Etiket arşivi: çevre

Dünyada ve Türkiye’de Madencilik Faaliyetleri, Altın Madenciliği’nin Çevresel Açıdan Değerlendirilmesi

Yrd.Doç.Dr. Ahmet FİDAN

Ordu Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Öğr. Üyesi

Karadeniz Doğa ve Çevre Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

ÖZET:

Hızla gelişen teknolojik ortam, elektrik enerjisi talebini neredeyse geometrik olarak artırmakta, enerji açığı sadece Türkiye’de değil bütün dünyada önemli bir olgu haline gelmektedir. Buna rağmen özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler, yinelenebilir alternatif enerjiler kullanmak yerine, doğaya en fazla zarar veren fosil kökenli enerji kaynaklarına yönelmeleri izahtan varestedir.

Son yarım yüzyıl içinde teknoloji yoğun ortam içinde dünyayı saran “teknosfer” sadece Türkiye’de değil bütün dünyada enerji sorununu ve/veya sorunsalını ortaya çıkarmıştır.

Bu bağlamda gerek dünyada gerek Türkiye’de yürütülen her türlü madencilik çalışmaları, ekonominin dinamizmi, artan nüfus ve rekabet edebilirlik açısından gerekse fiziksel alt yapı gelişmeleri açısından gereklilik taşısa da, kim ne derse desin, doğal çevrenin az veya çok yer yer tahrip olmasına, yer yer yok olmasına neden olmaktadır.

Altın madenciliği konusunda şunu baştan belirtmek gerekir ki,  maden ocaklarının hiç birinin çevreye hiç bir zarar vermediğini kimse iddia edemez, az veya çok mutlak surette ekosisteme tahribatları bulunmaktadır. Kaldı ki, maden ocaklarının faaliyetin tamamlanmasından sonra ekosistemi yeniden oluşturmaya yönelik faaliyetleri en azından ülkemizde nadirattandır. Kaldı ki faaliyet sürecinde kullanılan siyanürün, (siyanürün yarılanma ömrü kısa olsa bile) az veya çok çevre olumsuz etkisi bulunmaktadır. Taşkın, heyelan, deşarj patlamaları, faylanma vb. olağanüstü durumlarda ortaya çıkabilecek riskler hariç.

Çalışmamızda genelde Dünyada ve Türkiye’de madencilik faaliyetlerinin çevreye etkisi, özelde Türkiye’deki altın madenciliği ele alınacaktır.

Anahtar Kelimeler:

Madencilik, Türkiye’de madencilik, Altın Madenciliği, Siyanür, Çevresel Etki, Ekosistem, Çevre

Okumaya devam et

Kıyı Dolguları ve Kıyı Düzenlemeleri Üzerine Hukuksal Yaklaşımlar ve Kıyı Korumaya İlişkin Çevresel Önlemler

Yrd.Doç.Dr. Ahmet FİDAN

Ordu Üniversitesi, Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi

Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Bölümü

ÖZET:

Kıyılara dolgu yapılmasına prensip olarak karşı çıkmak pek anlamlı olmaz. Çünkü olayı bir çok kriter açısından değerlendirmek gerekir.

İster yerel olsun ister merkezi olsun bir ihtiyacı oraya koyan veya dile getirenden bu ihtiyacın bir çok açıdan uygun olup olmadığını düşünmesi veya göz önünde bulundurması beklenemez. Bunu düşünmek ihtiyacı dinleyen ve icraatı yapacak olan kişi veya kuruma aittir. Bu kişi veya kurum da icraat için 40 kez düşünüp 1 kez uygulayacaktır. Bu düşün sürecinde ise, ihtiyacı talep edenin bakış açısını, halk katmanlarının bakış açısını, ticaret ve sanayi kesiminin bakış açsını geleceğin de düşünülmesi için bilim çevresinin bakış açısını öğrenmesi gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler:

kıyılar, kıyı dolguları, çevre, çevre koruma, kıyı dolgusu, kentsel rant, imar hukuku, kent sorunları, çevre sorunları

 

Okumaya devam et

Küresel Isınmanın Dünya Su Rezervleri Üzerindeki Etkileri

Ayşe YILMAZ

Karadeniz Doğa ve Çevre Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

ay@yerelyonetim.net

ÖZET:

Kısaca tanımlamak gerekirse dünya üzerinde yaşayan tüm canlılar için su hayattır, candır. Dünya üzerindeki hayatın kaynağı olarak adlandırılan su, dünyanın 4’te 3’ünü, insan vücudunun yüzde 70’ini oluşturuyor. İkinci enerji unsurlarımızdan olan su yaşamsal faaliyetlerimizde olmazsa olmazımızdır. Yüzde 97. 5’i okyanuslarda ve denizlerde tatlı su tuzlu su olarak, yüzde 2. 5’i ise nehir ve göllerde tatlı su olarak bulunan dünyadaki yararlanabileceğimiz elverişli tatlı su miktarı, bilinenin aksine oldukça yetersiz. Çünkü tatlı su kaynaklarının yüzde 90’ı kutuplarda ve yeraltına hapsedilmiş durumda.

Dünya yüzeyindeki 1. 4 milyar km3’lük su rezervinin sadece yüzde 1’i kullanıma uygun, tatlı su niteliğinde olduğu gerçeği üzerine, küresel ısınma sonucu tatlı su rezervlerinin yüzde yirmibeşe yakın oranda kaybedilme gerçeğini de göz önüne aldığımızda, dünyayı nasıl bir gelecek beklediğini biraz daha yakından görmüş olabiliriz. Bu çalışmamızda bu konuda bazı hususlara biraz daha yakından bakma fırsatı yakalamış olacağız.

Anahtar Kelimeler:

su, dünya su rezervleri, küresel ısınma, çevre, küserel çevre sorunları, su tüketimi, su kullanımı, çevre, yenilenebilir enerji, doğal kaynaklar

Okumaya devam et

Rio+20 Sonuç Bildirgesi’nin Okyanuslar ve Denizler Bölümü; “İstediğimiz Gelecek”mi?

Doç.Dr.Gürol ÖZCÜRE

Ordu Üniversitesi, Ünye İİBF Öğretim Üyesi

ÖZET

Günümüz iş dünyası sosyo-ekonomik yaşamda üçlü bir sürdürülebilirlik (sustainability) krizi içine girmiştir. 1. Finansal, 2. Ekolojik (çevre) ve 3. Toplumsal (sosyal) boyutları bulunan bu krizden çıkış için serbest piyasacı neoliberal) ve kâr odaklı yönetişim yerine buna alternatif olarak toplumsal ve ekolojik (çevresel) yani, yeşil olan kurumsal yönetişim (corporate governance) uygulamalarını öne çıkaran çözümler geliştirmek zorundayız.

1992 yılında gerçekleştirilen 20 yıl önceki ilk Rio’dan bu yana, onlarca başka anlaşma, yüzlerce toplantı yapıldı ama elbette gezegenimizin sürdürülebilirliğini sağlamak ve sosyo-ekonomik dengesizlikleri gidermek açısından hiçbir sorun bütünüyle çözülememiştir.

Geçtiğimiz yirmi yıl boyunca ekolojik (çevre) kriz daha da derinleşti. Dünya ’da artan çevre sorunları, yoksulluk, kuzey ve güney ülkeleri arasındaki refah dengesizliğine bir çözüm bulabilmek için 100’ü aşkın devletin temsilcileri Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde 2012 yılında ikinci kez bir araya geldiler. Zirveye ülkemizden de başbakan ve bakanlar dahil çeşitli kamu kurumları, üniversiteler ve özel
sektörden temsilcilerin bulunduğu 200 kişilik bir katılım sağlanırken, Dünya’nın çeşitli ülkelerinden devlet ve hükümet başkanları, parlamenterler, belediye başkanları, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, G-7 yetkilileri, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarını temsilen 40.000’in üzerinde katılım sağlanmıştır. Bu çalışmada Rio 20 nin Denizler ve okyanuslar bölümünde dile getirilen hususlar ve hassasiyetler incelenmeye çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler:

rio 20, okyanuslar, sürdürülebilirlik, habitat, çevre, deniz, denicilik,  Okumaya devam et

Yerel Yönetimlerde Çevre Etiği ve Yönetim Organlarındaki Duyarsızlaşma Eğilimleri

Ayşe YILMAZ

Karadeniz Doğa ve Çevre Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

ÖZET:

1982 Anayasası’nın 56. maddesinde çevre kirliliğini önlemek ve insanların sağlıklı bir çevrede yaşaması devletin ve vatandaşın ortak görevi olarak belirtilmiştir. Son dönemlerdeki hukuksal düzenlemelere rağmen, yerel yönetimler etik olgusunu çoğunlukla ihmal etmektedirler. Daha özelde, “çevre etiği” konusunda ise, bir çok geri dönüşü olmayan çevre ihlallerine neden olmaktadır. Yerel yönetim organlarının inisiyatif kullanıcıları astlara, şirketlere, diğer birimlere, vatandaşlara hizmet sürecinde seçim öncesi pazarlıkların da etkisiyle duyarsızlaşarak tabandan gelen geri bildirimleri görmezden gelmektedirler.

Etik ihlallerinin çoğu, demokrasinin ve kurumsallaşmanın oturmadıığı Türkiye ve bu gibi düşük gelirli ülkelerin yanısıra hızlı kentleşmekte olan ülkelere görülür. Yürürlükte olan etiğe ilişkin mevzuatın pek çoğu çok soyut yada ütopiktir. Türkiye’de çevre etiği ihlali en çok imar ve yapılaşma konusunda kentsel rant  alanlarının yüksek olduğu büyükşehir belediyelerindedir. Bu nedenle özellikle planlama konusunda çevre ve planlama etiği uluslararası ve ulusal literatürde farklı argüman ve farklı yönleriyle tartışılmış hala da tartışılmaktadır.

Yerel yönetimlerin siyasal kurumlar olmalarından dolayı,  seçim kampanyaları sürecinde bir takım rant ödünleşmeleri daha baştan yapılmakta, bir yandan imara, çevre düzenine ve arsa üretimine yönelik değişiklikler ve uygulamalar gayrı resmi olarak planlanırken, bir yandan da tabandan gelen çevre düzenine ilişkin ihlallerden kaynaklanan şikayetlere karşı yenel yönetim organları duyarsızlaşmaktadır. Çalışmamızda özellikle bu duyarsızlaşma üzerine yoğunlaşılacaktır.

Anahtar Kelimeler:

etik, çevre etiği, yerel yönetimler, yerel yönetim organları, imar affı, çevre düzeni, gecekondu affı, ormanlık alanlar Okumaya devam et

Trajik Trafik İşaretleri, İşaretçileri ve Sürücüleri

Trajik Trafik İşaretleri, İşaretçileri ve Sürücüleri

Dr. Ahmet FİDAN

İlgili herkesin gözlemleyebileceği gibi, Türkiye’de Ulaştırma Bakanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğünün sanırım son yirmi otuz yıl vizyon ve estetik vedahi mantık yanlarından geçmemiş olduğu anlaşılır. Trafikte yol geometrisi, yol ergonomisi, yol kültürü, yol felsefesi, yol psikolojisi vs. bir çok yola dair gerçekler vardır. Gerek yolun altyapı olarak inşa edilmesi, gerekse bu yolda yatay veya düşey işaretlemeler insan ergonomisine ters gelen ne varsa ircaa edilmiş uygulanmıştır. Okumaya devam et

Yapı Denetimi Sorunları

Yapı Denetimi Sorunları

Jale İYEM

Yapı denetimler, son günlerde, 5 Şubat 2008 tarihli Yapı Denetim Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile beraber tekrar gündeme geldi.  Yayınlanan yönetmelikle yapı denetim faaliyetleri yeniden tarif edilerek kuruluş ve çalışmaları ile ilgili olarak bir takım değişiklikler getirildi.

Bu değişikliklerin özetle anlamı şöyle: “Sorumlu ve yetkisiz yapı denetim, sorumlu olmayan ve yetkili belediyeler.” Böylece sistem 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu’nun amacının dışına çıkarak, fonksiyonlarını yerine getiremeyen, yetki ve sorumluluk Okumaya devam et

Psikolojik Çözüm: Ölüme ve Öldürmeye Yakın Yaşamak

Psikolojik Çözüm: Ölüme ve Öldürmeye Yakın Yaşamak

Hazal SEYİTOĞLU

Bayramın ikinci günü, telefonun diğer ucundaki ses üzgün olmasına rağmen, canlarını kurtarmış olmanın buruk sevincini yaşıyordu, “ayakkabımın bir teki bile kalmadı” derken. Bayramın birinci günü bayramlaşmış olduğumuz için, bayramın ikinci günü gece, dostumun telefonda ismini görünce şaşkınlıkla telefonu “hayırdır kardeşim?” hitabıyla açtım.

“Evimiz yandı.” deyince kulaklarıma inanamadım. Nasıl, nasıl oldu yahu? Tamamen mi? Siz iyi misiniz? Şeklinde ardı arkası kesilmeyecekmiş gibi sorularla zavallı arkadaşımı bunalttığımı fark edince Okumaya devam et