamaların bazıları tamamen etkisizdir. En çok başvurulan yöntem, çocuk doğuramayan kadının şifalı buğuya oturmasıdır. Şifa için gebe kadına bal, böğürtlen kökü, ebegümeci otu, tavuk pisliği, sarı şebboy çiçeği ve keten tohumu yedirilir. Çocuk sahibi olabilmek için yapılan
bütün bu uygulamalar kadınlarla ilgilidir, erkeklerle ilgili uygulamalar çok azdır. Gebelik dönemindeki uygulamalar daha geniş kapsamlıdır. Örneğin gebe kadın ateşe su dökmez, çünkü ateş kutsaldır. Gebe kadın cenazeye gitmez, aksi halde doğacak bebeğin korkak olacağına inanılır. Eğer gebe kadın erkek bebek olmasını istiyorsa, sadece erkek bebeklerle ilgilenir. Erkek bebek olursa, herkes gebeyi kutlar ve kadın saygınlık görür, kız bebek olursa gebeye genellikle aynı saygı gösterilmez. Eğer gebe elma yerse, bebeğin yanaklarının elmaya benzeyeceğine inanılır. Eğer gebelik çevredekilere söylenmeyip gebe olduğu gizli tutulursa, doğacak bebeğin güzel ve akıllı olacağına inanılmaktadır. Gebe kadın ayva meyvesinden bolca yerse, bebek gamzeli olur. Gebe kadın sakız çiğnerse, bebek geveze olur. Bu inançlar Anadolu’da özellikle kadınlar arasında oldukça yaygındır. Bu çalışmada Anadolu’da hala inanılan ve uygulanan gebelik dönemindeki geleneksel inanç ve uygulamalar açıklanmıştır.

 Anahtar kelimeler: Geleneksel uygulama, geleneksel inanç, gebelik, kültür, gelenek.

TRADITIONAL BELIEFS AND PRACTICES RELATED TO PREGNANCY

 

ABSTRACT

Having children, our society is seen as a part of cultural identity. Especially during pregnancy, various traditions, customs and beliefs are widely implemented in Anatolia. Some of the applications completely ineffective during pregnancy. The most common method, a children’s women can’t birth fit healing mist. Healing for the pregnant woman, honey, blackberry root, hibiscus seed, chicken droppings, flower and flaxseed fed wallflower. All of these applications in order to have a child on women, men and related applications is very small. More extensive practices during pregnancy. For example, pregnant women, fire, water does not shed, because the fire is sacred. Pregnant women do not go to the funeral, otherwise the baby is believed to be a coward. If the pregnant woman wants to have baby boy, only the male takes care of babies. Baby boy, no, not everyone celebrates pregnant women and women’s dignity sees no baby girl pregnant is usually shown the same respect. If you are pregnant eats the apple, the baby is believed to be like apples of her cheeks. if the pregnancy is kept confidential, the baby is believed to be beautiful and smart. Pregnant woman eats quince fruit in abundance, the baby becomes dimpled. Pregnant woman chewing gum, the baby will be talkative. These beliefs are quite common in Anatolia, especially among women. In this study, believed and applied in Anatolia during pregnancy is still the traditional beliefs and practices.

Key words: Traditional practice, the traditional belief, pregnancy, culture, tradition. Okumaya devam et

İlköğretim 7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı İçeriklerinde Kent ve Köy Kültürü Unsurları

Yrd.Doç.Dr. Cengiz ŞİMŞEK*

Fatih Üniversitesi

 

Özet

Ders kitabı içeriklerinin sadece konu alanıyla ilişkili olmadıkları, güncel konuların ders konusuyla ilişkilendirilmesi, yaşanılan bölgenin genel ve kültürel mirasının bilgi yoluyla aktarılması amacıyla da ilişkili oldukları bilinen bir gerçektir. Dolayısıyla içerikler gerek ders kitabı yazımında ve gerekse konu anlatımlarında büyük bir özenle seçilirler. Bu nedenle 2012 yılı itibariyle İstanbul il sınırlarındaki ilköğretim 7. Sınıflarda ders kitabı olarak okutulan Türkçe kitabı içerikleri kent ve köy kültür unsurları bakımından nitel bir araştırma deseni ve içerik analizi veri toplama yöntemiyle incelenmiştir. Yapılan incelemede kitapta 30 metin, 54 resim, 61 de çizim kullanıldığı tespit edilmiştir. Analizlerde 93’ü kent, 53’ü de köye ait olmak üzere toplam 106 farklı kültür unsuruna atıf yapıldığı tespit edilmiştir. Tekrarlarla birlikte kent unsurlarına 118, köy unsurlarına ise 55 kez atıf yapılmıştır. Kent kültür unsurlarından 95’inin özendirici, 23’ünün yerici; 55 köy unsurundan ise 43’ünün özendirici, 12’sinin yerici nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Kültür unsurlarının bir araya niteliksel yığılma özelliklerine bakıldığında sosyal, edebi, doğal, mimarî-yapı, arkeolojik-tarihî, ailevî ve teknolojik olmak üzere 7 ayrı grupta toplandıkları tespit edilmiştir. Kent kültüründe “kalabalık”, “gürültü”, “komşuluk”, “yeşil alan eksikliği” ve “doğadan uzaklık” gibi unsurlar yerilirken, “sinema”, “fabrika”, “kitap”, “sahil”, “bina” gibi unsurlara özendirildiği; köy kültüründe ise “köy yaşamı”, “bağlama”, “usta”, “sokak”, “ev” gibi unsurlar yerilirken, “kır”, “kuş”, “orman”, “pekmez”, “rüzgâr” gibi unsurlara da özendirildiği dikkat çekmektedir. Bu haliyle Türkçe kitabı kent ve köy kültürü unsurlarını yeteri kadar geniş yelpazede ve olması gerektiği gibi yansıtamamaktadır. Araştırmanın diğer ders kitaplarını da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekmektedir. Okumaya devam et