Etiket arşivi: yerel yönetim

Büyükşehir Belediye Sınırlarındaki Değişiklik Sonrası, Yerel Yönetimler, Orman, Çevre ve Şehircilik Mevzuatlarına Göre, Meskun Mahal ve Avlak Bölgelerin Belirlenmesinde Ortaya Çıkan Sorunlar

Büyükşehir Belediye Sınırlarındaki Değişiklik Sonrası,

Yerel Yönetimler, Orman, Çevre ve Şehircilik

Mevzuatlarına Göre, Meskun Mahal ve

Avlak Bölgelerin Belirlenmesinde

Ortaya Çıkan Sorunlar

Yrd.Doç.Dr. Ahmet FİDAN
Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi
Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi
ahmet@ahmetfidan.com

Problems Arising in The Determination of The Residental Areas and Hunting Free Regions Acording to Local Administratios, Forest, Environment and Urbanism Legistlation After The Change İn The Metropolitian Municipal Area

ABSTRACT:

The places where human communities live are known throughout history by different names. These concepts are directly or indirectly framed in some disciplines such as urban knowledge, local governments, sociology (social sciences) human geography, anthropological archeology. In this framework, first of all, it is necessary to put forth the conceptual terminology in the shortest way in the context of “residential neighborhood”.

In the context of the Turkish language, people living in communal areas, towns, villages, towns, villages, districts and provinces are ranked in order from the smallest to the largest, Within the scope of the management, we see that these concepts are being used in the villages, towns, municipalities, special provincial administrations, metropolises (metropolis), megapolis, ecumenopolis concepts in terms of world literature. With these concepts, we can look at all these settlements in the residential neighborhood, the megapole, which is the largest settlement area (for now). We can say that as a large area of ​​collective settlement general names such as geography, city, city, medinah, city, urban, commune are made.

However, even though the concept of “residential neighborhood” is perceived as a specific geographical region within the borders of zoning law, local governments, and urban science, it loses the meaning of the “inhabitant concept” when these geographical regions are dispersed to extremely low density geography. In this case, it would be more correct to define the “residential neighborhood” as a residential area, where the boundaries are drawn down into the narrowest area and are permanently seated rather than as a plotted area. In this context, the beginning of the definition of housing or housing, caves, tents and so on. there is a requirement to reduce the individual to an indoor living space.

In our work, a literature review and examples from the literature will be given first, and then the concept of residential neighborhood will be examined and then the definitions and functions of etimology and alchemy will be sought in the local government forests and waterworks administrations (presidencies / ministries).Thus, the issues and issues to be addressed in the determination of the “Avlak Region” within the scope of the Hunting Regulation covered by the Ministry of Forestry and Water Affairs will be addressed. We hope that our work will bring goodness to all concerned and to our common good.

Keywords:

Residental Areas, Hunting Free Regions, Local Administratios, The Metropolitian Municipal Area

ÖZ:

İnsan topluluklarının yaşamakta olduğu yerler tarih boyunca farklı isimlerle anılmıştır. Bu kavramlar kent bilimi, yerel yönetimler, sosyoloji (toplum bilim) beşeri coğrafya, antropoloji arkeoloji gibi kimi disiplinlerde doğrudan veya dolaylı olarak çerçevesi çizilmiş kavramlardır. Bu çerçevede öncelikle “meskun mahal” kapsamında kavramsal terminolojiyi en kısa şekilde ortaya koymak gerek.

Kent bilimi ve yerel yönetimler anlamında insanların toplu olarak yaşamakta oldukları yerlere, Türkçe dili kapsamında en küçükten en büyüğe doğru sıralayacak olursak, konut / mesken, mezra / köy, kasaba, (eski idari yapımızda) bucak, ilçe, il olarak sıralanırken, toplu yaşanılan bölgelerin yönetimi kapsamında ise, bunları köy, belde, belediye, il özel idaresi, büyükşehir (ana kent) belediyesi, (metropolis), dünya literatürü açısından ise,  megapolis, ekümenopolis kavramlarının kullanılmakta olduğunu görürüz. İşte bu kavramsallardan hareketle, en küçük yerleşim yeri olan konut (mesken) den (şu an için) en büyük yerleşim yeri olan megapole kadar bütün bu yerleşim yerlerine meskun mahal gözüyle bakabiliriz. Geniş toplu yerleşim alanı olarak bu coğrafyalara, kent, şehir, medinah, city, urban, komün gibi genel isimlendirmelerin yapıldığını söyleyebiliriz. Okumaya devam et

Yerel Yönetimlerde Çevre Etiği ve Yönetim Organlarındaki Duyarsızlaşma Eğilimleri

Ayşe YILMAZ

Karadeniz Doğa ve Çevre Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

ÖZET:

1982 Anayasası’nın 56. maddesinde çevre kirliliğini önlemek ve insanların sağlıklı bir çevrede yaşaması devletin ve vatandaşın ortak görevi olarak belirtilmiştir. Son dönemlerdeki hukuksal düzenlemelere rağmen, yerel yönetimler etik olgusunu çoğunlukla ihmal etmektedirler. Daha özelde, “çevre etiği” konusunda ise, bir çok geri dönüşü olmayan çevre ihlallerine neden olmaktadır. Yerel yönetim organlarının inisiyatif kullanıcıları astlara, şirketlere, diğer birimlere, vatandaşlara hizmet sürecinde seçim öncesi pazarlıkların da etkisiyle duyarsızlaşarak tabandan gelen geri bildirimleri görmezden gelmektedirler.

Etik ihlallerinin çoğu, demokrasinin ve kurumsallaşmanın oturmadıığı Türkiye ve bu gibi düşük gelirli ülkelerin yanısıra hızlı kentleşmekte olan ülkelere görülür. Yürürlükte olan etiğe ilişkin mevzuatın pek çoğu çok soyut yada ütopiktir. Türkiye’de çevre etiği ihlali en çok imar ve yapılaşma konusunda kentsel rant  alanlarının yüksek olduğu büyükşehir belediyelerindedir. Bu nedenle özellikle planlama konusunda çevre ve planlama etiği uluslararası ve ulusal literatürde farklı argüman ve farklı yönleriyle tartışılmış hala da tartışılmaktadır.

Yerel yönetimlerin siyasal kurumlar olmalarından dolayı,  seçim kampanyaları sürecinde bir takım rant ödünleşmeleri daha baştan yapılmakta, bir yandan imara, çevre düzenine ve arsa üretimine yönelik değişiklikler ve uygulamalar gayrı resmi olarak planlanırken, bir yandan da tabandan gelen çevre düzenine ilişkin ihlallerden kaynaklanan şikayetlere karşı yenel yönetim organları duyarsızlaşmaktadır. Çalışmamızda özellikle bu duyarsızlaşma üzerine yoğunlaşılacaktır.

Anahtar Kelimeler:

etik, çevre etiği, yerel yönetimler, yerel yönetim organları, imar affı, çevre düzeni, gecekondu affı, ormanlık alanlar Okumaya devam et

Uydukent, Saçaklanma Kentleşmede Bölgesel Eğilimler ve Köy Kent Açılımı: Tersine Göç Sürecinde Asimetrik Göç kaygısı Üzerine

Uydukent, Saçaklanma Kentleşmede Bölgesel
Eğilimler ve Köy Kent Açılımı: Tersine Göç
Sürecinde Asimetrik Göç kaygısı Üzerine

Yrd.Doç.Dr. Ahmet FİDAN

Ordu Üniversitesi Öğretim Üyesi

“Asimetrik göç sorunsalı: Hadi gel köyümüze geri dönelim”

 

ÖZET

Teknik ama bir o kadar da öncelikli ulusal sorunlarımızdan birisi de “tersine göç” sürecindeki “asimetrik göç” sorunsalıdır.

Mücavir alan kavramının neredeyse anlamını yitirdiği “İstanbul Metropoliten Alanı’ndaki yoğuşma ve bölgedeki kentsel obezleşme, insanca yaşam açısından, yerel kamusal hizmet sunumu için yetersiz kalması bölgesel eğilimleri kaçınılmaz hale getirmektedir. Bu süreç merkezi yönetimleri şiddetle desantralizasyona iterken. bu çerçevede tıpkı büyükşehirleşme süresince olduğu gibi (nüfus artışı ve kent merkezleri birbirine yaklaşarak büyükşehirler oldu) bölgesel süreçte de büyükşehirler birbirlerine yaklaşmakta ve kaynaşmakta bu yaklaşmanın sonucunda büyükşehirlerin birbirleri ile entegrasyon gereksinimi ortaya çıkmaktadır. Okumaya devam et

Yerel Yönetimlerde Etik Dışı Davranışlar

Doç.Dr. M. Akif ÖZER

Gazi Üniversitesi İİBF Kamu Yönetimi Bölümü
ozer@gazi.edu.tr

ÖZET

Bu makalede yönetimde sunulan kamu hizmetinin kalitesini ve etkinliğini doğrudan ya da dolaylı etkileyen etik dışı davranışlar sorgulanmaktadır. Günümüzde özellikle kamu hizmeti sunumunda halka en yakın birim olan yerel yönetimler, yönetenler açısından hizmette etkinliğin ve verimliğin sağlanması, yönetilenler açısından ise kaliteli hizmetlerin zamanında alınması açısından oldukça önemli kuruluşlardır.

Demokrasimizin gelişmesi açısından da çok önemli fonksiyonları olan yerel yönetimlerde etik dışı davranışların yaygınlık kazanması, halkımızın kaliteli, etkin ve verimli hizmetler alarak yaşam standartlarının artırılması sürecini sekteye uğratmaktadır. Bundan dolayı etik dışı davranışları bilmek, analiz etmek ve bunların farkındalığını artırmak büyük önem taşımaktadır.

ANAHTAR KELİMELER:

Yerel Yönetimler, Etik, Rüşvet, Zimmet, İhtilas, İrtikap

Okumaya devam et

Gündem: Kentsel Alanda Desantralizasyon Eğilimleri

Gündem: Kentsel Alanda Desantralizasyon Eğilimleri

İÇİNDEKİLER

Gündemli Makaleler:

  1. Kapak: Kapak:  Ekümenik Kentsel Alanlara Doğru… / EDİTÖRDEN
  2. Kentsel Alan Tanımında Yeni Eğilimler ve Küreselleşme Bağlamında Türkiye’de Kurulan 13 Yeni Büyükşehir Belediyesinin Kent Sınırı Kapsamında Değerlendirilmesi / Yrd.Doç.Dr. Ahmet FİDAN
  3. İlköğretim 7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı İçeriklerinde Kent ve Köy Kültürü Unsurları / Yrd.Doç.Dr. Cengiz ŞİMŞEK

Gündemsiz Makaleler:

  1. AB Tarım Politikasına Uyum Perspektifinde Fiskobirlik ve Fındık Üreticilerinin Ekonomik ve Sosyal Sorunlarına Çözüm Arayışları / Doç.Dr. Gürol ÖZCÜRE

Kentsel Alan Tanımında Yeni Eğilimler ve Küreselleşme Bağlamında Türkiye’de Kurulacak 13 Yeni Büyükşehir Belediyesinin Kent Sınırı Kapsamında Değerlendirilmesi

Kentsel Alan Tanımında Yeni Eğilimler ve Küreselleşme Bağlamında Türkiye’de Kurulacak 13 Yeni Büyükşehir Belediyesinin Kent Sınırı Kapsamında Değerlendirilmesi

Yrd.Doç.Dr. Ahmet FİDAN

Ordu Üniversitesi Ünye İİBF Öğretim Üyesi

ÖZET:

2004-2005 yıllarındaki yerel yönetim reformları ve yasal yenilenme sürecinden bu yana, kent ve kente dair irili ufaklı binlerce gelişme olmuştur. Ne var ki, kapsamımızın entelektüel ölçeği, öne çıkarılması gereken konu sayısını daraltmaktadır. Bu açıdan bahsini ettiğimiz yıllardan bu günlere kadar, Türkiye’deki yerel yönetim birimlerinden ‘Büyükşehir Belediyeleri’nin sayılarına 13 tane daha eklenerek Büyükşehir Belediye sayısının 29 a çıkarılması yönetim bilimleri disiplini içinde yerel yönetimler bilim alanındaki en önemli gelişmelerdi. Zira bu değişiklik ile, büyükşehirlerimiz sadece sayısal artışla kalmamış, 13 Büyükşehir ile birlikte diğer bütün Büyükşehir Belediyelerinin de sınırları il idari sınırı ile birleştirilmiştir. Böylece, bir yandan Türkiye’ye 13 Büyükşehir Belediyesi daha kazandırılmış, bir yandan da 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda nüfus sayısında bir değişikliğe gidilmeksizin bu değişiklik gerçekleştirilmiş oldu.

Bu son yerel yönetimlere ilişkin yasal değişiklik büyükşehir sınırları içinde neredeyse tamamen anlamsız hale gelmiş olan İl Özel Yönetimlerinin sonunu getirerek yönetimde tek başlılık, etkinlik ve verimlilik açısından son derece isabetli bir düzeni de sağlamış olacaktır.

Çalışmamızda, ilkin, 13 yeni büyükşehir belediyesinin gerekliliği, ardından bunların türel bağlamda seçiminin irdelenmesini, ardından bu değişikliğin zamanlamasını, ardından, il idare sınırı ile örtüştürme uygulamasını ve en son olarak ta bu süreçte belde iken köye dönüşen veya bir ilçeden başka ilçeye bağlanan belde veya yerleşim yerlerinin değerlendirilmesini yapıp, bundan sonraki benzer süreçlerin daha sağlıklı yönetilmesi veya yönlendirilmesi açısından önerilerde bulunulacaktır. Okumaya devam et

Kentsel Rekabet Ortamında Merkezi Yönetim – Yerel Yönetim Dengesi ve Hizmet Sunumlarında Popülistleşme Eğilimlerindeki Tehlike

Yrd.Doç.Dr. Ahmet FİDAN

ÖZET

Toplumbilimsel ölçüde ulaşım ve iletişim altyapı ve teknolojilerindeki gelişmelerin, çılgınca bireyselleşmeyi doğurduğu gibi, kentsel kamusal hizmetlerin sürdürüldüğü yerel yönetimlerde de böylesi (egosantrik açılımlı) sonuçlar doğurmaktadır.

Son 20-30 yıl içinde yerel yönetimlerin gerek hizmet sunumundaki çeşitliğin artması ve yeni hizmet ücretlendirme alanlarının gelişmesi gerekse 2005 li yıllardan sonra yeni yerel yönetim mevzuatının kabul edilmesiyle, gerekse alternatif hizmet sunma yöntemlerinin kullanılmasıyla kaynak sorunları önemli ölçüde azalmıştır. Bu gün için yerel yönetimlerce dile getirilen kaynak sorunları, gittikçe obezleşen yerel kamusal yatırımların bir gerekçesidir.

2005 li yıllardan sonra yerel yönetim mevzuatıyla da desteklenen “yerelleşme” eğilimleri merkezi yönetimdeki kimi yetkilerin hızlı bir şekilde yerele göçerilmesi ile hızlanmış ve merkezden yönetilen çoğu kentsel kamusal hizmetler gerçekten o yerel yönetim kuruluşu için gerekli olup olmamasına bakılmaksızın verilmek istenmiştir. Merkezi yönetimden yerel yönetime kayan ağırlık dengesi, yerelde kentleri ve kent yöneticilerini ‘ölçek ekonomisine’ ve ‘optimum hizmet alanı’ ilkesine uymayacak türde rekabet ortamına sokmuştur.

30 bin nüfuslu bir yerel yönetim birimi bile asfalt fabrikası, su arıtma tesisi veya katı atık işleme tesisi Okumaya devam et

Yerel Yönetimlerde Ölçek ve Sınır Belirleme Sorunları

Yerel Yönetimlerde Demografik Ölçek ve Sınır Belirleme Sorunları

Yrd.Doç.Dr. Ahmet FİDAN

GİRİŞ

Belediyelerin ölçekleri çoğu zaman sorun olmasa bile, bu ölçeklerde baz olarak alınacak sınırların belirlenmesinde çıkar ve/veya menfaat çatışmaları olabilmektedir.

Bu nedenle büyükşehir belediyesi olmak için daha fazla nüfus gerekmekte, bu nüfusu bulamayan kentler, normal belediyeden farklı olarak bütünşehir belediyesi statüsüne geçmek istemektedirler. Bütünşehir belediyesinde de sınırlar ve bu kapsamdaki belde belediyelerinin statüleri değişmekte ve esas sorun da çoğunlukla bunlardan kaynaklanmaktadır.

1. Büyükşehir Belediyelerinin Demografik Açıdan Seyri:

1982 Anayasamızın 127. maddesi, büyük yerleşim yerleri için özel yönetim biçimi geliştirilebileceğindenUnknown Objectbahsetmektedir. 3 Mart 2004 yılında yapılan Okumaya devam et

Siyasi Portre: Ömer Dinçer (Bürokrasi Ağası)

1. Ömer Dinçer Hakkında Kısa Bir Giriş

‘Tarih bize özgürlük için en büyük tehlikenin, gücün tek bir elde toplanması olduğunu öğretmiştir. Devlet, özgürlüğümüzün korunması için gereklidir. Fakat gücün politik ellerde toplanması özgürlüğümüz için tehlikedir. Özgürlüğümüzün korunması için devletin gücünün sınırlanması ve dağıtılması gerekir.’ der Milton Friedman. Okumaya devam et