Oca
17
2010
Sen, dişimin kovuğuna girip çıkarmak için kürdan arayıp ta bulamadığım, bulamdığımda da dilimle çıkarmak için uzun zaman mücadele ettiğim beni gıcık eden, kızarmış sıcak tavuk butunun en lezzetli ama en işkenceli parçasısın.
Oca
10
2010
İnsanın neresinde ağrı veya acı varsa bütün canı oradadır denir ya hep, dil yarası da aynen öyle. Hiç bir şey yemek istemezsiniz, yemek zorunda olsanız da bundan zevk almazsınız, almadığınız yetmiyormuş gibi,
Ara
27
2009
Dökülen her bir takvim yaprağı, doğan günün ardından gecenin karanlığına mahkum ışıklar, saatlerin zembereğinin her bir tıklaması, saniyenin her vuruşları yeninin sahteliğine yaramakta.
Ara
21
2009
Arkadaşlarla sohbet ediyorduk, bir arkadaşım sordu “özgürlük nedir?” Orada bulunanlar çeşitli cevaplar verdiler, biri hariç aşağı yukarı hepsi birbirine benziyordu. Farklı cevap veren şöyle demişti “kendini ikinci sınıf vatandaş hissetmemektir”.
Kas
29
2009
Yine bir haftasonu. Yine bir pazar. Ama bu pazar bayram pazarı. Pazar günlerimizin en güzelinden, protokolün ikincil kişileriyle bayramın III. gününün mutluluğu. Şimdi hemen söylenirsiniz. Protokolün ikincil kişileriyle bayramın üçüncü gününün ne ilgisi var. İşte edebiyat ta
Kas
01
2009
Muhallebi çocukları, plastik, poşet ve plazma ekran devrinin bebeleri okumasın bu yazıyı! Gün olur devran döner derler çoğu zaman. Gün olur olmasına da devranın dönmesi ne gizemdir bilir misiniz. Dikine dikine muntazaman yerleştirilmiş, kara kıyamete meydan okumuş, güneşin yakıcı sıcaklığında kavrulmuş hayli kararmış ve de aşağı doğru uçlarından yıllara meydan okudukça dökülmeye mecbur kalmış cumbalarıyla [...]
Eyl
23
2009
Prof.Dr. Nazif KUYUCUKLU, kendi döneminin en sessiz, en sakin, en munis öğretim üyelerinden biriydi İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin. Onun dersine ilk girdiğimde, derslerde uyuma konusunda marka olmuş
Eyl
11
2009
Biliyorsunuz memleketimizde üzerine yazı yazılacak, hatta ciltler dolusu kitaplar yazılacak o kadar çok konu var ki insan bazen şaşırıyor hangisini yazayım diye…
Ağu
18
2009
İnsanın yaşadığı yere benzediğini söylerler. Yaşadığın yerin iklimi, coğrafyası, rüzgârı, yeli, seli, tarihi seni biçimlendirir. Peki ya doğduğu yer için ne demeli? Kişinin doğduğu yerin tarihi- coğrafyası da çok önemlidir. Belki daha önemlisi çocukluğun o unutulmaz
Ağu
07
2009
Şu an saat 10:46’yı gösteriyor ve okuldayım, canim sıkılıyor, öğretmen de maşallah habire anlatıyor da anlatıyor..Bir de o çenesi yok mu, adamın beynini yıkıyor resmen, neyse ya Allah vergisi saygı duyalım ne de olsa isini yapıyor. Ama hiç mi susmak nedir bilmez bu hocalar..Biz de kuzu kuzu ders dinliyoruz.