Kategori arşivi: Ahmet FİDAN (Yrd.Doç.Dr.)

Dr. Ahmet FİDAN ın Tüm Yazılarını Göster

Yerel Seçimlerdeki Kıskançlık!

Seçim kampanyasını, adayların tanıtım dokümanlarını ve sözlerini konuşmalarını biraz yakından incelerseniz göreceksiniz. Adayların büyük çoğunluğu sanki milletvekilliğine seçiliyormuş gibi davranmakta. Konuşma ve propagandalarının özünü daha çok merkezi yönetime ilişkin politikalar oluşturmaktadır.

Oysa ki, bu bir yerel yönetim seçimidir. Yerel yönetimlerde de başkanlar ve ekibi önemlidir. Başkan adayları propagandalarında projelerinden, kısa orta ve uzun dönemli planlarından bahsetmesi gerekmektedir. Dahası, başkan adayları, yardımcısı yapacağı kişiler ve/veya encümene getirmeyi düşündüğü kişilerle esnaf ziyaretlerini yapmalıdır. Böylece yarın bir gün seçimi kazandığında karşılarına çıkacak kişileri halk görmüş olsun.

Ama yerel politika da olsa genel politikanın raconu ve egoistliği seçim çalışmalarına damgasını vurmaktadır. Adayların böylesi bir açılım içinde olmalarının temelde 2 nedeni vardır. Bu iki nedenin her ikisi de çok görülen ve bilinen nedenlerdir.

1. Neden, Projesizlik:

Adaylar seçim çalışmalarında projelerini ortaya koyacaklar ama, bir çoğu hasbel kadar parti merkezi tarafından lutfedilerek atandıkları için ya hazırlıklı olmadıklarından ya da basiretsizliklerinden (çapsızlıktan) proje ortaya koyamamaktalar. Ama çoğunlukla projeleri olmadığından ortaya konulmadığını söyleyebiliriz.

2. Neden, Politik Egosantrkik Yaklaşım: / Politik Kıskançlık:

2. neden de en az birinci neden kadar önemlidir. Çünkü çok güzel projeleri olan adayların bile bunu kamu oyu önünde açık açık deklere etmek istemediklerini yer yer gördük, izledik, duyduk. Güya kısa, orta ve uzun dönemli planlar, projeler halkla paylaşılırsa, rakipler de bu projeleri kullanacak bunlardan kopya çekecektir. Böylesi sığ ve oportünist yaklaşım bence ancak adayların kendi düzeysizliklerini göstermektedir.

İdeal tip başkan adayı, en başta giyimi kuşamı, konuşmasındaki düzgünlüğü, ALÇAK GÖNÜLLÜLÜĞÜ ile birlikte, planı projesiyle olmalıdır. Yerel halka, hemşehrilerine kısa orta ve uzun dönemlik vizyonlarını çizmelidir. Yarın bir gün seçildiğinde yapacağı icraatları gören vatandaşlar, “haydaa, bu da nerden çıktı” diye irkilmeyecek.

Bütün bunlar yere siyasetin ideal seçim çalışmaları olmalıdır. Centilmenlik ise her zaman genel geçerli bir takdiktir. Bu konuda halk tarafından en muteber olan aday, sürekli başkalarını karalayan ve başkaları üzerinden reaktif siyaset yapan değil, kendi planlarına bakan, projelerini anlatan, geleceği önümüzdeki günleri çizen vizyoner adaydır.

Aydınlık dolu yarınlar dileğimle.

Not:
Bu yazı, www.bilgiagi.net, www.timeturk.com, www.bilgievreni.com, www.haberanaliz.net, www.siyasalforum.net, www.gunesgazetesi.net, www.kamudanhaber.com, www.gercekgazete.web.tr ile, Gerçek Gazete, Halkın Sesi, Balıkesir Demokrat, Marmara Bölge, Güney Marmara Yaşam ve Fatsa Güneş gazetelerinde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.

F Klavye mi Q Klavye mi?

Gündemin güncel olduğu kadar entrika ve para kokan sıcaklığı arasında haberleri dolaşırken köşe yazarı olduğum Time Türk sitesinde çok güzel bir yazıyla karşılaştım. Yazının başlığı “F Klavye mi Q Klavye mi?” idi. Tam bana göre bir yazıydı. Hakikaten de son zamanlarda okuduğum ve önemli bulduğum bir yazıydı.

Çoktandır ben de bu konuda bir araştırma yapacaktım ama doğrusu bütün merakımı Okumaya devam et

Mülga: Anayasa ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu

Bu başlıktaki mülga (ilga edilmiş, kaldırılmış) kelimesi takdir edilir ki devlet memurlarının ve devlet memuru olmayanların özlemle ve hararetle duymak istedikleri bir hukuksal düzenlemedir. En azından öyle temenni ediyorum.

Şu anki 657 sayılı Devlen Memurları Kanunu, tembel, sünepe, statik, korkak, yönetsel anlamda muhafazakar insanlar için tam bir sığınak veya barınaktır. Bu kanunun mülgası, kamu kesiminin yerinde Okumaya devam et

Pazar Yazısı: Silifke, Kanlıca, Kandıra

2009 EMİTT te Kriz, Soğuk Hava Etkisi ve Kandıra Yoğurdu

EMİTT fuarına ilk yıllarından beri katılırm. Dün de, son beş yıldır aralıksız olarak gelenekselleştirdiğim alışkanlığımı icra ettim. Her yıl Ekin Grubun organize ettiği bu yıl 13. kez gerçekleşen EMİTT fuarının neredeyse bütün salonlarını ve bütün standlarını dolaştım. 11 salonun nizami olarak dolaşılması ilk gelen için zor olsa da düzenli gelenler için o kadar zor olmamakta. Okumaya devam et

30 Şubat Üzerine!

14 Şubat’ın 30 Şubat’a dönüşmesini ne çok isterdim oysa ki… Bu yazımı 30 Şubat’a armağan ediyorum. Bu serzenişimin nedeni bayanlardır. O kadar gün icat etmişler ki, neredeyse yılın bir ayı bayanlar için şu ya da bu şekilde özel gün haline gelmiş. Örneğin anneler gününü herkes bilir kutlar, ihmal edemez, ama babalar gününden insanların üçte ikisi habersizdir. Okumaya devam et