Kent Estetiği Açısından Kıyı Dolguları

Kıyılara dolgu yapılmasına prensip olarak karşı çıkmak pek anlamlı olmaz. Çünkü olayı  bir çok kriter açısından değerlendirmek gerekir.  İster yerel olsun ister merkezi olsun bir ihtiyacı oraya koyan veya dile getirenden bu ihtiyacın bir çok açıdan uygun olup olmadığını düşünmesi veya göz önünde bulundurması beklenemez. Bunu düşünmek ihtiyacı dinleyen ve icraatı yapacak olan kişi veya kuruma aittir. Bu kişi Okumaya devam et →

Burdur’da Türkiye’yi Anlatan Bir İnsan Öyküsü

Nevval SEVİNDİ

www.nevvalsevindi.com

Neden ülkemizde “akıl”, “bilgi” ve “kültür” kullanılmıyor? Hep ihale, paylaşım, rant ve parada sıkışıyor sistem. Burdur Organize Sanayi Bölgesi’nde bir atölye var. Alman disiplini, tertemiz ve düzenli. Erkan Usta ile abisi Hakan Usta, dünya kalitesinde keman, viyolonsel, kontrbas imal ediyorlar ve tamamını yurtdışına satıyorlar. Burdur Organize Sanayi Bölgesi’nde bir “aykırı” imalathane. Aykırı, çünkü, sanayii ve ticareti gelişmemiş (İnternet ansiklopedisi Vikipedi, Burdur ekonomisini tarif ederken, bir iki fabrika ve imalathane saydıktan sonra şöyle diyor: Okumaya devam et →

Bu Gün Rüştü ZORLU ve Hasan POLATKAN idam Edildi!

16 Eylül 1961 tarihinde, Menderes hükümeti Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan İmralı adasında idam edildiler.

Bir zamanlar bu ülkede idam cezası vardı diyecek kadar çok zaman geçmedi aslında. O kadar zaman geçse, kimsenin idam edilmemesine alışık olduğumuzdan dolayı yadırgarız. Ama bahsini ettiğimiz kişiler Türkiye Cumhuriyetinin en başta Başbakan, (Adnan Menderes ki o da aynı yıl idam edilmişti) Dışişleri ve Mailye bakanlığını yapmış kişiler. Okumaya devam et →

Görevinizi Yapın Yeter!

Mustafa KÖSE

TARİH BİLİNCİ

Türkiye Cumhuriyeti’nde kimsesiz bir birey yoktur. Cumhuriyet, böyle bir kavramı asla kabul edemez. İnsan hakları, yasalarımızın güvencesi altındadır. En güçsüz ve en kimsesizlerin yardımcısı devlet ve onun kamu hukuku temsilcileri olan Cumhuriyet Savcılarıdır. Kendilerini kimsesiz görenlerin, yanlarında her an haklarını aramakla görevli Cumhuriyet Savcıları bulunduğunu asla unutmamaları ve bundan emin olmaları gerekir. Zayıf ama haklı olanların en güçlü durumda olmaları, adliyemizin en belirgin özelliği ve ülküsüdür. Cumhuriyet Adliyesinin yükselmesini bir onur meselesi saydıklarından hiç kuşku duymadığım çalışma arkadaşlarıma bu onurlu görev alanında mutlak ve muhakkak olan başarılarını coşkuyla dilerim efendim (Atatürk’ün Cumhuriyet Savcılarına Seslenişi, 9 Ekim 1925). Okumaya devam et →