Etiket arşivi: doğa

Yitik Şehrin Koca Çınarının Düşen Son Yaprağı

Muhallebi çocukları, plastik, poşet ve plazma ekran devrinin bebeleri okumasın bu yazıyı!

Gün olur devran döner derler çoğu zaman. Gün olur olmasına da devranın dönmesi ne gizemdir bilir misiniz.

Dikine dikine muntazaman yerleştirilmiş, kara kıyamete meydan okumuş, güneşin yakıcı sıcaklığında kavrulmuş hayli kararmış ve de aşağı doğru uçlarından yıllara meydan okudukça dökülmeye mecbur kalmış cumbalarıyla vakur, Okumaya devam et

Doğanın Narin Yaratıkları

Şimdilerde gazete yazılarım, internetteki kültür-sanat-edebiyat sitemle yoğun olarak ilgilenmem, buna ek olarak güneşi az alan bir evde yaşamam nedeniyle çok sevdiğim çiçeklere pek de zaman ayıramıyorum. Daha önceki yıllarda sanki onlarla yatar, onlarla kalkardım. Bütün işim sanki onlarmış gibi düzenlemiştim yaşamımı. Evimin içi, balkonlarım bir çiçek Okumaya devam et

İstanbul’un Burnunun Dibindeki Cennet!

Mehmet BALLI

İSTANBUL GÜNLÜĞÜ

Yalova yakın bir tarihe kadar İstanbul’un ilçesi idi. Yalova her ne kadar İstanbul’dan ayrılmış ve ülkemizin en küçük illerinden biri ise de, İstanbul’un burnunun dibinde yer alan fakat farkında olamadığımız kadar muhteşem  tarihi, kültürel ve turizm zenginliğe sahip bir kenttir. Deniz yolu ile 1 saat kara yolu ile 3 saatlik mesafededir. Eminönü’nden Özel Firma tekneleri, İDO deniz otobüsleri ve Şehir Hatları vapurları ile her gün sabah ve akşam gidip gelinebilmektedir.
Uludağ’ın eteğinde yer alan Yalova İstanbul’un akçiğerleridir. Tertemiz havası ve gözleri okşayan doğal güzellikleriyle harikulade bir turizm beldemizdir. İstanbul’un meyve ve sebze ihtiyacının % 40’ına yakın miktarını Okumaya devam et

Plastik Duygular, Naylon Güller ve Kanserojen Hayatlar-

Bize, lutfedilen hayatta her türlü seçenekler önümüze sunulmuş, tercih yapalım diye ve biz tercihlerimizle kısa dönemin cazibesiyle plastik duyguların ve kanserojen hayatların esiri olmuşuz. Hayat bize, biriktirdiğimiz anıların ne kadarının Okumaya devam et

Sıcak Gündem!

 Nur ERSEN
www.birharf.net Genel Yayın Yönetmeni

www.beypazarihaber.com

Değerli okuyucular;

Son günlerin sıcak gelişmeleri Ağustos ayının kavurucu sıcaklığını bile bastırdı.

Orman yangınları, trafik kazaları, Konya’da çöken yurt binasında ölen geleceğin genç kızları, anneleri, küçücük bedenler, Ankara Zekâi Tahir Burak doğum hastanesinde son bir ay içinde çoğu prematüre olan bebek ölümleri “Artık bu kadarı da olmaz!” dedirtti hepimize.

Kaybettiğimiz evlatlara mı yoksa son 60 yılın yurdumuza oksijen sağlayan canım ormanlarına mı yanalım? Okumaya devam et

Yapaylıkların Ötelenmesi Üzerine

Son on yıllarda kendini daha fazla hissettiren küresel bunalım gerek su kaynaklarının korunmasını, gerek su kullanımının yönlendirilmesini, gerekse kullanılmış suların uzaklaştırılması konularında radikal önlemler almayı zorunlu hale getirmiştir.Suyun gerek kentiçinde dağıtımı, gerek uzaklaştırılması, tam olarak yerel kamusal bir hizmettir. Kent içinde kullanılan su kaynağının verimli olarak kullanılması aynı zamanda ulusal su kaynaklarının ve küresel olarak varolan tatlı su kaynaklarının değerlendirilmesi açısından bireysel değil toplumsal bir olaydır.Kullanılmış suların dağıtım noktalarının şebeke düzenlemelerinin, şebeke düzenlemesinde kullanılan teknolojinin, suyun konut ve işyerlerine dağıtım planının en verimli kullanımını sağlayacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.

Dünya var oldukça var olan deniz suyunun arıtılıp gerekli minerallerle donatıldıktan sonra içme suyu elde edilebilecektir. Bu durum nihai bir durumdur. Ancak bireylere düşen, kaynak sularının ömrünü uzatmaktır.

Bilgi ötesi toplumunda zaten hemen hemen her şey yapay olacağından dolayı kullanılan suyun da doğal olması düşünülemez. ŞUNU BU GÜNDEN SÖYLEYEBİLİRİZ Kİ, HER GELEN GÜN HER GEÇEN SANİYE İNSANLIĞI, İNSAN PSİKOLOJİSİNİ HIZLA YAPAYLIĞA GÖTÜRMEKTEDİR.

Yapaylık, sadece eşyalarda değil insanların psikolojilerinde, anatomilerinde (uzuvlarında) olacaktır. Bu gün için insanlığın en temel ve zorlu görevi bu yapaylığı öteleyebilmektir.

Ötelenmesi gereken bu yapaylıklardan en önemlisi DOĞAL SU KAYNAKLARININ KORUNMASI ve DOĞAL SUYUN evimize kadar girdiği günleri uzatmaktır. Farkındaysanız uzatma, erteleme, geciktirme kelimelerini kullanmaktayım. Çünkü bu kader kaçınılmazdır. Kaçınılan tek şey bunu öteleyebilmektir.

Bilinçli yarınlar dileğimle.

Not:
Bu sitede yayınlanmakta olan yazılar http://www.yazarport.com , http://www.gunesgazetesi.net http://www.kamudanhaber.com http://www.bilgievreni.com , http://www.siyasalforum.net http://www.gercekgazete.web.tr www.radyobrt.net ile, Gerçek Gazete, Halkın Sesi, Güney Marmara Yaşam ve Fatsa Güneş gazetelerinde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.