Türkiye’de Kırsal Planlama ve Farklı Ülkelere Ait Kırsal Planlama Örnekleri


Türkiye’de Kırsal Planlama ve

Farklı Ülkelere Ait Kırsal Planlama Örnekleri

Dr. Çiğdem Çörek Öztaş

GAZİ Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Mimarlık Fakültesi

Şehir ve Bölge Planlama Bölümü

cigdemcorek@hotmail.com

Prof. Dr. Şule Karaaslan

Gelişim Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi

Mimarlık Bölümü

hskaraslan@gelisim.edu.tr

 

Rural Planning in Turkey Examples Belonging to Different Countries

ABSTRACT:

Pressure on rural areas in the world is increasing day by day, due to the factors such as population and demographic changes, mobility of the population, need of housing, increase in demand for nature and recreation areas. In Turkey, in addition to the general tendency such as the EU accession process, the European Spatial Development Perspective, new agriculture policies, environmental and sustainability debates, along with the Law No. 6360, which entered into force in 2012, the local government system has become a scene of drastic changes, has brought the issues of rural planning back to the agenda. However, existing zoning legislation and planning practice are insufficient in terms of rural planning. For this reason, this study focuses on which planning tools can be used in rural planning. For this purpose, research is being conducted on which rural planning tools are used in countries that have similar practices in rural planning and have similar experiences with Turkey. This study puts forward the indicators of rural area planning and the study also contributes to the literature of planning, laws and regulations and practical applications.

Keywords:  Rural planning, Turkish spatial planning system, rural planning tools, country cases

ÖZ:

Nüfus ve demografik değişimler, nüfusun hareketliliği, konut ihtiyacı, doğa ve rekreasyon alanlarına olan talebin artması gibi etmenler nedeniyle dünyada kırsal alanlar üzerinde baskı gün geçtikçe artmaktadır. Türkiye özelinde ise, Avrupa Birliğine giriş süreci, Avrupa Mekansal Gelişim Perspektifi, yeni tarım politikaları, çevre ve sürdürülebilirlik tartışmaları gibi genel eğilime ek olarak 2012 yılında yürürlüğe giren 6360 Sayılı Kanun ile birlikte, yerel yönetim sisteminin köklü değişimlere sahne olması, kırsal alan ve kırsal alan planlamasına dair konuları yeniden gündeme getirmiştir. Bununla birlikte mevcut imar  mevzuatı ve planlama pratiği kırsal alan planlaması konusunda yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle bu çalışma, kırsal alan planlamasında hangi planlama araçlarının kullanılabileceğine odaklanmaktadır. Bu amaçla çalışmada, kırsal alan planlaması konusunda örnek uygulamalar barındıran, Türkiye’ye örnek olacak benzer deneyimler yaşamış ülkelerde hangi kırsal planlama araçlarının kullanıldığına dair bir araştırma yapılmaktadır. Çalışma ile önümüzdeki dönemde eksikliği çok daha fazla hissedilecek olan, kırsal alan planlamasında dikkate alınacak hususlar ortaya konmakta, literatüre, yasa ve yönetmelikler ile pratikteki uygulamalara katkıda bulunulmaktadır.

Anahtar Kelimeler:

Kırsal planlama, Türkiye planlama sistemi, Kırsal planlama araçları, ülke örnekleri Okumaya devam et →

A Kent Yaşamından Memnuniyet Ölçeği’nin Geliştirilmesi ve Psikometrik Özelliklerinin İncelenmesi

A Kent Yaşamından

Memnuniyet Ölçeği’nin Geliştirilmesi ve

Psikometrik Özelliklerinin İncelenmesi

Yrd. Doç. Dr. Arkun TATAR

FSM Vakıf Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü

arkuntatar@yahoo.com

Psikolog Mehmet Talha ÖZÜDOĞRU

talhaozudogru@gmail.com

Psikolog Ayşe Refia UYSAL

ayserefia@gmail.com

Psikolog Gizem UYĞUR

uygurgizemf@gmail.com

 

Development of A Urban Life Satisfaction Scale and

Examination of Its Psychometric Properties

ABSTRACT:

The social and psychological perceptions of citizens about urban life will contribute to the decisions of city managers in the context of determining the problems of citizens and in creating awareness about the city. Objective measurement and assessment are needed to compare the perceptions of people in different cities. For this reason, psychological measurement devices are needed to measure the urban quality of life of the citizens. Accordingly, the aim of this study was to develop a scale and examine its psychometric characteristics. The scale was administered to a total of 1430 people from 14 different cities and 67 different towns in three different studies. As a result, ‘A Urban Life Satisfaction Scale’ with quite good psychometric properties was developed.

Key words: urban life, quality of urban life, urban life satisfaction.

ÖZ:

Bir kentte yaşayanların o kente ilişkin sosyal ve psikolojik algılarının belirlenmesi, kent yöneticilerine, kent sakinlerinin sorunlarını belirlemede yol göstermesi ve kente ilişkin farkındalık oluşturulması bağlamında katkı sağlayacaktır. Farklı kentlerin algılarının karşılaştırılabilmesi için ise nesnel ölçüm ve değerlendirmelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu belirtilenlerin karşılaması için kente yaşayanların yaşam kalitesinin / memnuniyetinin nesnel ölçümünü yapmaya yönelik psikolojik ölçüm araçları gerekmektedir. Bu çalışmada bu doğrultuda bir ölçek geliştirilerek psikometrik özelliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Üç farklı çalışmayla 14 farklı il ve 67 farklı ilçeden toplamda 1430 kişiye, geliştirilen ölçek uygulanmıştır. Sonuç olarak oldukça iyi psikometrik özellikler gösteren 50 maddeli ‘A Kent Yaşamından Memnuniyet Ölçeği’ geliştirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: kent yaşamı, kentsel yaşam kalitesi, kentsel yaşam memnuniyeti. Okumaya devam et →

Türkiye ve Dünya’da Su Ürünlerinin Mevcut Durumu

Türkiye ve Dünya’da

Su Ürünlerinin Mevcut Durumu

Doç. Dr. Erdinç ŞAHİNÖZ

Harran Üniversitesi

zaferdogu@harran.edu.tr

 

Doç. Dr. Zafer DOĞU

Harran Üniversitesi

e_sahinoz@yahoo.com

Prof. Dr. Faruk ARAL

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi

faral6@hotmail.com

Current Situation of Fishery in Turkey and the World

ABSTRACT:

Nutrition the rapidly increasing world population depends on increasing agricultural production and distribution in a fair way. The world population of 3 billion in 1960 is now around 8 billion, and if the rate of population growth continues this way, it will be at the threshold of 10 – 12 billion in 2050s.

It is a definite occurrence that tomorrow will not be more problematic today when we think that the present world population has serious problems in balanced and healthy nutrition. It is observed that the production of seafood is much more important in the use of the idle capacities still existing in sea and fresh water in the present day when the land area is used for agricultural production.

Key words: Aquaculture, fisheries, nutrition

ÖZ:

Hızla artan dünya nüfusunun beslenmesi, tarımsal üretimin arttırılmasına ve adil bir şekilde dağıtılmasına bağlıdır. 1960’larda 3 milyar olan dünya nüfusu bugün 8 milyar civarında olup nüfus artış hızı bu şekilde devam ederse 2050’li yıllarda 10 – 12 milyar eşiğinde olacaktır. Mevcut dünya nüfusunun dengeli ve sağlıklı beslenmesinde ciddi sorunlar yaşadığını düşündüğümüzde yarının bugünden daha sorunsuz olmayacağı kesin bir vakadır. Karasal alanların tamamına yakınının tarımsal istihsalde kullanıldığı günümüzde deniz ve tatlı suların hala var olan atıl kapasitelerinin kullanımında su ürünleri istihsalinin çok daha fazla önem arz ettiği görülmektedir.

Anahtar kelimeler: Su ürünleri, balıkçılık, beslenme Okumaya devam et →

Y ve Z Kuşak İnsanı Özelliklerinin Milli Eğitim Bakanlığı 2014-2019 Stratejik Programı ve TÜBİTAK Vizyon 2023 Öngörüleri ile İlişkilendirilmesi


Y ve Z Kuşak İnsanı Özelliklerinin

Milli Eğitim Bakanlığı

2014-2019 Stratejik Programı ve

TÜBİTAK Vizyon 2023 Öngörüleri ile İlişkilendirilmesi

 

Ahmet Ferda SEYMEN

Üniversite ve Fakültesi

Bölümü / Anabilimdalı

epostasi@kentakademisi.com

 

Özet

Bu araştırmanın başlangıcında 2017 senesi içerisinde özellikle Milli Eğitim müfredat ve yapısının ortaöğrenimle ilgili alanında yeni uygulanması planlanan “Kodlama”, “Stem (KÖK)” ve Endüstri 4,0’e yönelik uygulamaların eğitim planı içerisinde ne derece yer aldığı. Orta ve yükseköğrenimde izlenen müfredat ile Y ve Z kuşakları insan özellikleri arasında bir bağlantının olup olmadığını araştırmaktı.

İlgili makale bu konuda yapmış olduğum araştırmaların bir derlemesi olup kısaca 2016 yılı itibariyle Türkiye’nin nüfus dağılımını özetleyen grafik ve analizle başlayıp ülkenin Y ve Z kuşağının toplam nüfus içerisindeki payını irdelemek. İkinci planda Y ve Z kuşağı insanının temel özelliklerini vurgulamak, üçüncü olarak özellikle ortaöğrenimde şuanda yaşanan değişiklikleri gözden geçirmek ve son olarak MEB ve Tubitak tarafından hazırlanmış olan stratejik belgelerin yeni kuşak özelliklerini dikkate alıp almadıkları tarancaktır. Sonuç ve öneriler kısmında konu hakkındaki şahsi değerlendirmelerim sunulacaktır. Bu bağlamda iki ana kaynak olarak başta; Milli Eğitim Bakanlığı 2014-2019 Stratejik Planı ve diğeri de; TÜBİTAK, Vizyon 2023 Teknoloji Öngörü Projesi incelenecektir.

Araştırmanın Hedefi

Araştırmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığının hali hazırda ve ileriye dönük stratejik yapılanmasında Y ve Z kuşağı insanının karakteristik özelliklerini değerlendirip bu veriler doğrultusunda 2014-2019 tarih aralığını kapsayan ulusal gelişme stratejilerinde kullanıp kullanmadıklarını araştırmaktır. Bu bağlamda öncelikle Y ve Z kuşağı insanlarının özellikleri incelenip, akabinde bakanlığın raporları içerisinde araştırma konusu taranarak ilişkilendirilecektir.

Araştırma metodu:

Karşılaştırmaya” dayalı bir çalışma olup hipotez olarak her iki bakanlığın stratejik planlarında Y ve Z kuşağı insanın yapısal karakteristik özelliklerinin dikkate alınıp alınmadığını belirlemektir.

Anahtar Kelimeler

Stratejik Planlama, Kodlama, “Stem”(KÖK) öğrenim Metodu, Endüstri 4.0, MEB, Veri Tubitak, Fatih Okumaya devam et →

Yüksek Öğretimde Kapanan Bölümler: Su Ürünleri Örneği

Yüksek Öğretimde Kapanan Bölümler:

Su Ürünleri Örneği

 

Doç. Dr. Zafer DOĞU

Harran Üniversitesi

zaferdogu@harran.edu.tr

 

Doç. Dr. Erdinç ŞAHİNÖZ

Harran Üniversitesi

e_sahinoz@yahoo.com

Closed Departments In Higher Education: Example of Fishery

 

ABSTRACT:

After the Ottoman Empire ended and after the declaration of the Republic of Turkey, the first steps were taken with the introduction of the Science Zoology lesson within the scope of the Darülfünun Instruction in the name of that time and the process that took place until the formation of Aquaculture Schools under the 1980 law summarizes why today’s Aquaculture departments are in this situation. During the 2011-2012 academic year, a decision was made by the Higher Education Council (YÖK) regarding the Department of Aquaculture, which was largely empty in its quotas, and some of the departments went to shut down and in the same year the second placement of all Aquaculture departments was closed in the new placement guide announced by ÖSYM. Although the Faculty of Aquaculture has close to 10 students who have to completely close the student intake in the process, they are given enough quotas in the framework of the new structuring in YÖK in 2017. Thus, the number of quota regressed to 245 in 2016 was 325 in 2017. Another noteworthy aspect about the Fisheries / Fisheries Programs is that the Faculty of Fisheries of Istanbul University has changed its faculty and program name to Faculty of Water Sciences and changed its name to Water Sciences and Engineering. Problems related to the lack of adequate choices and the employments of graduates continue to be the subject of constant agenda. Rather than solutions to the real causes of the problem, it is thought-provoking to go through the tried and tested names. In this context, a sustainable model of aquacultural higher education should be established as soon as possible to address the problems encountered and to be compatible with the realities of our country.

Keywords: Higher education, aquaculture, education, university, fisheries

 

ÖZ:

Osmanlı İmparatorluğunun son bulması ve Türkiye Cumhuriyetinin ilanından sonra o zamanki adıyla Darülfünunu Talimatnamesinde öngörülen husus çerçevesinde İlmi Hayvanat (Zooloji) dersi verilmeye başlanmasıyla ilk adımları atılan ve 1980 yasasıyla Su Ürünleri Yüksekokulları oluşumuna kadar geçen süreç, aslında günümüz Su Ürünleri bölümlerinin neden bu durumda olduklarını özetler niteliktedir. 2011-2012 eğitim döneminde kontenjanlarında büyük oranda boşluk kalan Su Ürünleri bölümlerine ilişkin, Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) aldığı kararla bazı bölümleri kapatma yoluna gitmiş ve aynı yıl ÖSYM’nin açıkladığı yeni yerleştirme kılavuzunda tüm Su Ürünleri bölümleri ikinci öğretimleri kapatılmıştır. İlerleyen süreçte öğrenci alımını tamamen kapatmak durumunda kalmış 10’a yakın Su Ürünleri Fakültesi’ne, 2016 yılında yeterli tercih alamamalarına rağmen, 2017 yılında YÖK’teki yeni yapılanma çerçevesinde yeterli kontenjan verilmiştir. Böylelikle, 2016 yılında 245’e kadar gerileyen kontenjan sayısı 2017 yılında 325 olmuştur. Su Ürünleri / Balıkçılık Programları ile ilgili dikkat çeken bir başka durum ise İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinin yeterli sayıda tercih almasına rağmen, fakülte ve program adını değiştirerek Fakültenin adını Su Bilimleri Fakültesi, programın adını ise Su Bilimleri ve Mühendisliği olarak değiştirmiş olmasıdır. Yeterli tercih alınamamasına ve mezunların istihdamına ilişkin sorunlar, sürekli gündem konusu olarak devam etmektedir. Sorunun gerçek nedenlerine yönelik çözümler yerine, defalarca denenmiş isim değiştirme yoluna gidilmesi düşündürücüdür. Bu bağlamda karşılaşılan sorunları etraflıca irdelemek ve ülkemiz gerçekleriyle uyumlu, sürdürülebilir bir su ürünleri yükseköğretim modeli bir an önce oluşturulmalıdır.

Anahtar Kelimeler: Yüksek öğretim, su ürünleri, eğitim, üniversite, balıkçılık Okumaya devam et →