Etiket arşivi: coğrafya

Uzaklarda Bir Sürgün Yeri: Fizan!

Mustafa KÖSE

TARİH BİLİNCİ

Namık Kemal, 1873’te Hanya vapuruyla Kıbrıs’a (Magosa ) sürgüne giderken kendisi ile kader birliği eden Nuri Bey’e,  ” Benim için telaş etmeyin, ben Magosa’ya gidiyorum.. Siz de elbette Akka’da kalmazsınız; Fizan’ı filan boylarsınız… ” diye not  bırakarak, esas korkulacak sürgün yerinin Fizan olduğunu  belirtmiştir.

Trablusgarp, eskiden beri hem siyasi suçlular, hem de merkezden uzaklaştırılmak istenen devlet görevlileri için bir sürgün yeriydi.  Ancak burası asıl ününü II. Abdulhamit zamanında Okumaya devam et

Fizan Neresidir ki!!?

Mustafa KÖSE

TARİH BİLİNCİ

FİZAN’A GİDERMİSİN?

Çok eski tarihlerden beri, bulunduğu Ülke’de iktidara sahip olan Kral, Sultan yada Hükümetler,  kendi uygulamalarıyla ters düşen, yapılan uygulamaların yanlışlarına karşı çıkan ya da siyaseten kendi görüşlerine karşı duran “memurlarını ” çoğu kez de kendisi hakkında fesatlık, çekememezlik, koltuğunu kaptırma korkusu içindeki sistemle bütünleşmiş bu arada malı götürüp zenginlikte ihya olmuş rakip amirlerin, Jurnalleriyle görev yerlerinden sürdürülür,  ailesinden, yaşadığı çevreden Okumaya devam et

Çoruh Müfrezesi ve Hüseyin Avni Alparslan

Mustafa KÖSE

TARİH BİLİNCİ

“BARIŞ’ın”, İnsanlığın doğal hakkı ve SAVAŞ’ın her türlü yıkım olduğu inancımızı söyleyerek;  Dünyamızda bugün bile, özellikle bu yıllarda ve bölgemizde, sürekli Barış, ancak insanlarca hayali güzel bir olgudur. Küresel Güçler, sömürgeci çıkarları için, dinsel, etnik ve mezhepsel farklılıkları kullanarak, Yeni Dünya Düzenlerini dayatarak, Bölgemizde BOP haritalarıyla Devletlerin hakimiyet alanlarını değiştirmeyi planlamış- lardır. Bilinen gerçek hedefte Türkiye’nin bölünmesi Okumaya devam et

42. Gönüllü Alay Her Yerde…

Mustafa KÖSE

TARİH BİLİNCİ

42. (GÖNÜLLÜ) ALAY ve HÜSEYİN AVNİ  ALPARSLAN

Bir yandan Ankara’da Meclisi toplamak, bir yandan da Milli Kuvvetleri oluşturup örgütleme çabasındaki Mustafa Kemal , Giresun ve yöresine (Topal)Osman Ağaya çok önem veriyordu. 1.Dünya savaşı sonunda Ordusunun büyük kısmını şehit vermiş, dağılmış, Mondros mütarekesi’yle de resmen dağıtılmakta olan Silahlı Kuvvetlerimiz vatan savunması için yeniden oluşturulmak  zorundaydı. Bu  şartlarda ülkemizde gönüllü Kuva-yi Milliye direnişi bu aktif savaşçı güçler Okumaya devam et

Türkçe(leştirme)ye Doğru… II

Mustafa KÖSE

TARİH BİLİNCİ

TÜRKÇE (LEŞTİRME) ‘YE DOĞRU….

Hüseyin Avni (Alparslan) Bey diyorki ; “en küçük köyümüze kadar adları Türkçe yapalım..”

Türk dili ve kültürü hakkında yazıları olan Sakarya Savaşı şehidi Tirebolu’lu Hüseyin Avni (Alparslan) Bey’in “ülkemizin ısısı olmak istiyor isek en küçük köyümüze kadar adları Türkçe yapalım, Ermenice, Urumca, Arapça değil… Böylece ülkemizi önkimize boyayalım” diyor ve Türkçe’nin başına gelmekte olanlar makalesinde şunları Okumaya devam et

Türkçe(leştirme)ye Doğru…

Mustafa KÖSE

TARİH BİLİNCİ

TÜRKÇE (LEŞTİRME) ‘YE DOĞRU….

İttihatçılar’ın “Yer Adları”nı Türkçeleştirme girişimi,

İttihatçılar tarafından yer adlarının değiştirilmesi, Türkçeleştirilmesi izledikleri iskan politikasının bir parçası olarak Balkan Savaşları sırasında gündeme gelir. Türkçü çizginin ön plana çıkmasıyla birlikte de, 1. Dünya Savaşı sırasında süreç hız kazanır.Yalnız yerleşim yerleri değil, dağ, ova, orman, nehir isimleri de değiştirilir. Resmen Başkomutan V. sıfatıyla Enver Paşa’nın 5 Ocak 1916 tarihinde yayımladığı bir talimatname Okumaya devam et

Kuş Dili Nedir?

Mustafa KÖSE

TARİH BİLİNCİ

“Dünya üzerinde 60’a yakın yerde konuşulan ıslık dili, bundan 40-50 yıl önceleri doğu Karadeniz’de Espiye ve Akçaabat arasında bir coğrafyada konuşulurken, geçen zaman içinde bu gün sadece, Giresun il sınırlarında olan Çanakçı ilçesi Karabörk Beldesi ve Kuş köy halkı tarafından konuşulmaktadır. Yer yer bazı yerlerde konuşulmuş olsa bile bu % bir orana tabi değildir.

Kalıplaşmış bir kaç kelime hazinesidir ve tam bağımsız bir konuşma dilini kapsamamaktadır.Oysa Karabörk ve Kuş köy’de konuşulan ıslık dili başlı başına bağımsız bir dildir ve Türkçenin ıslığa aktarılarak söyleniş biçimi Okumaya devam et

Sis Dağı

Mustafa KÖSE

TARİH BİLİNCİ

Sis Dağı, adını, üzeri ve eteğinin çoğunlukla sisli olmasından almıştır. Bazen tepeleri güneş iken eteklerine sis göllenmekte, bu manzara üstten deniz gibi görülmektedir.
Ye kavurmayı, iç soğuk suyu; yalın ayak yürü topuk çimler üzerinde; doldur ciğerlerine temiz ve serin havayı; seyret manzarayı!..İşte burası Sis Dağı; gönül ve sevgi otağı; Çepni diyarı… Bir başkadır Ağasar, bir efsanedir Sis Dağı! Okumaya devam et

İstanbul’un Burnunun Dibindeki Cennet!

Mehmet BALLI

İSTANBUL GÜNLÜĞÜ

Yalova yakın bir tarihe kadar İstanbul’un ilçesi idi. Yalova her ne kadar İstanbul’dan ayrılmış ve ülkemizin en küçük illerinden biri ise de, İstanbul’un burnunun dibinde yer alan fakat farkında olamadığımız kadar muhteşem  tarihi, kültürel ve turizm zenginliğe sahip bir kenttir. Deniz yolu ile 1 saat kara yolu ile 3 saatlik mesafededir. Eminönü’nden Özel Firma tekneleri, İDO deniz otobüsleri ve Şehir Hatları vapurları ile her gün sabah ve akşam gidip gelinebilmektedir.
Uludağ’ın eteğinde yer alan Yalova İstanbul’un akçiğerleridir. Tertemiz havası ve gözleri okşayan doğal güzellikleriyle harikulade bir turizm beldemizdir. İstanbul’un meyve ve sebze ihtiyacının % 40’ına yakın miktarını Okumaya devam et

Yeni Zaferler: Alparslan Grubu Oluşuyor – III

Mustafa KÖSE

TARİH BİLİNCİ

Karadeniz’de Kuvvayı Milliye Döneminde Yaşam:

Ancak Doğu Karadeniz Bölgesinde harp ve muhacaret yüzünden derin bir açlık ve sefaletin devamlı olarak şiddetle hüküm sürdüğü açıkça görülüyordu. Haziran 1919’a gelindiğinde savaş ve muhacirlik yüzünden Giresun bölgesinde açlık ve sefalet, salgın hastalıklar ve iskân so­runu bütün şiddetiyle hüküm sürüyordu. Hilâl-i Ahmer Cemiye­tinin Trabzon, Erzincan ve Erzurum yöresine göndermeyi karar­laştırdığı üç yardım heyetinden ikisi 26 Haziran 1919’da Seyr-i Sefâin ldaresi’nin Ümit adlı vapuruyla hareket Okumaya devam et