Türk kamuoyu, 1950’ li yıllardan sonra Anayasa Mahkemesi ismini konuşmaya başlamıştır. Demokrat Partilini Gemiyi Azıya Alınamayan politikası, Başbakan Adnan MENDERES’ in bir oy patlamalarıyla, ardı ardına Başbakanlığa getirilmesi, hükümetin ve Mecliste partisinin tek adam durumuna girmesi, getirdiği her önerisinin yasa ve buyruk haline çıkarılması karşısında, Demokrasi bir nevi Okumaya devam et →
14 Şubat’ın 30 Şubat’a dönüşmesini ne çok isterdim oysa ki… Bu yazımı 30 Şubat’a armağan ediyorum. Bu serzenişimin nedeni bayanlardır. O kadar gün icat etmişler ki, neredeyse yılın bir ayı bayanlar için şu ya da bu şekilde özel gün haline gelmiş. Örneğin anneler gününü herkes bilir kutlar, ihmal edemez, ama babalar gününden insanların üçte ikisi habersizdir. Okumaya devam et →
“Kanunlar örümcek ağı gibidir, güçlüler deler geçer, güçsüzler takılı kalır!”
Yüksek Seçim Kurulu yerel seçimlerle ilgili birkısım yasaklar ve ilkeler ortaya koydu. Bu ilkeler seçimlerin sulh ve sukun içinde ve geçerli ve güvenilir bir şekilde yapılması ve sağlıklı sonuçlar alınması açısından son derece önemlidir.
Hayatta önemli bir gerçek vardır. Çoğu zaman çoğu yerde, (ki bu “çoğu” kelimesi yerine “her” kelimesini kullanmak Okumaya devam et →
Bu hikaye 18.YY sonları ve 19. YY’ın ilk döneminde başlar. Muhteşem, olağanüstü, bir eşi ve benzeri bugüne değin görülmemiş ve asla görülmeyecek olanMüslüman Osmanlı İmparatorluğu, tamamen masum, iyi niyetli, dünya tarihinin ve insanlığın yegane ve bir daha ulaşılamayacak bir fırsatı iken, kötü niyetli iç ve dış düşmanları tarafından çökertilmeye çalışılmıştır. Okumaya devam et →